|
İncirlik yürüyüşü
Üniversiteli gençler, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını, 'Deniz'ler İncirlik'e yürüyor' eylemiyle anıyor. 68 kuşağının 'idama giden' önderleri, 6. Filo'ya bağlı Amerikan deniz piyadelerini Dolmabahçe önünde denize dökmüşlerdi. Üniversite gençliği aynı bağımsızlık duygusuyla '68 ruhu'nu yaşatıyor; tek bir kişinin canına kıymadan ölüme giden, 'darağacında üç fidan', Deniz, Yusuf ve Hüseyin'in mezarlarını ziyaret ettikten sonra Ankara'dan yürüyüşe başlıyorlar.
AKP hükümeti, İncirlik Üssü'nün 23 Haziran'da sona erecek kullanım süresini ABD ile yapılan pazarlıklar sonucu 'gizli kararname' ile bir yıllığına uzattı. Gençlerin 'Deniz'lerin anısına' İncirlik yürüyüşü, uzatma tarihiyle eşzamanlı olarak Adana'daki üs çevresinde son bulacak.
AKP hükümeti, 'kapalı kapılar ardında' aylardır sürdürdüğü müzakereler sonunda, Irak savaşı öncesinde ABD'ye kullandırılacak üs ve limanlarla ilgili anlaşma kapmasında 23 Haziran 2005'ten geçerli olmak üzere İncirlik'in kullanım süresini bir yıl uzattı. Ancak neye imza atıldığını Meclis ve kamuoyu bilmiyor! Hükümet ve Genelkurmay, ulusal kaygılarla olsa gerek (Daha çok ABD'nin stratejik çıkarları nedeniyle!) anlaşmayı gizli tutuyor.
CHP Grup Başkan Vekili Haluk Koç, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın 'Meclis'in gerekirse Anayasa Mahkemesi'ni kapatacak güçle olduğunu' savunurken dayandığı 'ulusal egemenlik' kavramına örnek olarak İncirlik'i gösteriyordu: Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca 'Başka ülkelerin silahlı kuvvetlerinin TBMM kararı olmaksızın, ülke topraklarında konuşlandırılması' hükmünün İncirlik kararıyla 'by-pass' edildiğini savunuyor. Koç'a göre, açık bir Anayasa ihlali ve 'milli egemenlik' kavramının çiğnenmesi söz konusuyken, bu durum Bülent Arınç'ı 'kıymık' kadar ilgilendirmiyor. Muhalefet, İncirlik'in ABD tarafından bölgesel bir tehdit unsuru ve 'saldırı' amaçlı olarak kullanılacağı konusunda kuşkulu.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, önceki gün Meclis Dışişleri Komisyonu'na bilgi vermiş. CHP'li Komisyon üyesi emekli Büyükelçi İnal Batu ile konuştuk. İzlenimlerini şöyle anlattı: "İncirlik meselesinde iki temel kaygımız var. BM kararı çerçevesinde Afganistan ve Irak savaşında ABD uçaklarına açılan İncirlik, yeni kararnameyle 'üçüncü ülkelere' karşı da kullanılacak mı? Örneğin Suriye ve İran'a yönelik olası bir operasyonda ABD'ye izin verecek mi? Lojistik destek, Afganistan ve Irak'a lojistik malzeme derken ne taşınacak? Saldırı uçakları da inecek mi? Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, güvence veriyor ama kararnameyi görmeden içimiz rahat etmeyecek. Çünkü bu tür anlaşmaların gizli protokolü vardır. Orada ne söz verildi bilmiyoruz." Madem hiçbir söz verilmedi, İncirlik pazarlığı niye aylarca sürdü?
dsazak@milliyet.com.tr
|
|