|
 |
|
|
Danıştay Başkanı'ndan sert çıkış
'Laiklik sahipsiz bırakılamaz!'
Danıştay'ın 137. yıldönümü töreninde konuşan Ender Çetinkaya, laik rejimi koruma görevinin devletin kurumlarının ortak görevi olduğunu hatırlattı
ANKARA Milliyet
Danıştay Başkanı Ender Çetinkaya, tartışma yaratan laiklik kararına imza atan Yargıtay'dan, bireysel başvuru hakkı isteyen Anayasa Mahkemesi'ne, TBMM'den Yüksek Askeri Şûra ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na kadar birçok kesimi ilgilendiren önemli mesajlar verdi. Çetinkaya'nın Danıştay'ın kuruluşunun 137. yıldönümü töreninde ifade ettiği görüşler özetle şöyle:
Taslakla herkese, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki anayasal hak ve özgürlüklerden birinin, kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiası ve kanun yollarının tüketilmiş olması koşuluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvuru hakkı tanınmak isteniyor. Kesinleşen bir yargı kararının, hangi amaç ve yöntem adı altında olursa olsun, bir başka yüksek mahkemece inceleme konusu yapılması, kesinleşen yargı kararının uygulanmaması sonucunu ve yargı ayrılığıyla yüksek mahkemelerin denkliği ilkesini zedeleyici bir nitelik taşıyacaktır.
Laiklik dinsizlik değildir
Laiklik, kimi maksatlı çevrelerce dile getirildiği üzere dinsizlik olmadığı gibi, İslam veya başka bir dinin alternatifi değildir. Cumhuriyetimizin vazgeçilmez temel değeri olan laiklik, kendisine yönelik saldırı ve akımlara karşı sahipsiz bırakılamaz. Toplumsal barışın, ulusal birlik ve beraberliğin vazgeçilmez koşulu olan laikliği yıkmayı hedefleyen eylemlere, açıklamalara ve her türlü yönlendirmelere hoşgörü gösterilmemeli, laiklik kötü odakların emellerine karşı korumasız bırakılmamalıdır. Laik rejimi koruma ve kollama görevinin, devletin tüm organ ve kurumlarının ortak görevi olduğu gerçeği unutulmamalıdır.
YAŞ'a yargı denetimi
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmesine rağmen, yine aynı maddede cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlerle Yüksek Askeri Şura kararlarının yargı denetimi dışında bırakıldığı belirtilmiştir. Ayrıca, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş halinde çıkan kanun hükmünde kararnameler, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ve uyarı - kınama cezaları da yargı denetimi dışında bırakılmıştır. Yasal düzenlemelerle yargı denetimi dışında bırakılan konular hukukumuzdan bir an evvel ayıklanmalı ve çıkarılmalıdır.İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılacak değişiklikle Genel İdari Usul Kanunu çalışmaları bir an önce sonuçlandırılmalıdır. Herkesin üzerinde mutabık kalacağı bir protokol listesi oluşturulmasında zorluk vardır. Devlet protokolünde yargının yeri, anayasal konumuna, bağımsızlığına ve saygınlığına uygun nitelikte olmalıdır.
'HSYK artık üye seçmesin'
Çetinkaya, hazırladığı konuşmada üye seçimi konusuna da değindi:
Anayasa'nın 144. maddesinde, yargıç ve savcıları denetleme görev ve yetkisi Adalet Bakanlığı'na bağlı müfettişlere verilmiştir. Raporların, meslekte ilerleme, yükselme, tayin ve meslekten çıkarma işlemlerinde birinci derecede etkisi bulunmaktadır. Bakanlık emrinde çalışan bir müfettişin hâkim ve savcılar üzerinde bu denli söz sahibi olması, yargı bağımsızlığı teminatıyla bağdaşmaz. HSYK'nın (Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu), Yargıtay ve Danıştay'a üye seçme görev ve yetkisi, Yargıtay ve Danıştay genel kurullarına devredilmelidir.İşletilmesi idarenin inisiyatifinde bulunan kanun tasarı ve tekliflerinin Danıştay'a gönderilmesi yolu uzun zamandır yok sayılmaktadır.
|
|
|

|