|
 |
|
|
Hagi'nin gösterisi
Sanki sanal derbi oynanıyordu. Bakmayın rakiplerin Ankaragücü ve Diyarbakırspor olduğuna... Aslında aynı saatte başlatılan iki maçta Fenerbahçe ile Galatasaraylılar o sanal derbide birbirleriyle yarışıyorlardı.
Biz Ali Sami Yen Stadı'nın basın tribününde otururken Galatasaray - Ankaragücü maçını izliyorduk. Oysa hemen önümüzde oturan Galatasaraylı antrenör Suat Kaya, cezalı Orhan Ak ve Hagi'nin gözden çıkardığı Volkan Aslan önlerindeki maçtan çok, bizim tribündeki televizyona bakıyorlardı. Orada Fenerbahçe - Diyarbakırspor maçı yayınlanıyordu. Neredeyse boyunları tutulacaktı gariplerin... Sahadaki maçtan nasıl olsa emindiler...
Ankaragücü, bulunduğu yer nedeniyle oyuna agresif ve atletik bir çabuklukla başladı. Beş dakika içinde Galatasaray karşısında iki korner kazandılar, ama bu fırsatları tamamlayamadılar. Hagi cezalı Orhan Ak'ın yerine Ergün'ü çekmiş, sağ bekte Uğur'u görevlendirmiş, orta sahayı Ribery, Cihan, Conceiçao ve Ayhan'la kurgulamıştı. Bu oyun formatında Galatasaray'ın alışık olduğumuz kanat etkinlikleri fazla göze batmadı. Buna karşılık Cihan'ın dinamizmiyle daha çok top üreten, Hakan - Necati ikilisini pozisyona sokmaya çalışan bir orta saha etkinliği vardı. Emre'nin kontrolundaki Hakan Şükür belki de sezonun en verimsiz, en etkisiz oyununda can sıkıntısıyla ancak 54 dakika kalabildi. Sadece Necati'ye getirdiği gollük bir topla görünebildi. Maçın kaderini belirleyen adam -onu alkışlamalıyız - Cihan Haspolatlı oldu.
Hagi, oyunun yarısından çoğunu sahaya dönük izliyor. Galatasaray saha içinde mücadele ederken o, kendi kulübesinin önünde teatral bir başka oyun sergiliyor. Bu oyun, topsuz Hagi gösterisi... Şut yok, gol yok... Ama öfke var, şaşkınlık var, tepki var, kızgınlık var. Hagi bu... Toplu da olsa, topsuz da olsa sergilediği oyun ilginç... Ama oynattığı oyun tırmalayıcı, ezici bir etkinlik içermiyor. Dünkü maçta Conceiçao ile Hakan Şükür'ü erken alıp, Sabri ve Hasan Kabze'yle hücum etkinliği kurmak istedi. Ama bu durum Ankaragücü'nün direniş kararlılığını bozmadı. Adem'in golünü yediler. Sonra da bir telaş, bir telaş... Koşa koşa Ankaragücü kalesi önüne gidiyor, ancak Necati ile yakaladıkları fırsatları harcıyorlardı.
Neyse, onları anlayışla karşılayalım... Ayakları sahadaydı ama, kafalar Diyarbakır'daydı.
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|