|
Erbakan Hoca ve Engin Ardıç...
BİLİRSİNİZ, "Kaçan balık büyük olur!" derler...
Kaçan balığın arkasından da konuşmayı pek severler:
"Biz onun cemaziyelevvelini biliriz!"
Bilirler ama söylemezler, ya da gerektiği zaman söylemezler.
Adam iktidardayken, mevki, makam, rütbe sahibiyken konuşmazlar da, düşünce ya da saf değiştirince esip savururlar.
***
GEÇEN gün "Milli Çözüm" dergisinde "Erbakan'a Minnettarız!" diye bir yazı vardı:
"Dört partini kapattılar, kırk mahkeme açtılar, ceza üstüne ceza yağdırdılar, zindanlara soktular, siyasi yasaklar koydular, dünyayı ele dolayan siyonist mihraklar 28 Şubatçıları kışkırtıp üzerine saldırdılar. Ancak sen asla yılmadın, yorulmadın ve yıkılmadın (...) Yarım asırdır, hak çizgisinden, döneklik ve ödleklik yapmadın, bu güne kadar dimdik ayakta kaldın, hiç sarsılmadın."
Allah her iktidar düşkününe böyle vefakâr dostlar ihsan eylesin!
***
BURAYA kadar tamam da, bundan sonrası bir tuhaf...
Erbakan'a ihanet edenler anlatıyor, tek tek sayılıyor:
"Bunların bazılarını mahalle bekçisi bile yapmazlarken, sen milletvekili yaptın...
Onların amele çavuşluğuna bile reva görmediklerini sen bakan yaptın...
Başkalarının çöpçü başı bile atamadıklarını sen belediye başkanı yaptın...
Ama ne kadar acıdır ve yüreklerimizi yakıcıdır ki, bunların birçoğu, kerameti kendilerinden zannetmekten ve sonunda davasına ve Hocasına hıyanetten sakınmadılar, sıkılmadılar!.. Hazmedemeyip kustular!.. Yine de oralı olmadın, aldırmadın!..
Bu tiyniyetsiz tiplerin, önemli bir kısmından; maalesef Zatınızı topluma: "Olduğundan farklı, aykırı ve hatta huzursuzluk kaynağı ve baş belası!" gibi yanlış tanıtmaktan başka bir fayda da bulamadın!..
Ellerine fırsat geçtikçe, size haksızlık, hatta hayasızlık etmekten çekinmeyen yazar-çizer takımına; bütün bu yaptıklarına ve bozuk kafa yapılarına rağmen; yine de acıyıp, gazetenin, TV'nin kapılarını açtın... Köşe ve kaşe sahibi yaptın..."
***
EEEE, bunlar doğruysa, kim bunların sorumlusu?
Mahalle bekçisi bile olamayacakları milletvekili yapan kim?
Erbakan Hoca!
Amele çavuşluğu bile reva görülmeyenleri bakan yapan kim?
Erbakan Hoca!
Davaya ve Hocalarına ihanetten sakınmayanlara aldırmayan kim?
Erbakan Hoca!
O kadar meziyeti olan Erbakan Hoca bunları tanıyamamış mı?
Demek tanıyamamış!
O halde bunlara kızacağınıza, çuvaldızı onlara batırırken Erbakan Hoca'ya da bir iğneyi çok görmeyin.
***
DİPNOT - Engin Ardıç, salı günkü yazısına şöyle başlamış:
"Hep bilinir: İkinci Dünya Savaşı'na girmediği için, İnönü'ye milletin erkekliğini öldürdü diye kızarlardı...
O da bir çocuğa, evet öyle yaptım ama, seni de babasız bırakmadım, demişti hani...
Hep bilinir, dedim ama Hasan Pulur'dan başkası bilir mi, bilmem."
Allah razı olsun, bizim de bir şeyler bilebileceğimizi Engin Ardıç kabul etti, hakkımızı teslim etti.
Evet, İsmet İnönü'ye "Bizi savaşa sokmayıp, milletin erkekliğini öldürdün!" diyen hafızamızda iki isim var ama, yanılıp haksızlık etmeyelim diye yazmıyoruz, ama o lafın söylendiği kesin.
Hatta İsmet Paşa'nın bedenine saman doldurup denize atmayı bile teklif eden vardı; İzmirli bir Demokrat...
İsmet Paşa Balıkesir'e giderken Demokratlar yolunu kestiler, önüne bir kız çocuğu bırakıp, "Bize şekeri beş liradan yedirdin!" diye bağırttılar. İsmet Paşa da, "Ama seni babasız bırakmadım!" diye Türkiye'yi İkinci Cihan Savaşı'na sokmadığını belirtti.
Hatırladıklarımız bunlar, inşallah Engin Ardıç'ın güvenini boşa çıkarmamışızdır.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|