Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 07 Mayıs 2005 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Blair ile daha iyi...


İLK bakışta İngiltere'deki seçimlerin sonucu hakkında tüm partilerin memnunluk ifade etmesi tuhaf görünebilir.
İşçi Partisi memnun; çünkü üçüncü kez seçilerek iktidarda kalıyor.
Muhafazakâr Parti memnun; çünkü daha önceki seçimlerdeki hezimetine karşılık bu kez iyi bir sonuç alarak, Avam Kamarası'na daha güçlü girebildi.
Liberal Demokratlar memnun; çünkü elde ettikleri oy oranı açısından bu seçimlerden en kazançlı çıkanlar onlar oldu...
Ama doğrusu bu seçimlerin esas galibi gene de Tony Blair ve partisidir. Bunu bir "zafer" olarak nitelendirmek doğru değil; çünkü İşçi Partisi her ne kadar tekrar iktidara geliyorsa da, parlamentodaki çoğunluğu bir hayli erozyona uğradı. Buna belki "bedeli olan bir başarı" demek daha yerinde olur.
* * *
GENELDE seçimlerin sonucunu tek bir faktöre bağlamak gerçekçi değil. İngiltere'deki sonucu belirleyen -yani İşçi Partisi'ne daha az, muhalefetteki partilere daha çok oy gitmesine yol açan- çeşitli nedenler var.
Bunlar arasında en önemlisinin Irak savaşı olduğu kuşkusuz. Her ne kadar Blair hararetli seçim kampanyasında bu konuyu geri plana itmeye çalıştıysa da, gerek muhalefet, gerekse seçmen kitlesi şimdiye kadar izlenen Irak politikasını göz ardı etmedi. Yapılan analizler de, çok sayıda İşçi Partisi taraftarının bu yüzden muhalefete ve özellikle savaş aleyhtarı olan Liberal Demokratlar'a oy verdiğini gösteriyor. Ama, Blair'i koltuğundan düşürecek oranda ve etkinlikte değil...
Hassas İrak sorununu seçim platformundan uzak tutmaya çalışan Blair'in iktidara tekrar dönüşünü sağlayan başlıca faktör, izlediği ekonomik ve sosyal politikalardır. Gerçekten onun toplam 8 yıllık yönetiminde, İngiltere'nin ekonomisi büyük bir gelişme kaydetti. O kadar ki, Fransızlar ve Almanlar başta olmak üzere birçok Avrupalılar buna gıpta eder duruma geldiler. (Dünkü Fransız ve Alman gazeteleri "Blair'in İngiltere'si"nin başarısını "örnek" gösteriyorlar).
Tabii ki İngiltere'de hâlâ önemli ekonomik ve sosyal sorunlar var. Ama İşçi Partisi'nin benimsediği "ılımlı sol" veya "üçüncü yol" politikaları, olumlu sonuçlar vermiştir. Buna karşılık Muhafazakârlar, ne programları ne de liderleriyle Blair'e "alternatif" olabilmiştir. Bir bakıma Blair başarısını, Muhafazakârların başarısızlığına borçludur!
Blair'in dün, seçimlerden gereken "dersleri" alacağını ve halkın bu vesileyle verdiği mesajları dikkate alacağını söylemesi, yeni dönemde politikalarında bazı önemli "ayarlamalar" yapacağının işaretini veriyor.
* * *
TÜRKİYE açısından Blair'in tekrar seçilmesi, ilişkilerin sürekliliği açısından, olumlu bir gelişmedir.
Blair Türkiye'yi iyi tanıyor. Türk liderlerinin kendisiyle samimi bir diyaloğu var. Türkiye AB üyeliği konusunda en yakın ilgiyi ve desteği Blair'den görmüştür. İngiltere'nin önümüzdeki aydan itibaren AB başkanlığını devralması, müzakere sürecinin başlayacağı kritik dönemde Ankara'yı rahatlatacaktır. Bu dönemde İngiliz diplomasisinin Kıbrıs konusunda da yapıcı bir rol oynaması beklenmektedir.
Her ülke ile olduğu gibi İngiltere ile de bazı hallerde görüş ayrılıkları bulunabilir. Ama önemli olan, ilişkilerin karşılıklı anlayışla ve paylaşılan amaçlar doğrultusunda sürdürülmesidir. Blair ile bu iş herhalde daha kolay olacaktır.

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Demokrasinin sol kanadı
İŞÇİ Partisi'nin İngiltere'de üçüncü defa seç...
Çetin ALTAN
İnsanlık tarihinin bitmeyen dizisi, salaklık...
Salaklık, sadece insanlara özgü çok geniş bir...
Melih AŞIK
Nasıl değiştik?
Prof. Birgül Ayman Güler, önceki akşam Uğur M...
Fikret BİLA
Unakıtan affı
Maliye Bakanlığı'nın Başbakanlığa gönderdiği ...
Hasan CEMAL
İşsizliği durdursun AKP 10 yıl kalır
Sabah vakti sisin arkasına saklanmış haliyle ...
Güneri CIVAOĞLU
Tek yol evrim
AKP'nin sağduyulu bakanlarından biri, "Cumhur...
Can DÜNDAR
Arafta bir kent
Urfa Balıklıgöl'ün bekçileri geçen ay bir sab...
Abbas GÜÇLÜ
İstanbul'un mucit başkanı
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir To...
Semih İDİZ
Hazar Havzası'ndaki Rus - Amerikan çekişmesine dikkat
Irak konusunda içe dönük hesaplara gömülüp "s...
Sami KOHEN
Blair ile daha iyi...
İLK bakışta İngiltere'deki seçimlerin sonucu ...
Mehmet Y. YILMAZ
Üç günlük denizcilik sonunda bilgelik!
Dün tıraş olmamıştım. Bugün de olmadım. Üç gü...
Hasan PULUR
Devleti kim soyuyor?
DEVLET soyuluyor...
Derya SAZAK
İncirlik yürüyüşü
Üniversiteli gençler, Deniz Gezmiş ve arkadaş...
Meral TAMER
Koç - Sabancı rekabeti asıl şimdi başlıyor
Bir satışın abc'si münhasırlık anlaşmasıdır. ...
Tamer HEPER
Binada oturmayanlar masrafa katılmayacak
Okuyucularımdan bir süredir kooperatif şikâye...
Yaman TÖRÜNER
Sabah ve atv Ciner'in
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile var...
Güngör URAS
Koç-Sabancı, "Dostluk başka iş başka"
Sık sık tartışılır. "Koç ve Sabancı neden bir...
M. Ali BİRAND
2023'te nasıl bir Türkiye olacak?
Perşembe günü Forum İstanbul'da son derece il...

© 2005 Milliyet