|
Tek yol evrim
AKP'nin sağduyulu bakanlarından biri, "Cumhurbaşkanlığı seçimi bizi zorlayacak" dedi.
Nedenini şöyle açıkladı: "Bu Meclis'in 5. yılında cumhurbaşkanı seçmek sıkıntı verebilir. Türkiye 5 yılda bir genel seçime alışmış değil. En geç 4. yıl dolarken sandığa gidilir. Bu kez seçimi 5. yıla ötelemek zaten siyaset geleneklerine dayatma gibi algılanacakken, bir de aynı süreçte cumhurbaşkanı seçmek, gerilimi, nabız atışlarını çok yükseltir. Zor iş..."
Ona "eğer, R. T. Erdoğan'ı cumhurbaşkanı seçmek istiyorlarsa başka çıkar yol olmadığını" hatırlattım:
"İktidarınızın 4. yılında seçim sandıklarınızı kurarsanız, yeni oluşacak Meclis'te Erdoğan'ı cumhurbaşkanı seçebilecek çoğunluğu bulmanız ihtimali giderek azalıyor."
Onun da bu kaygıları taşıdığı izlenimini aldım. "Ekonomi, makro göstergelerde iyiye gidiş işaretleri veriyor. Ancak bunlar mikroekonomiye henüz yeterince yansımış değil. Halk, işsizlikten şikâyetçi. Satın alma gücü düşük. Tarım da iyi gitmiyor..." yaklaşımı gerçekçiydi.
Genel ekonomideki iyiye gidiş toplumun günlük yaşamına hâlâ yansımadı.
"İş ve aş" sorunu çözülmüş değil. Enflasyonun tek haneli rakamlara inmesi, AB'den tarih alınması, insan hakları, demokrasi kalitesinde çıtanın yükselmesi iyi... Yabancı sermaye geliyor, dış ticaret hacmi ölçütünde Türkiye, dünyanın 18.'si...
Bütün bunlar güzel ama hiçbiri "aş ve iş" değil. Oysa... İktidarlara yeniden seçim kazandıran iki unsur da bunlar.
Örneğin... Tony Blair'in İngiltere'de 3. kez seçimleri kazanmasının arkasında da bu iki etken var.
- AB ülkelerinde işsizlik oranı yüzde 10, İngiltere'de ise yüzde 4'e düştü.
- Blair döneminde düşük ve orta gelir gruplarında satın alma gücü yüzde 40 yükseldi.
Irak savaşındaki yanlışlar, hatta, Blair'in halkını aldattığı yolundaki iddialar, onun yeniden seçimi kazanmasını engelleyemedi.
"İş ve aş" en önemlisi.
AKP bu iki dayanaktan da yoksun. AKP 4. yılda seçime giderse, bir önceki oy oranını elde etmesi mümkün görünmüyor. Önümüzdeki seçimde DYP ve MHP de parlamentoya girecek. Bunun anlamı, AKP'nin bugünkünden en az 200 milletvekili az milletvekiliyle gelmesi. Sayısı, R. T. Erdoğan'ı cumhurbaşkanı seçmeye yetmeyebilir.
Oyları ve milletvekili sayısı ciddi düşüş göstermiş bir partinin liderini cumhurbaşkanı seçtirmek için diğer partilerle uzlaşması da zor.
Hatta demokrasinin çok yönlü diyalog olduğu düşünülürse, diğer anayasal kurumların da böyle bir formüle karşı çıkabilecekleri şimdiden görülüyor.
Kavşak
Bu durumda AKP bir kavşağa yaklaşmakta. Birinci olasılık, 4. yılda seçime gitmek. Bunun "Erdoğan'ı cumhurbaşkanı seçememek" riskini almak.
Ama büyük gerginlikler de yaşamamak...
İkinci olasılık ise, her şeyi göze alarak 5 yıllık süreci sonuna kadar kullanmak ve cumhurbaşkanını bu çoğunlukla seçmek.
......................
Demokrasinin kuralları içinde çözüm daima vardır.
......................
Ancak...
Kaygı verecek başka olasılıklar gündeme gelmemeli.
Örneğin...
Devlet Bakanı Babacan, "IMF ile bu son anlaşmamız" dedi.
Bunun anlamı, IMF kılavuzluğunda yolculuğun disiplini seçim öncesinde bir yana konabilir.
Daha önce başta Brezilya olmak üzere Güney Amerika devletleri de "ekonomiyi biraz yola, düzene koyunca, her şeyi hallettiklerini sanıp" IMF koltuk değneklerini atmışlardı.
Sonra da gene çökmüşlerdi.
Elbette sürgit IMF ile yaşayacak değiliz ama önce Türkiye ekonomisinde enflasyon yüzde 2-3'e inmeli, dış ticaret açıkları makul düzeye çekilmeli, istikrarın sürdürülebilir olduğu kesinleşmeli.
Yoksa bugünkü yüzde 8-9 enflasyon, iyileşme sürecinin olumlu işaretidir ama ekonominin dolaşım sisteminde bir balonlaşma gibidir, her an patlama tehlikesi vardır.
4 ya da 5. yıl fark etmez, seçim ekonomisi uygulanırsa çok yazık olur.
AB'den yakınmalar da başladı.
AB yol haritasında da gene iç siyaset hesaplarıyla, Öcalan ve türban kaygılarıyla sapmalar olacaksa, tren son istasyonda da kaçırılmış olur.
R. T. Erdoğan, bu tür hesaplar yapan siyasetin çarıklı erkân-ı harplerine aldırmamalı.
Aklın gereği, bugüne kadar izlenen yolu sürdürmektir. Çünkü, 2007 yılının sınav notları, Türkiye ekonomisine ve Türkiye'nin AB sürecine katkılarla verilecektir.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|