Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Mayıs 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gerek kalmayana kadar birileri devlet adına laikliği koruyacak


Danıştay'ın kuruluş yıldönümünde Danıştay Başkanı'nın yaptığı konuşmada, son günlerde yeniden alevlenen "AKP-yargı" tartışmasının nedenleri hakkında önemli ipuçları var.
Danıştay Başkanı, konuşmasının bir yerinde şöyle diyor:
"Cumhuriyetimizin vazgeçilmez temel değeri olan laiklik, kendisine yönelik saldırı ve akımlara karşı sahipsiz bırakılamaz. Toplumsal barışın, ulusal birlik ve beraberliğin vazgeçilmez koşulu olan laikliği yıkmayı hedefleyen eylemlere, açıklamalara ve her türlü yönlendirmelere hoşgörü gösterilmemeli, laiklik kötü odakların emellerine karşı korumasız bırakılmamalıdır. Laik rejimi koruma ve kollama görevinin, devletin tüm organ ve kurumlarının ortak görevi olduğu gerçeği unutulmamalıdır."

Yargıtay'ın gerekçesi
Dünkü Radikal'de de Mehmet Şevket Eygi'nin laiklik karşıtı bir yazısı ile ilgili olarak Yargıtayca verilen onama kararının gerekçesi açıklanıyordu.
Ülkedeki tüm mahkemeleri bağlayan kararın gerekçesinde de şöyle bir bölüm var: "Ülkemizdeki laiklik kavramı diğer ülkelere göre farklıdır. Kökten dinciliğin egemen olduğu ülkelerde insan hakları araç olarak kullanılmakta, kimilerince bir hedef, kimilerince bir sorun olarak nitelendirilen türban, ülkemizde kamu düzenini bozan eylemlere konu olmaktadır. Türbanın sistem ve hukuksal gerçeklik karşısında düşünce veya din ve vicdan özgürlüğü kapsamında kalmadığı tartışılmaz bir hukuksal gerçekliktir. Sanık, türbana özgürlüğü savunmakta, türban yasağı uygulayanları ve laikleri dinsiz olarak niteleyerek, şeriatı gerçekleştirmek amacıyla söylemini kin ve nefret içerecek şekilde ortaya koymaktadır."

Her şey laikliğe bağlı
Danıştay Başkanı'nın sözleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun gerekçeli kararı birlikte okunduğunda, AKP'deki bir kısım çevrenin yargının bağımsızlığından neden şikâyetçi oldukları da ortaya kendiliğinden çıkıyor.
Bunu söylerken "AKP içindeki herkes şeriatçıdır" gibi bir düşüncemin olmadığını da söylemeliyim.
Elbette böyle bir şey yok, ancak şunu söyleyebiliriz: Laik sistemin korunması için yapılması gerekenler konusunda devletin bazı organları ile AKP hemfikir değil..
Bugün Türkiye'yi gelişmiş dünyanın bir parçası haline getirebilmek, her şeyden önce rejimin laik niteliğini koruyabilmekle ilişkili oysa..
Rejimin laik niteliğini koruyamadığınız zaman, varabileceğiniz yer Ortadoğu'nun totaliter rejimlerinden biri olabilir.
Ne Avrupa Birliği'ne girebilirsiniz, ne de ülkenin ekonomik gelişmesi için ihtiyaç duyduğu huzurlu ve demokratik ortamı yaratabilirsiniz.

Elle tutulur tek sınır
Dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde düşünce özgürlüğünün bir tek elle tutulur sınırı var: Düşüncelerinizi başkalarına zorla kabul ettirmeye kalkmayacaksınız!
Her gün yayımlanan "İslamcı" gazetelerdeki köşeleri dikkatle okuyanlar, ifade edilen görüşlerin demokratik bir fikir açıklamadan ibaret olmadığını iyi görüyorlar.
O köşelerde açıklanan şeriatçı görüşlere hakim olan tahakkümcü, zorlayıcı ve baskıcı ifadeleri bu nedenle "düşünce özgürlüğünün sınırları" içinde görebilmek de mümkün değil...
Hiç kuşku yok, Türkiye demokrasisi geliştikçe, Türkiye'deki her birey demokrasi fikrini içselleştirdikçe birilerinin devlet adına ortaya çıkıp laikliği korumasına da gerek kalmayacak.
Ancak o zamana kadar devlet kurumlarının bu tür hassasiyetlerini açıkça ifade etmelerinden de gocunmamalıyız.

mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Öcalan'ı yeniden yargılamak
ÖCALAN, ömür boyu hapse mahkûm edildikten son...
Çetin ALTAN
Elektrik kesintilerine karşı çırpınıp durma...
Bir gün Türkiye'de de, adam başına düşen yıll...
Melih AŞIK
Yıldız'ın istifası
Başbakan Tayyip Erdoğan, son enerji yolsuzluğ...
Fikret BİLA
Çiçek: 'Öcalan'la ilgili değişiklik yok'
Abdullah Öcalan'ın yeniden yargılanmasına eng...
Hasan CEMAL
Alternatif yokluğu
Kemeraltı'nda zirai ilaç satıyor. Ve yakınıyo...
Yılmaz ÇETİNER
Vehbi Koç'la niçin ortak olamadım?
Rahmetli Vehbi Koç 1970'lerin o karışık günle...
Güneri CIVAOĞLU
HAYIR için EVET
Türkiye'nin AB üyeliği Fransa'daki referandum...
Can DÜNDAR
'AKP, İslami bir ülkenin en demokratik partisi'
George Soros, 30 yıl önce 5 parasız çıkmış yo...
Hurşit GÜNEŞ
Dış açık sorun, ama tahminler abartılı
Geçen hafta Merkez Bankası bu yılın ilk üç ay...
Doğan HEPER
İyi günde, kötü günde 40 yıl
MİLLİYET'in 55. yılı hafta sonunda kutlandı v...
Semih İDİZ
Hırvat sendromu bize de bulaşır mı?
Avrupa Birliği'nin Zagreb Büyükelçisi Jacques...
Sami KOHEN
Gerçeğin iki yüzü...
BASINA pek yansımadı, ama İkinci Dünya Savaşı...
Mehmet Y. YILMAZ
Gerek kalmayana kadar birileri devlet adına laikliği koruyacak
Danıştay'ın kuruluş yıldönümünde Danıştay Baş...
Hasan PULUR
Erbakan Hoca ve Engin Ardıç...
BİLİRSİNİZ, "Kaçan balık büyük olur!" derler....
Derya SAZAK
DYP kongresi
Son aylardaki 'milliyetçi yükseliş', AKP karş...
Meral TAMER
Milli Eğitim Bakanlığı eşittir 2 Yunanistan
1 milyon personel...
Güngör URAS
Yabancılar bankalarımızı sevmeye başladı
BDDK Başkanı, "Bankacılık sektöründe yabancı ...
Serpil YILMAZ
Mahmut Yıldız'a ikinci suç duyurusu
Silvan Cumhuriyet Savcılığı'na yaptığı suç du...
M. Ali BİRAND
Türkiye Apo kararına uyacak
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bugün Öcalan...

© 2005 Milliyet