Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 07 Mayıs 2005 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İstanbul'un mucit başkanı


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, hani tanıdıkça sevilen insanlar var ya, işte onlardan biri. İçi neyse, dışı da o. Samimi. Özverili ve çalışkan. Ama beni asıl etkileyen yönü, yeniliklere açık olması ve yaratıcılığı.
Mütevazılığı ve reklamdan çok işiyle ilgilenmesi nedeniyle yaptıklarını pek duyuramıyor. Hatta pek çoğu yanlış anlaşılıyor. Ama o yine de çalışıyor. Çünkü İstanbul'a gönül vermiş.
Kendisini pasif bulanlara, koltuğunu doldurmuyor diyenlere, yaptığı projelere gülüp geçenlere, etkilense de kırgınlık duymuyor. Demek ki kendimizi yeterince anlatamıyoruz, bu konuda çok daha çaba göstermemiz gerekiyor diyor. Mucitliğe ilkokuldayken başlamış. İlk projesi, tahta portakal sandığının içinde yaptığı tek kanallı radyo olmuş. Yaşıtları, "Bu kutunun içine adamlar nasıl girmiş, acaba kutunun içinde parmak çocuklar mı var?" diye kafa yorarken, o sadece işin aslını öğrenmekle kalmamış, aldığı parçaları bir araya getirip bangır bangır yayın yapan bir radyo yapmış.
Bugün için böylesi bir proje çok komik gelebilir. Ama 50 yıl öncesinin Türkiye'sini, teknolojinin geldiği noktayı düşündüğünüzde, yapılanın hiç de sıradan olmadığı çok daha iyi anlaşılır.
Başkan'la topu topu bir kaç defa karşılaştık. Seçimden önce bir defa, seçimden sonra da iki defa kendisiyle program yaptık. Onun dışında bir iki defa da ortak yemeklerde karşılaştık.
Her defasında heyecanla anlatacağı yeni projeleri vardı.
Son programda Boğaz'ın akıntısından elektrik enerjisi elde etmek için proje hazırladıklarını söyledi. "Akıntının en hızlı olduğu noktalara tribünler koyup elektrik elde edeceğiz" dedi. Boğaz gibi tarihi konumu, trafiği ve alt-üst akıntıları farklı yönde akan çok zor bir yerde, bunu nasıl gerçekleştireceksiniz demeye kalmadı, detayları anlattı. Belli ki üzerinde çok kafa yormuş, çok çalışmış.
Boğaz'dan hep gelir geçeriz. Ama hiç bu gözle bakmamıştım. Başkan, akıntının en yoğun olduğu bölge Arnavutköy deyince, geçen hafta sonu ilk işim gidip oraya, bir de bu açıdan baktım. Gerçekten müthiş bir akıntı var. Boğaz diğer yerlerde durgunken orada delice akıyor. Gözümün önüne getirdim. Olur gibi geldi. Tabii ki işin mühendislik tarafını en iyi uzmanları bilir. Ama bu konuda fikir yürütülüyor olması bile önemli.
Boğaz'ın akıntısından enerji elde etmek Başkan'ın sadece bir projesi. Bunun gibi daha yüzlercesi var. O, aşkını anlatan sevdalılar gibi, anlattıkça anlatıyor. Kimi projeleri, bazılarına hayali gelebilir, kimi de deli saçması. Ama önemli olan, yeni fikirlerin üretiliyor olması. Üretim ya da uygulama aşamasına gelindiğinde elbette fizibilite çalışmaları yapılacak, gerçekçi olmayanlar elenecek. Daha fikir aşamasındayken, böyle saçmalık olur mu diye her şeye karşı çıkmak, sadece yaratıcılığı köreltmekle kalmaz, yöneticilerin iş yapma enerjisini de yok edip gider. Haliç'e saydam köprü, Adalar'a devasa Mevlana heykeli, şehir içinde hızla tramvay, deniz, tren ve otobüs bağlantılı hızlı ulaşım olanakları, Akbil benzeri kredili enerji kullanımı ve daha pek çok tasarım.
Kadir Topbaş, mimari eğitimi almış. Bu alanda doktorası da var. Ama sanki mühendis olmalıymış. Özellikle de endüstri ya da tasarım mühendisi. TÜBİTAK kökenli Enerji Bakanı Hilmi Güler, "Seni zamanında keşfedememişiz" diye takılıyormuş kendisine.
Başkan'ın hedeflerinden biri de çocuklara ve gençlere yönelik bilim müzesi. Hayallerini gelip burada gerçekleştirsinler diyor. Çocukluğunda bulamadıklarını, şimdiki çocuklar bulsun istiyor. Bilime, bilim adamı olarak olamadıysa da siyasetçi olarak katkıda bulunmanın heyecanı içerisinde. Özetin özeti: İstanbul'da, bilimi ve çocukları seven, yeniliklere açık ve onları canı gönülden desteklemeye hazır bir başkanımız var. Darısı diğer kentlerimizin başına...

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Demokrasinin sol kanadı
İŞÇİ Partisi'nin İngiltere'de üçüncü defa seç...
Çetin ALTAN
İnsanlık tarihinin bitmeyen dizisi, salaklık...
Salaklık, sadece insanlara özgü çok geniş bir...
Melih AŞIK
Nasıl değiştik?
Prof. Birgül Ayman Güler, önceki akşam Uğur M...
Fikret BİLA
Unakıtan affı
Maliye Bakanlığı'nın Başbakanlığa gönderdiği ...
Hasan CEMAL
İşsizliği durdursun AKP 10 yıl kalır
Sabah vakti sisin arkasına saklanmış haliyle ...
Güneri CIVAOĞLU
Tek yol evrim
AKP'nin sağduyulu bakanlarından biri, "Cumhur...
Can DÜNDAR
Arafta bir kent
Urfa Balıklıgöl'ün bekçileri geçen ay bir sab...
Abbas GÜÇLÜ
İstanbul'un mucit başkanı
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir To...
Semih İDİZ
Hazar Havzası'ndaki Rus - Amerikan çekişmesine dikkat
Irak konusunda içe dönük hesaplara gömülüp "s...
Sami KOHEN
Blair ile daha iyi...
İLK bakışta İngiltere'deki seçimlerin sonucu ...
Mehmet Y. YILMAZ
Üç günlük denizcilik sonunda bilgelik!
Dün tıraş olmamıştım. Bugün de olmadım. Üç gü...
Hasan PULUR
Devleti kim soyuyor?
DEVLET soyuluyor...
Derya SAZAK
İncirlik yürüyüşü
Üniversiteli gençler, Deniz Gezmiş ve arkadaş...
Meral TAMER
Koç - Sabancı rekabeti asıl şimdi başlıyor
Bir satışın abc'si münhasırlık anlaşmasıdır. ...
Tamer HEPER
Binada oturmayanlar masrafa katılmayacak
Okuyucularımdan bir süredir kooperatif şikâye...
Yaman TÖRÜNER
Sabah ve atv Ciner'in
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile var...
Güngör URAS
Koç-Sabancı, "Dostluk başka iş başka"
Sık sık tartışılır. "Koç ve Sabancı neden bir...
M. Ali BİRAND
2023'te nasıl bir Türkiye olacak?
Perşembe günü Forum İstanbul'da son derece il...

© 2005 Milliyet