Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Mayıs 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Bizden adam olmaz' üzerine:
Kendinden nefret eden ülke


Boğaz'da trafik sıkıştı. Taksi şoförü, Matriks gözlüklerini taktı ve tahlilini "koydu": "Üç beş şerefsiz, çift sıra park ediyor, o yüzden oluyor bu. Şeytan diyo..., çık döv üçünü beşini... Yer misin, yemez misin!"
Taksici, tahlilini derinleştiriyor:
"Bu neden oluyor biliyor musun kardeş? Çok karışığız biz. Kürt'ü var, şuyu var buyu var... Ondan oluyor bu."
Tam "Etnik ayrımcılık mı?" derken şoför orada kalmıyor, devam ediyor:
"Türkler acayip millet abla. Bak şimdi adamın gideceği yer şurası mı? Gelir, tam önüne park eder. İleride müsait yere park etmez mesela. Niye? Yürümeyi sevmiyor şerefsiz!"
Tam olarak bu paragrafı, sosyoloji bölümü öğrencilerine final sınavı sorusu olarak vermeliler: "Paragrafı, bütün okuduklarınız ışığında yorumlayınız" gibisinden... Zira bu paragrafı çözen büyük oranda Türkiye'nin şu andaki ruh halini, memleketteki toplumsal ilişkilerin gizini çözer.
Bu "taksici paragrafı" zinhar etnik ayrımcılık ile ya da ötekine karşı geliştirilen nefretle açıklanamaz. Bu, olsa olsa "kendine karşı nefretle" açıklanabilir. Kendine karşı nefret! Türkiye'nin kendine bakarkenki kırık, çürük algısı...

Alatlı ile kahvaltı
Şehirde, söz ve yazıyla kurulan görünmez, derin bağlar vardır. Çünkü havaya savrulmuş her söz, eğer niyeti iyiyse, adresini bulur. Bizimkisi de bulmuş olmalı ki Yazar Alev Alatlı ile kahvaltıya davet edildik. En çok "Dolma dolduramayan kadınların yaptığı politikadan illallah geldi! Bu ne selahiyet yahu?!" lafına güldüm. En çok "İslamiyeti çok iyi bileceksin. Bu ülkeyi, din meselesini çözmeden anlayamazsın" cümlesi üzerine sustum ve düşündüm. En çok "'Siftah senden olsun' diyen bir ülke kapitalist olmaz" cümlesine hak vermek, tutunmak istedim. Ama beş saatlik kahvaltıda, durup uzun uzun "hımm"ladığım yer şu cümleydi:
"Gırgır'a da kızdım biraz. Oğuz Aral'a da söylemiştim vaktiyle. Onlar öğrettiler bu kırık bakışı. Bu ülkeye, kendi kendilerine kırık dökük bakmayı öğrettiler biraz. 'Maganda' dediler. Yahu kardeşim sen bu karayağız adamdan ne yapmasını bekliyordun?! Ağda yapmasını mı?!"
Şu, güzel bir soru olabilirdi:
Acaba önce insanlar mı "kırıldı"? Yoksa önce çürüyen, onlara bakma biçimi miydi? Bu bakış mı insanları giderek çürüttü? Söz sahibi, cümle sahibi insanlar memlekete ilişkin bu kadar çürük şeyler söylemeseydi, hatta giderek insanların birbirine çürük bakmasını öğretmeseydi, bu denli büyür müydü "Bizden adam olmaz arkadaş!" cümlesi?
Yakın bir zamanda "Artık mahalle kavgaları bile öldürmek üzere başlıyor" diye yazmıştım. Büyük şehirlerden yayılan "gündelik şiddet" dalgasını besleyen bir duygu zemini olmalı mutlaka. Taksi şoförünün "dövme arzusunu" besleyen, giderek meşrulaştıran bir "bilgi". Bu bilgi işte, bu ülkenin kendi kendinden niye bu kadar nefret ettiğinde gizli. Bir İngiliz, İngilizlerden bu kadar nefret ediyor mu acaba? Bir Bulgar, Bulgarlardan?
Daha da önemlisi hepimizin diline yerleşen "Türkler böyle işte!" cümlesini kurarken hangi milliyete, milliyeti de boş verin, hangi halka dahil olarak konuşuyoruz?
Sizce de bu durum "Zenon'un paradoksu"na benzemiyor mu?
"Türklerin sözüne güven olmaz. Bunu söyleyen de bir Türk'tür" derseniz eğer... "Bizden adam olmaz" diyen de "biz"e dahil değil midir? Türkiye içindeki her "ben", bu "adam olmayacak biz"den nasıl ayırır kendini? Bu, iyi bir beyin jimnastiği değil mi peki?

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
Yabancı sermaye, milliyetçilik ve AB
GÜMRÜK Birliği'ni imzalayınca Türkiye'ye hızl...
Çetin ALTAN
Kiraz çıkmış, gördünüz mü?
Mayısın ilk haftasında, önce kırmızı damlarda...
Melih AŞIK
Şahin ataması...
Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in Karabük'ün ...
Fikret BİLA
Erdoğan Papadopulos görüşmesinin anlamı
Başbakan Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanlığı seçim...
Hasan CEMAL
'Trakya AKP'ye siyaseten uzak'
Siyaseten pek farkı yok Edirne'den Kırklareli...
Güneri CIVAOĞLU
Hitler Yahudi miydi?
Moskova'da dünya liderlerinin katılımıyla II....
Abbas GÜÇLÜ
Liseler nasıl 4 yıla çıkacak?
Liselerin 4 yıla çıkacağına ilişkin haberler ...
Hurşit GÜNEŞ
Haydi kızlar okula
Milliyet'in benim de doğum günüm olan 23 Nisa...
Nail GÜRELİ
TÜBİTAK'a kökten kıyım
Kim demiş, "17 Aralık'ta AB'den görüşme tarih...
Sami KOHEN
"Sıfır" başlangıç noktası
BAZEN tesadüfler zor işleri kolaylaştırır... ...
Mehmet Y. YILMAZ
'Özetle', kitap okumayan bir Başbakanımız var!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın CNN Türk'te ...
Hasan PULUR
Utansınlar!
BİR baba, oğluna ve kızına harçlık verirken, ...
Meral TAMER
'Ankara'nın Zihni Sinir Projesi'
Türkiye Odalar Birliği, hantal yönetim yapısı...
Ece TEMELKURAN
Kendinden nefret eden ülke
Boğaz'da trafik sıkıştı. Taksi şoförü, Matrik...
Osman ULAGAY
TOBB'dan hükümete 'böyle gitmez' mesajı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) gen...
Güngör URAS
Banka çalışanlarının emeklilik sandıkları ve vakıfları
506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun geçic...
M. Ali BİRAND
Türkiye artık AB treninden inemez
Türk toplumu henüz Avrupa Birliği gerçeğini ...

© 2005 Milliyet