Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 09 Mayıs 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Selami Gürgüç'ün büyük sırrı...

EKONOMİ KULİSİ / Reşat Yörük
Urla'daki çiftliğinde inzivaya çekildiği zannedilen EGS'nin eski patronu Selami Gürgüç, sürpriz projeyle ortaya çıktı


Bir döneme damgasını vuran İzmir merkezli güçbirliği modelinin mimarlarından, EGS'nin eski Yönetim Kurulu Başkanı Selami Gürgüç, "inzivaya çekildi" söylentilerinin yayıldığı bir anda bomba gibi bir projeyle ortaya çıkıverdi.
Pek çoğu bilmez ama Selami Gürgüç aileden zeytinci birisi. Yıllardır ortalıkta görünmeme sebebini de, zeytin ve zeytincilik üzerine yaptığı araştırmalara bağlıyor. Zeytinin üretildiği bütün ülkeleri gezip sistemlerini inceleyen Gürgüç, "Zeytincilik zaten hayatımda hep vardı. Yeni olan, işin formülü" diyor. Biz "Ne formülü, ne sırrı?" derken, Gürgüç bir anısını anlatarak başlıyor:
Yıl 1965. Selami Bey İstanbul'da gazetecilik eğitimi alıyor. O yıl zeytinyağı fiyatları anormal bir şekilde düşünce, soluğu memleketi Aydın'ın Çine İlçesi'nde alıyor. Üreticiyi örgütleyip bir miting düzenliyor. Bu miting, Türkiye'de zeytinyağı için yapılan ilk üretici mitingi oluyor. O zamanlar İsmet Sezgin Maliye Bakanı. Sonuçta miting ses getiriyor ve TARİŞ fiyat yükseltiyor.

Önce İtalya'da tadılıyor
Gelelim yeniden bugüne...
Bu işi, yani zeytinciliği daha farklı yapmak için araştıran, konuyla ilgili tüm yayınları ve teknolojileri inceleyen Gürgüç, İtalya'da 50 gün, İspanya'da 60 gün kalmış, sırf bu iş için... Kendini hazır hissettiğinde de, ki bu tarih 2001 yılıdır, harekete geçmiş. Şimdilerde Urla'daki 130 dönüm arazisinde yer alan 3 bin zeytin ağacından organik zeytinyağı üretiyor.
Geçen sene ürettiği zeytinyağından beklediği kaliteyi alamayan Gürgüç, şöyle anlatıyor: "Zeytinyağlarımı tadılması için İtalya'ya gönderiyorum. İlk örneklerde toprak kokusu olduğunu söylediler. Yıkamasını eksik bırakmışım. Şimdi her şey mükemmel. Bu sezon 12 ton zeytinyağı elde ettik. Edremit, memecik ve hurma zeytinlerini ayrı ayrı erken hasat olarak topladık. Aynı gün sıkıp bitirdik. Üretimin tamamını pazarladık diyebilirim. ABD'de litresi 20 dolardan satış için anlaşma yaptık. Kendi markamızla, yani Fortuna etiketiyle. Bu bir Türk zeytinyağının ABD'de kendi markasıyla ilk satışı olacak. Ayrıca İsrail ve Fransa'dan ciddi talep var."

"Dünyada bir ilk"
Fortuna (bu marka aynı zamanda Selami Gürgüç'ün tekstil ve konfeksiyondaki markasıdır) zeytinyağlarının şişeleri yerli malı. Tasarımını kızı Zeynep yapmış. Güneş ışığından etkilenmesin diye şişelerin üzeri kumlatılmış. Ortasına da yağın görünmesi için bir damla konmuş. Ayrıca sahtesine karşı mühürlü kapak yaptırılmış. Ama onlar Portekiz'den geliyor. İşin en önemli kısmı olan üretim işini ise Selami Bey'in kendisinden dinleyelim:
"Dünyada az bilinen çekirdek ayırma sistemi uyguluyoruz. Yani çekirdeksiz zeytinyağı yapıyorum. Sonra zeytinin etini çekirdeğinden ayırırken selülozundan da alıyoruz. Kalite ve besin değeri artıyor. En önemlisi, sıkım işlemi sırasında posaya su ve ısı vermiyorum. Bunu dünyada ilk yapan benim. Makinesini kendim yaptırdım. İşin formülünü sır gibi saklıyorum. Tüm dünya zeytinyağı üretimi sırasında ısı ve su veriyor. Böylece zeytinyağı çok kolay çözülüyor. Ama o suyla birlikte yağın antioksidan özelliği de gidiyor. K ve D vitaminlerinin kaybolması demek bu. Yaptığımız işin farkı ve önemi işte burada yatıyor."

ege@milliyet.com.tr



EGE
Suçlu ayağa kalk!
Dipten zirveye uzanma keyfi
Emeklilik hakkında her şey
Satıcılar bıktırdı
Selami Gürgüç'ün büyük sırrı...





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Çağlayan Bilgen
Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Yörük

© 2005 Milliyet