Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 08 Mayıs 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ak mı kara mı?


Fenerbahçe şampiyonluğun finiş haftalarında kimselere umut dağıtmak niyetinde değil... Sarı - Lacivertli ekibin tökezlenmesini bekleyenler, kendileri de inanmadıkları halde hayal peşinde koşmakta ısrarlılar anlaşılan.
Halbuki Diyarbakır önünde de seyrettiğimiz gibi Sarı - Lacivertli ekibin kazanma ve şampiyonluğu kucaklama arzuları üst düzeyde. Anelka, Luciano ve Kaptan Ümit'in yokluğuna rağmen Hanefi'si, Selçuk'u, Serhat'ı ve tüm takımın çalışkanlığı böylesine yüksek volumlere çıkabiliyor da, Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu tartışmak niye ki...
Tuncay son haftalar adına attığı golle şeytanın ayağını kırmasının yanında her zaman gibi fiziksel gücünün de üstünde harmanlıyordu Diyarbakır savunmasını... Deniz'in Aurelio ve Önder'in Diyarbakır kontratak çıkışlarına çok ölçülü hareketlerle karşı tavır koymaları ve de orta alandaki pres kapışmalarından çoğunlukla galip çıkmaları dün Fenerbahçe'nin kazandığı çok önemli 3 puanın gerçek emek çalışmaları olarak resimleniyordu mücadelede...
Aurelio, Fenerbahçe'deki takım bütünlüğünü, ekipteki paslaşma dengelerini kurup, işleten bir gizli kahraman adeta... Tek top yapıp, hiç pas hatası yapmadan oynuyor. Dileriz bu siyahi adamın futbol gösterilerinden bu mesleğe heveslenen tüm gençlerimiz gerekli dersleri alırlar. Ayrıca Nobre ve Serhat ise dün gecenin gol bölgelerini arşınlayan en önemli hücum hafiyeleriydi... Ligin sonu yaklaşırken Fenerbahçe'deki bu ne istediğini bilen anlayış sanıyorum tüm Fenerbahçe taraftarlarını olumlu olarak etkiliyor.
Haaa... Diyarbakırspor şöyle oynasa, böyle olurdu, böyle oynasa, şöyle olurdu... Önemli kontratakları cin gibi kovalayan Sinan Kaloğlu karşı defans bindirmelerinden kolayca kurtulsa, Diyarbakır gol de bulurdu, puan da... Bütün bunlar kabulde de, açık bir gerçeği koyalım ortaya dilerseniz. Futbol oyunu maç biter, sonuç skor levhasında görülür oyunudur. Hem herkes dilinin altında ıslattığı baklayı çıkarsın artık. Şunun şurasında ne kaldı dostlar... Fenerbahçe, Galatasaray nasıl olsa kısa zaman sonra mertçe paylaşacaklar kozlarını... O zaman bir yıllık lig ve kupa öykülerinin AK mı, KARA mı olduğunu hep birlikte göreceğiz.

esenay@milliyet.com.tr



SPOR
OHAL değişmedi: 0-2
Çifte handikap
Aslan kareyi buldu: 2-1
Bırakın yakamızı!
Trabzon'un öfkesi: 4-2
Tespihiyle geliyor
Sakarya kurudu: 1-3
Kayseri'ye düğün, bayram: 1-2
Ankaraspor ışıldıyor: 1-0
Avantaj Trulli'de
Bizimkiler tulum çıkardı
Chelsea bayramı
Büyük kupa sahibini buluyor
Göztepetaklak: 2-2
Yozgat gülemedi: 1-1
Ya Kasımpaşa ya Boluspor
Siz hakem olsaydınız
Haber turu...
Disiplin
Hükümet düşer!
Hagi'nin gösterisi
Gereksiz müdahale
Ak mı kara mı?
At yarışları
Aslan play - in: 73-61
İlk finalist W.Wizards





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
Disiplin
Zor gözüken maç kolay oldu. Karşılaşma öncesi...
Fuat ERCAN
Hükümet düşer!
Yaratıcılıkta sınır tanımayan, espri deryası,...
Atilla GÖKÇE
Hagi'nin gösterisi
Sanki sanal derbi oynanıyordu. Bakmayın rakip...
Halil ÖZER
Gereksiz müdahale
Eğer Galatasaray'da ikinci yarıda Hagi'nin mü...
Erdoğan ŞENAY
Ak mı kara mı?
Fenerbahçe şampiyonluğun finiş haftalarında k...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet