Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Mayıs 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gerçeğin iki yüzü...


BASINA pek yansımadı, ama İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin 60. yıldönümü görkemli törenlerle kutlanırken, Cezayir'den farklı bir ses yükseldi.
Cezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika, 8 Mayıs 1945'te Fransız ordusunun ülkenin doğusunda giriştiği bir katliama değinerek Paris'in bu olayın sorumluluğunu kabul etmesini ve resmen özür dilemesini istedi.
Fransız kolonyalizmini Nazizme benzeten Buteflika, o dönemde Fransızların Cezayir'de "soykırım yöntemleri uyguladığını" ve 8 Mayıs'ta başlayan halk hareketi sırasında Fransız askerlerinin "barışçı göstericileri" hedef alıp binlerce kişinin ölümüne neden olduklarını belirtti...
Gerçekten 8 Mayıs 1945'te Hitler Almanyası teslim olurken, Fransız ordusu Cezayir'in Setif ve Guelma kentlerinde sokaklara dökülen ve bağımsızlık isteyen halkı sindirmek için günlerce süren bir kara ve hava operasyonu yürütmüştü. Bu olaylarda Cezayirlilere göre 45 bin, Fransızlara göre ise 20 bin kişi ölmüştü.
* * *
BUTEFLİKA, Avrupa'daki 60. yıldönümü kutlamaları sırasında, Paris'e seslenerek, Fransa'nın bu sorumluluğunu kabul etmesini ve pişmanlık ifade etmesini istedi.
Fransa'nın buna "resmi" tepkisi ise, "bu konuyu tarihçilere bırakalım" şeklinde oldu. Nitekim Dışişleri Bakanı Michel Barnier "ortak bir gelecek kurulması için tarihin birlikte incelenmesini" önerdi.
Ne var ki bu "resmi" tutum, bırakın Cezayirlileri, Fransa'da liberal düşünceli çevreleri dahi tatmin etmedi. Örneğin pek çok Fransız aydını ve sivil toplum kuruluşu, Fransızların artık tarihle yüzleşmesi gerektiğini savunan demeçler ve bildiriler yayımladılar. Bu arada 8 Mayıs günü, Paris'te Cezayir lehinde düzenlenen bir gösteride konuşan Belediye Başkanı Bertrand Delanoe, sert konuşmasında "barbarlığın yıldönümü" terimini kullandı ve şöyle devam etti: "Günümüzde toplumlar gerçekleri kabullenmek cesaretini göstermelidir. Gerçeği söylemek ve özür dilemek bazı hallerde daha onurlu bir davranıştır"...
* * *
BU olayın bizi ilgilendiren birçok yanı var.
  • Fransa, hedef olduğu katliam veya soykırım suçlamaları karşısında, bunu kabul etme veya özür dileme anlamında resmi bir tavır almaya yanaşmıyor ve gerçeklerin ortaya çıkarılması işinin tarihçilere bırakılması gerektiğini savunuyor.

  • Aynı Fransa, Ermeni soykırımı iddiaları karşısında buna ters düşen bir tavır takınıyor. Fransız parlamentosu "Ermeni soykırımı"nı kabul eden bir karar çıkarıyor. Fransız mahkemesi, soykırımın olmadığını savunan bir tarihçiyi yargılayıp mahkûm ediyor... Türkiye'nin soykırım iddiaları üzerinde tarihçilerin bir çalışma yapması çağrısı da Fransa'da dikkate alınmıyor...
  • Fransız "resmi" görüşüne göre, Cezayir'de 1945'te olanlar, Fransız yönetimine karşı bir "ayaklanmayı bastırmayı" hedefliyordu. Fransızlar Anadolu'daki ayaklanmayı dikkate almadan, Osmanlı devletini olanlardan sorumlu tutuyor.
  • 8 Mayıs 1945'in yıldönümü, Fransa'da hararetli bir tartışma başlattı. Bu da olayın olumlu yanı... Birçok Fransız aydını, akademisyeni, yazarı -hatta politikacısı ve diplomatı- Fransa'nın geçmişiyle yüzleşmesi ve gerçeği kabullenmesi gerektiğini savunuyor. "Le Monde"un yazdığı gibi "Selif ve Guelma'daki katliamlar, sessizlik duvarını delmeye başlıyor. Resmi laflar, geçmişin üzerine bir perde çekemez artık"...


  • skohen@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Öcalan'ı yeniden yargılamak
    ÖCALAN, ömür boyu hapse mahkûm edildikten son...
    Çetin ALTAN
    Elektrik kesintilerine karşı çırpınıp durma...
    Bir gün Türkiye'de de, adam başına düşen yıll...
    Melih AŞIK
    Yıldız'ın istifası
    Başbakan Tayyip Erdoğan, son enerji yolsuzluğ...
    Fikret BİLA
    Çiçek: 'Öcalan'la ilgili değişiklik yok'
    Abdullah Öcalan'ın yeniden yargılanmasına eng...
    Hasan CEMAL
    Alternatif yokluğu
    Kemeraltı'nda zirai ilaç satıyor. Ve yakınıyo...
    Yılmaz ÇETİNER
    Vehbi Koç'la niçin ortak olamadım?
    Rahmetli Vehbi Koç 1970'lerin o karışık günle...
    Güneri CIVAOĞLU
    HAYIR için EVET
    Türkiye'nin AB üyeliği Fransa'daki referandum...
    Can DÜNDAR
    'AKP, İslami bir ülkenin en demokratik partisi'
    George Soros, 30 yıl önce 5 parasız çıkmış yo...
    Hurşit GÜNEŞ
    Dış açık sorun, ama tahminler abartılı
    Geçen hafta Merkez Bankası bu yılın ilk üç ay...
    Doğan HEPER
    İyi günde, kötü günde 40 yıl
    MİLLİYET'in 55. yılı hafta sonunda kutlandı v...
    Semih İDİZ
    Hırvat sendromu bize de bulaşır mı?
    Avrupa Birliği'nin Zagreb Büyükelçisi Jacques...
    Sami KOHEN
    Gerçeğin iki yüzü...
    BASINA pek yansımadı, ama İkinci Dünya Savaşı...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Gerek kalmayana kadar birileri devlet adına laikliği koruyacak
    Danıştay'ın kuruluş yıldönümünde Danıştay Baş...
    Hasan PULUR
    Erbakan Hoca ve Engin Ardıç...
    BİLİRSİNİZ, "Kaçan balık büyük olur!" derler....
    Derya SAZAK
    DYP kongresi
    Son aylardaki 'milliyetçi yükseliş', AKP karş...
    Meral TAMER
    Milli Eğitim Bakanlığı eşittir 2 Yunanistan
    1 milyon personel...
    Güngör URAS
    Yabancılar bankalarımızı sevmeye başladı
    BDDK Başkanı, "Bankacılık sektöründe yabancı ...
    Serpil YILMAZ
    Mahmut Yıldız'a ikinci suç duyurusu
    Silvan Cumhuriyet Savcılığı'na yaptığı suç du...
    M. Ali BİRAND
    Türkiye Apo kararına uyacak
    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bugün Öcalan...

    © 2005 Milliyet