|
 |
|
|
Cennetin çiçekleri
İki çocuğu ölünce, kederinden intihar eden bir ana...
Gömülmeden önce papazın vaazı: "O intihar etti... Başını baltayla uçurun. Bedenini gömün. Başını atın. Tanrı affedinceye kadar cehennemde yanacak."
Onu ölümsüz bir aşkla seven genç koca, vücuduna on binlerce voltluk yıldırım vurmuş gibidir. Melekler kadar güzel yüzü bedeninden baltayla koparılmadan önce papa gizlice kadının boynundaki gümüş "haç"ı çalar.
.....................
Genç ve yakışıklı koca, köyün nalbantıdır.
Demir döverken bir yabancı Lord gelir.
Haçlı Seferi'yle Kudüs'e gitmiş olan Lord, "evlilik dışı bir ilişkiden doğmuş olan oğlunu bulmak ve onunla konuşmak için Fransa'ya döndüğünü" söyler. Ve genç nalbanta, "Sen benim yıllar öncesi yasak bir ilişkimden olan oğlumsun" der.
Bunca yıl geç kaldığı için özür diler ve oğlunu, kendisi ile birlikte Kudüs'e gelmesi için çağırır. Oğul ise, daha birkaç saat önce başı koparılarak toprağa verdiği eşinin boynundaki "haç"ı çalan papazı öldürmüştür. Büyük suç.
Fransa'daki köyünden kaçar, daha henüz tanıdığı babası ile birlikte Kudüs'e gider. Kudüs, Haçlı Seferleri sonucu Hıristiyanların eline geçmiştir.
Babası gibi genç Balian da tarihe cüzzamlı kral olarak geçen ve madeni maske ile yüzünü gizleyen Kudüs Kralı IV. Baldwin'e bağlılık yemini etmiştir. Yıllar geçecek, Balian adlı bu genç, Kudüs'ü Selahaddin Eyyubi ordularına karşı savunan komutan olacaktır.
Balian, kenti, haftalarca süren kuşatmaya karşı gerçekten çok iyi savunur. Sonunda daha fazla kan akmaması için iki komutan karşı karşıya gelir. Eyyubi, Balian'a "Kudüs'ü teslim etmesi için şartını" sorar. Balian, "kentteki bütün kadınların, çocukların, yaşlıların, askerlerin, kraliçenin yaşam güvencesi" cevabını verir. Selahaddin Eyyubi, "bu şartı kabul eder ve söz verir."
Oysa Kudüs'ü Hıristiyanlar ele geçirdiğinde içerideki tüm Müslümanları kadın ve çocuk ayırmadan kesmişlerdi.
Eyyubi, buna rağmen kentteki Hıristiyanlar için Balian'a "yaşam güvencesi" verir. Çünkü... Eyyubi de, Balian da barış yanlısıdırlar.
..................................
Kader... Yıllar önce çocuklarını kaybeden genç bir ananın bu kahrı taşıyamama nedeniyle intiharı... Kudüs'te 10 binlerce kadının ve çocuğun yaşamının kurtulmasına neden oluyor.
Bugün kutladığımız Anneler Günü bağlamında anlattım.
Tanrı'nın, bu intihar günahını bağışladığının belki de bir göstergesi.
.........................
Bu bir film.
Adı, Cennetin Krallığı.
Bu filmin bir özelliği de, Hıristiyan izleyiciler için tarihi çarpıtmadan yansıtması.
Haçlı Seferleri'nde yozlaşmayı... Templar şövalyelerinin, bu seferlerdeki rollerini menfaat örgütüne dönüştürmüş oldukları ve çöl korsanlığı yaptıkları... Müslümanlara kıyım... Hepsi, filmde açıkça ortaya konuyor. Buna karşılık Kudüs'ün cüzzamlı kralı IV. Baldwin, barışa yeminlidir. Selahaddin Eyyubi de adil, kahraman, barışçı bir komutan olarak sunulmaktadır.
İkisi arasındaki uzlaşma nedeniyle Hıristiyanlar ve Müslümanlar bir arada ya da kendi coğrafyalarında barış içinde yaşamaktadırlar. Tarihe açılmış kısa süreli bir parantez bu. Ama Huntington'ın uygarlıklar çatışması tezini çürütebilecek kadar da güçlü. Müslümanların umacı gibi sunulmadığı, Allah'a yakarışın ve Allah'ın birliğine olan inancın tüm dinlerde ve tüm dillerde aynı olduğu mesajını veren sahneler.
11 Eylül İkiz Kuleler sonrası "uygarlıklar diyaloğuna" olan ihtiyacın ürünü bir film.
Yararlı olabilir.
Derin Hıristiyanlığı karşısına almak pahasına yapılmış cesur bir yapıt.
Bu örnekler çoğaltılmalı.
.............................
Filmin başrolünü oynayan yakışıklı Orlando Bloom ve gerçekten farklı bir güzel kraliçe rolündeki Eva Green de göz şenliği...
Angelina Jolie sıradanlığı yanında Eva Green çok seçkin bir güzel.
İkisi de iyi oyuncular. Onlara Jeremy Irons ve Liam Rian Neeson gibi sinema ustalarını da katın.
.............................
Anneme, tüm annelere, anne adaylarına, anne olmasalar da anne yüreği taşıyanlara yürekten sevgilerimle.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|
|

|