|
 |
|
|
Haber dilinde basmakalıplaşma
DİL, DÜŞÜNCE - Ali Püsküllüoğlu
Marka adları nasıl yazılır?
Yazım kılavuzlarında bu konuda belirgin bir açıklama yok. Şu var ki, marka belli bir ürüne konmuş ad olduğuna göre özel addır. Özel adlar da büyük harfle başlar. Ama kimi markaların küçük harfle başladığını, kendisini öyle belirginleştirdiği için de öyle kullanıldığını görüyoruz, "avea", "atv" gibi. "Sabah gazetesi ve atv'nin .... satışını içeren anlaşmanın ...." ("Her Şeyimi Kaybettim", Milliyet, 5 Mayıs) "ATV" hem kısaltma, hem de bir özel televizyonun adı, aynı zamanda bir marka. Alıntıladığım satırda küçük başlatılmış ama eki kesme imiyle ayrılmış, yani özel ad sayılmış.
Bence, ürün sahibi markasını nasıl yazarsa yazsın, biz haberimizde onları özel ad olarak düşünüp büyük harfle başlatmalıyız. Söz konusu olan ATV'nin, televizyon sözcüğünün kısaltması TV olduğuna göre, bütün harfleri büyük yazılmalıdır. Nitekim, Milliyet'in televizyonlardan söz eden sayfasında hem ATV, hem öteki televizyonlar için bu uygulanıyor.
"Her" ve "şey" bileşmez
Ayrı yazılması gereken "her şey", "bir şey", "her gün", "her yer" gibi söz öbeklerini, nedense, bileşik yazma eğilimindeyiz. Özellikle "her şey" ve "bir şey"i bileşik yazanımız çoktur. Oysa "her"le bileşik sözcük oluşturan yalnızca iki sözcüğümüz var, "herhalde", "herhangi". Dilde buna kalıplaşma denir. "Herhalde"nin kalıplaşmadığını, ayrı yazılması gerektiğini öne sürenler de vardır.
Unutmamamız gereken, "her" sözcüğünün bunlar dışında bileşik oluşturmayacağıdır. "Fakir olan herşeyi devletten bekleyebilir. Ancak, varlıklı olanlar herşeyi devletten beklememeli." ("Türkiye'de Hayvancılıktan Kâr Etmemek Mümkün Değil", Milliyet, 1 Mayıs) Milliyet'te "her şey"in bileşik yazıldığına da, ayrı yazıldığına da çok sık rastlanıyor.
Basmakalıplaşma
Geçen hafta sözünü ettiğim "kaydetmek" sözcüğü, haber dilinde basmakalıplaşmaya örnektir. Milliyet'te sürekli kullanılıyor. Basmakalıplaşmaya bir başka örnek de "neden olmak"! Bunun yerine "yol açmak", "oluşmak", "oluşturmak", "yaratmak" gibi pek çok sözcük kullanılabilir.
"Çorum'da dün gece meydana gelen .... deprem korku ve paniğe neden oldu." ("Çorum'da 4.7'lik Deprem", Milliyet, 30 Nisan); "....öldürülen Barış Sönmez'in karıştığı kavgaya neden olduğu öne sürülen ve .... benzerliği nedeniyle ....." ("Masa Kavgasında 3 Genç Vuruldu", Milliyet, 30 Nisan); "Doların yükselişi faizde de yükselişe neden oldu" ("Borsa Endeksinde Düzeltme Uzadı", Milliyet, 1 Mayıs) Bu üç haberde de "neden olmak"ı kullanmak gerekmez. Birinci haberde "deprem korku ve panik yarattı", ikincide "kavgaya yol açtığı", üçüncüde "doların yükselişi faizi de yükseltti" deseniz, daha açık ve güzel bir Türkçe kullanmış olursunuz.
Dil ödülü
Meclis Başkanı'na "dil ödülü" verilmiş. Demek ki Türkçeyi iyi biliyor, iyi kullanıyor. Bir konuşmasında, "Söylediğim şeyler, eski tabirle malumu ilandır" demiş. ("Meclis Şamar Oğlanı Değil", Milliyet, 3 Mayıs) Eski deyim,"malumu ilam etmek", yani "apaçık bilinen bir şeyi söylemek". "Dil ödülü kazananın bunu bilmesi gerekmez mi? O halde, 'malumu ilandır' ne oluyor?", demeyin. Artık olacak o kadar. Belki de bildirmen (muhabir) arkadaşlar doğru sözcüğü saptayamamıştır diye düşünelim.
|
|
|

|