|
 |
|
|
İnanmak istiyorum
Satır Arası / Deniz Sipahi
Ben Türkiye'deki istatistikleri çok sağlıklı bulmam, genellikle de çıkan rakamların eksik ya da gerçeği tam yansıtmadığını düşünürüm.
Çünkü bizdeki kayıtdışı sadece ekonomide değil; günlük yaşantımızın her alanındadır.
Dilerim bugün sizinle paylaşacağım anket sonuçları çok daha dehşet verici gerçeklerle bizi yüz yüze bırakmaz.
Yeniden Sağlık Eğitimi Derneği'nden Psikiyatrist Doç. Dr. Kültegin Ögel koordinatörlüğünde, Psikolojik Danışman Sevil Taner ve Uzman Psikolog Ceyda Yılmazçetin'in ortaklaşa yürüttüğü "onuncu sınıf öğrenciler arasında madde kullanım yaygınlığı araştırması" nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığımızı ortaya koyuyor.
Araştırma her ne kadar İstanbul'da yapılmış ise de konuştuğum uzmanlar, İzmir'deki tablonun farklı olmadığını söylüyorlar. 15 ilçede 43 okulda 104 sınıfta gerçekleştirilen araştırmaya 3 bin 168 öğrenci katılmış.
* * *
Anket yöntemiyle gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre, onuncu sınıf, yani lise ikinci sınıf öğrencileri arasında tütün ve alkol kullanımında 2001 yılına göre azalma görülürken; esrar, uçucu madde, sakinleştirici ilaç, uyuşturucu hap, sentetik hap (ecstasy) kullanımında artış olduğu gözlenmiş.
Araştırma sonucuna göre, öğrenciler arasında tütün kullanım yaygınlığı yüzde 34.1 olarak gözüküyor. Bu oranın 2001 yılında yüzde 58.9 olduğu göz önüne alındığında tütün kullanım yaygınlığında yüzde 72.7'lik bir düşüş yaşandığı ortaya çıkıyor.
Alkol kullanım yaygınlığında da 2001 yılına oranla düşüş yaşanıyor. 2001 yılında öğrenciler arasındaki alkol kullanım yaygınlığı 58.2 iken, bu oran 2004 yılında yüzde 17.6 azalarak yüzde 34.1'e düşmüş.
Onuncu sınıf öğrencileri arasında esrar kullanım yaygınlığı 2001 yılında yüzde 3.3 iken, bu oran 2004 yılında yüzde 75.7 artarak yüzde 5.8'e ulaşmış. Aynı şekilde uçucu madde kullanım yaygınlığında da artış gözlenmiş. Uçucu madde kullanım yaygınlığı 2001 yılına göre yüzde 40.5 oranında artarak, yüzde 5.9'a yükselmiş.
Kullanım yaygınlığı açısından artışın görüldüğü bir diğer grup ise sakinleştirici ilaçlarda olmuş. Sakinleştirici ilaç kullanım yaygınlığında da 2001'de yüzde 3.8 iken, 2004 yılında yüzde 15.8 oranında artarak yüzde 4.4'e ulaşmış.
* * *
Araştırmanın en ürkütücü sonuçlarından birini eroin kullanımı oluşturuyor. Eroin kullanımı 2001 yılına göre yüzde 100 artış göstererek yüzde 1.6'ya çıkmış.
Bağımlılık yapma etkisi yüksek olan ve kırmızı reçeteyle satılması gereken sentetik hap (ecstasy) kullanım yaygınlığı lise 2 öğrencileri arasında en yüksek artışı gösteren madde olmuş.
Araştırmaya göre, 2001 yılında yüzde 0.8 olan ecstasy kullanım yaygınlığı 2004 yılında yüzde 287.5 oranında artarak yüzde 3.1'e yükselmiş.
Aynı şekilde, uyuşturucu hap kullanımında da yüksek oranlarda artış göstermiş. 2004 yılında uyuşturucu hap kullanımı yüzde 184.6 artarak yüzde 3.7'e ulaşmış.
Aileler, genelde çocuklarının bağımlı olduğunu ikinci yıl sonunda fark edebiliyor.
Okulda ise uyuşturucu kullanımı fark edildiğinde öğrenci uzaklaştırılıyor; bana göre asıl tehlike bundan sonra başlıyor.
Dışlanan, yalnızlığa mahkum edilen gençler, uzaklaşmak yerine uyuşturucuya daha sıkı sarılıyor.
Dedim ya, "istatistiklere pek güvenmem" diye.
Bu sefer inanmak istiyorum.
Acaba gerçek rakamlar daha mı farklı?
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|