|
 |
|
|
Kadınlar ve Erkekler...
Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol
Emin olun çok farklı şeyler yazacaktım... Bilgisayarımın başına oturduğumda, zihnimdeki esintilerin beni çok farklı katarlarla, çok farklı istasyonlara götüreceğini nereden bilebilirdim? Herşey, e - posta'dan çıkan bir gönderi ile başladı. Akşam akşam, öylesine ilginç bir derleme ile yüzleştirdiki beni, ister istemez dümeni başka sulara kırdım. Yazının sonuna geldiğinizde, bunun bir felsefe yazısı olduğunu anlayamamış durumdaysanız ve hâlâ tebessüm edebiliyorsanız, sizin için yapabileceğim bir şey yok demektir. Mecburen, reenkarne olmanızı bekleyeceğiz... Sokrates'in pek bilinen vecizesi ile başlıyoruz: "Kesinlikle evlen! Karın iyiyse mutlu, kötüyse filozof olursun."
"Bir çok erkek başarısını ilk karısına, ikinci karısını da başarısına borçludur" derken Backus, "Her başarılı erkeğin arkasında, onunla gurur duyan bir karısı ve bu işe şaşakalmış bir kayınvalidesi vardır" diye ekliyor Hays. Buna karşılık, ilk okuyuşumda, Wilde'ın bende biraz hayal kırıklığı yarattığını itiraf etmeliyim; "Erkekler kendilerini yorgun hissettikleri için, kadınlar ise meraktan evlenirler. İkisi de hayal kırıklığına uğrar" yollu gözlemi karşısında... "Erkekler şaraba benzer. Geçen yıllar kötülerini ekşitir, iyilerini olgunlaştırır" diyen Cicero'ya ise, tanıdığım bazı emekli akademisyenleri hatırladıkça hak veresim geliyor. Mencken'in ironisi de, pek akla uzak değil: "Bekar erkekler kadınlar hakkında evli erkeklerden daha çok şey bilirler. Eğer bilmeselerdi onlar da evlenmiş olurdu" diye özetlemiş fikrini.
* * *
Chamfort, oldukça karamsar ve önyargılı... "Niye evlenecekmişim ki? Evlenirsem başıma gelecek en iyi şey boynuzlanmamaktır ki evlenmezsem bunu çok daha emin yollardan elde edebilirim" diyor. Zsa Zsa Gabor da keskin: "Erkek evlenene kadar eksik bir erkektir. Ve evlendiğinde artık bitmiştir..." Lâtinlere ait anonim bir deyiş, biraz tecrübe kokuyor: "Bir kadın kısık sesle konuşuyorsa birşey istiyor demektir. Sesini yükseltiyorsa bilin ki istediğini elde edememiştir..." Davies, fayda -maliyet ilişkisine daha başka bir yönden yaklaşmış: "Kadın peşinde koşmanın zararı yoktur. Zararı veren onları yakalamaktır" diye iddia etmekte... Aynı doğrultuda, ama bir sevinç çığlığı şeklinde yükseltirken sesini, şöyle haykırmış Guitry: "Bir erkek karınızı elinizden aldığı zaman karınızı ona bırakmaktan daha büyük bir intikam yoktur". Gasset ise, bir nitelik karşılaştırmasının peşine düşmüş görünüyor: "Bir erkeğe göre `erkeğin iyisi' ile, bir kadına göre `erkeğin iyisi' aynı şeyler değildir."
* * *
İşte bazı erkeklerin moralini bozacak bir başka iddia da Addison'dan: "Kadınlara büyük saygı duyan ve onları herşeyin üstünde tutan erkekler, kadınlar arasında popüler olmayı nadiren başarabilirler." Hemcinslerimi sokağa çıkamaz hale getirmek gibi bir niyetim yok ama, Paces'in yakıştırması da gözardı edilebilecek cinsten değil: "Erkekler, hayatlarının bir devresinde evlerinin tam hakimidirler. O da doğdukları günden üç yaşına kadar oldukları zamandır" diyor; Ne dersiniz?
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|