
|
|
|
 |
|
|
"Bizi adam yerine koymuyorlar"
Dertlerini anlatmak üzere basın toplantısı düzenleyen 21 motosiklet grubunun en sıkıntılılardan biri de 227 üyeli Women Riders idi. Gruptakiler "Bizi adam yerine koymuyorlar" diyor
ÖZKAN GÜVEN
Women Riders geçen yıl 20 kadın motosiklet sürücüsünün internette tanışmasıyla ortaya çıkan bir örgüt. Şu an üye sayısı 227. Kadınları motosiklet kullanmaya teşvik ediyorlar, iki tekerlekli bu araçlarla ilgisi olmayanları motosikletle tanıştırıyorlar, sık sık bir
araya geliyor, konvoy halinde gezilere çıkıyorlar. Hafta içinde Motosiklet Grupları Platformu'nun düzenlediği basın toplantısına onlar da katıldı. Aydın'da motosikletlerin şehir merkezine girişinin yasaklanmasına, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün motosikletleri birinci sınıf araç olarak kabul edip köprü ve yollardan diğer araçlar kadar ücret istemesine onlar da karşı çıktı. Ama grubun dört üyesi Gamze Özgüllü, Elif Terem, Ebru Kamar, Gülçin Özakdemir ile konuştuğumuzda çok daha farklı sorunlarla karşılaştıklarını anladık. İstanbul trafiğinde kadınların motosiklet kullanmasının ne kadar zor olduğuna bir kez daha tanık olduk.
"Kocama yol veriyorlar, bana ise asla"
Elif Terem (Öğretmen-Women Riders'ın başkanı)
Kadından motosiklet sürücüsü olmaz diye bir düşünce var. Bana birçok kişi "Motosiklet kullanacağın yerde kocanın arkasına atla gez" dedi. Neden onun arkasına takılayım ki? Benim de heveslerim vardı. Ben de öyle yaptım. Eşim de motosiklet tutkunu. Nikahımızın kıyılacağı gün gelinliğime uyan en güzel motorlardan birine binmiştim. Motosikletlerden oluşan büyük bir konvoy vardı arkamızda.
Bir buçuk yıldır motosiklet kullanıyorum ama motosiklet kullanan bir kadının başına gelebilecek en kötü şey geldi; hamileyim. İki yıl motosikletten uzak olacağım için şu dönemde ara sıra kısa mesafelere motosikletle gidiyorum.
Benim için en büyük tehlike taksi ve otobüsler. Taksiciler ekmek parası için sürekli şerit değiştiyorlar, bunu anlayabilirim ama otobüs şoförleri her ay düzenli olarak maaşlarını aldıkları halde psikopat gibi aynı hareketleri yapıyorlar. Her an önünüze çıkacakmış gibi sürüyorlar.
Biz kadınlara "Helal olsun, bu trafikte motosiklet kullanıyor" diyen erkek şoförler de var, köstek olmaya çalışanlar da. Zaten motosikletle trafiğe çıkmak hüner istiyor; bir de kadın olduğunuzu anladıkları an daha farklı davrananlar çıkıyor. Mesela benim küçük bir motosikletim var. Eşiminki ise biraz daha büyük. Ona saygı duyuluyor, beni yok sayıyorlar. Ona yol veriyorlar, bana vermiyorlar.
"Sabaha kadar ben motosiklete baktım, motosiklet bana baktı"
Gülçin Özakdemir (Devlet memuru)
Uzun yıllar motosiklet kullanmak istiyordum ama bu bir buçuk yıl önce gerçekleşebildi. Motosikleti ilk aldığımda şöyle bir şey başıma geldi: Motosikleti aldım ama eve götüremedim bile. Bir lastikçi arkadaş kapının önüne kadar getirdi. Sabaha kadar motosiklet bana, ben ona bakıp durduk. Uzun bir süre bakıştıktan sonra kullanabildim.
Bir gün Yenisahra'dan Çamlıca'ya gidecektim. Evime yakın bir yerde Mercedes marka bir araç peşime takıldı. Korku filmi gibiydi, sürekli arkadan bana vuruyordu, ben de sürekli debriyaja basıyordum ki beni altına almasın diye. Neyse bir şekilde peşimi bırakıp kaçıp gitti. Elim ayağım boşalmıştı, arkadan gelen araçlar da görmüş, "Abla plakasını alabildin mi?" diyorlar. Nerede? Ben zor kurtulmuşum adamdan. Bir de baktım ki adamın aracının plakası o darbeler yüzünden benim otorun altına girmiş. Şimdi mahkememiz sürüyor.
"Pizzacı veya kurye gibi görülüyoruz"
Gamze Özgüllü (Web tasarımcısı)
Motosikletle altı yıl önce tanışmıştım ama geçen yıla kadar arkadaşların motosikletlerinin arkasında geziyordum. Genelde kadınların aileleri bu araçları biraz daha tehlikeli buluyor. Bu, benim için de böyleydi. Ailem bana yıllarca yasak koydu. "Eğer motosiklet alırsan onu yakarız, seni evlatlıktan reddederiz" dediler. Düşünün, o dönemde ortada olmayan bir motosiklet için birbirimize girmiştik. Ama motosikleti onlara kabul ettirmem için bir sürü teknik geliştirdim. Motosikletim olmamasına rağmen yıllarca evimizin içinde motosiklet kaskı ve giysileriyle dolaştım. Ailem bunlara aşina olduktan sonra gizlice bir motosiklet aldım. Zamanla kabul ettiler.
Bütün çektiklerim yetmiyormuş gibi şimdi de trafikte bir sürü sorunla karşılaşıyorum. İnsanlar bizi bazı kurye ve pizza servisi yapan motosiklet sürücüleri gibi görüyor. Kabul ediyorum, onların birçoğu eğitimli değil, 24 saat motosikletin üzerindeler ve hiçbir kuralı takmadan trafiğe çıkıyorlar ama ben öyle sürmüyorum ki...
Her şeyden önce motosikletleri trafikte araç olarak kabul etmiyorlar, bizi de adam yerine koymuyorlar. Bazı insanlar motosikleti kullananın kadın olduğunu gördüğünde saygı duyuyor, bazıları da "Buldum şimdi, şunu sıkıştırırsam bakalım ne yapabilecek" diyor. Laf atıyorlar, sıkıştırıyorlar ve bunu da tehlike yaratacak şekilde yapıyorlar.
Köprüden ve gişelerden geçerken biz Otomatik Geçiş Sistemi'ni kullanamıyoruz. İki elle motosikleti tut, eldivenleri çıkar, para ver, tekrar eldivenleri tak... İşkenceden bile kötü bu. Köprüden arabalar da üç milyona geçiyor, biz de. Kamyonun üstüne 5 tane motosiklet koysak bu da 3 YTL. n
"Babam gizli gizli benim motosikletime biniyordu"
Ebru Kamar (Bankacı)
Özellikle babam, motosiklet almama inanılmaz karşı çıkıyordu. Ama öğrendim ki o da gençliğinde motosiklet kullanıcısıymış. Hatta şöyle bir şey oldu, ben iki ay önce motosikletimi satın aldıktan sonra 73 yaşındaki babam benden gizli gizli motosikletime binmeye başladı. Şimdi bana "Kendine daha büyük bir motosiklet al da elindekini bana ver" diyor.
Her ne kadar ehliyetimi dört yıl önce aldıysam da yollarda yeniyim. En büyük sorun düzensiz trafik. İnsanlar araçlarının aynalarına bakmıyorlar. Eve gelinceye kadar diken üstünde sürüyorum.
|
|
|

|
|