|
 |
|
|
Dikkaaaat; maç başlıyor!
"Modern" toplum böyle işte... Kalabalıkların arasına sızan bir avuç zıpır, sekiz bin güvenlik görevlisini "hazırolda" tutuyor, elli bin insana yılgınlıklar yaşatıyor, koskoca ülkeyi tedirgin ediyor.
Kıs kıs gülüyorlardır kirli dişleriyle.
Yürüyüşleri değişmiştir, "Biz neymişiz be abi" diye.
Ve bence bilmiyorlardır otobüse zarar verirlerse stadı göremeyeceklerini, merdivene çıkarlarsa enseleneceklerini. İtişip kakışmalarına eskisi gibi göz yumulmayacağını... Duymamışlardır emin olun.
Sayın Vali bas bas bağırıyor, sayın Emniyet Müdürü uyarıyor, televizyonlar gösteriyor, gazeteler yazıyor... Biz gerildik; ama emin olun onların haberi bile yoktur.
Çünkü onlar başka bir alemde yaşıyor. Televizyona "Fashion TV" için takılıyorlar, gazetelerin son sayfa güzellerini inceliyorlar büyük bir olasılıkla.
Bu sayfalarda, "Aman yapmayın, etmeyin" diye yazdığımız her yazının, düzene ve demokrasiye saygılı vatandaşları huzursuz etmekten başka hiçbir işe yaramadığını o kadar iyi biliyoruz ki...
Açıkçası medya ulaşamıyor; birileri Olimpiyat Stadı'na geleceklerin arasına sızmış zıpırların kulağını çekmeli.
Nasıl mı olur ? Otobüslere binerken anonsla mesela. Hepsine kurallar anlatılmalı, "hakları" okunmalı stada ulaşmadan. Hiçbir şeyi hak etmeseler de.
Medya sırtını dönmeli
Derbideki asıl sorumluluk medya mensuplarına düşüyor. 15 tane yabancı ülke gazetecisine değil, 400'e yakın bizim meslektaşımıza.
İster "otosansür" deyin, ister "faşist bir yaklaşım"; ama bir avuç zıpırın olası taşkınlıklarını mümkünse görmezden gelelim lütfen. Çünkü onlar enerjilerini bizim bu ilgimizden alıyorlar. Kafamızı çevirdiğimizde yoklar. Hiç yaşamıyorlar.
Aslında haber değeri de kalmadı ya bu olayların. Tribüne taş atan bir zıpır görüntüsü mü önemli, tribüne karanfil atan bir genç kız enstantanesi mi ? Hangisi haber sizce ? Hangisine daha az rastlanıyor ?
Belediye otobüsünün camından bacağını sallayan maganda mı çok stadların çevresinde, nikahtan çıkıp gelinlik ve smokinle maça gelen yeni evliler mi ?
Artık "normal" ve "güzel" haber oldu. Anormallik ve çirkinlik sıradan...
Güvenliğin fotoğrafı
Adım gibi biliyorum ki, çarşamba gecesi ekranlar, perşembe sabahı sayfalar "klasik" görüntüyü alnımıza çakacaklar:
"Sonsuza doğru uzayan robocop polislerin Çin seddi gibi dizilmiş pozisyonları".
Olay varsa, "yetmedi", olay çıkmadıysa "kuş uçurtmadılar" manşetleri.
12 Eylül'ü görmüş ve günde 20 kere hüviyet gösterip, altı kere aranma deneyimine sahip bizim nesile, "nostalji" gibi gelse de, aynı manzaraların, aynı fotoğrafların yabancı medyaların elinde nasıl kullanılacağını düşünmek bile istemiyorum açıkçası.
Betona çakılmış çivi
Hepimiz korkuyoruz aslında...Zaman içinde kaybettiğimiz değerlerin genlerimizdeki kırıntıları tek güvencemiz... Hani bizim çocukluğumuzda, babalarımızın gençliğinde, yarı yarıya değil yan yana seyredilen derbilerdeki atalarımızın genlerine.
Böyle günlerde, "nasıl kolay harcadık" o güzellikleri diye hayıflanıyoruz elbet. Minicik menfaatler uğruna, nasıl kıydık insan sevgimize ? Olimpiyat Stadı çevresine dikilen taze fidanların jandarma tarafından korunması gereken vahşete nasıl geldik? Ve nasıl geri dönebiliriz?
Çok acılı, çok zor bir süreç bekliyor hepimizi...
İşin sırrı, düzgün insanların tavırlarını hiç bozmadan durmalarında yatıyor. Öylece; betona çakılmış temel çivisi gibi değişmeden durmak gerekiyor. Paslanmadan, çürümeden.
Bu derbi, Avrupa için sınav değil kendi toplumsal arayışımızın antrenmanlarından biri.
Tahmin Fener'le başlar
Gelelim sahaya... Maç öngörülerinin Fenerbahçe'ye yaslanması kaçınılmaz bu maçta. Çünkü Galatasaray ancak Fenerbahçe hücumlarını durdurmayı başarırsa kazanabilir. Belirleyici unsur Fenerbahçe'nin ne kadar oynayacağı, ne kadar oynatılacağıdır kısaca.
Orta sahada ısrarlı bir presle tıkanacak Fenerbahçe akınları tıknefes olursa, Galatasaray neden kazanmasın ki? Tabii bir de Fenerbahçe yıldızlarının günlük performansları önemli.
Dikkat edin, Daum'dan söz etmiyoruz. Umarız maç sonrası da edilmez!.. Çünkü Daum ne zaman söz konusu olsa "deha" ile "çılgınlık" arası bir tercihinin fos çıkmasından bahsediliyor.
Kısaca Daum sıradışı bir hamle yapmazsa kupanın kime gideceğini Galatasaray orta sahası ve Hagi belirleyecek gibi geliyor bana.
Koca yazının dörtte birini oluşturan tahminden de anlaşılacağı gibi, bu derbinin önemi tribünler. İki kulübün de bir sürü kupası var. Ama iki kulübün de coşkusuyla değil, medeniyeti ile saygı duyulacak tribünleri için ilk adım bu derbi.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|