|
 |
|
|
Ata'dan okuma dersleri
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Harp Akademileri Komutanlığı'ndaki konuşmasında Atatürk'ün okuduğu filozof ve yazarları anlatırken çarpıcı değerlendirmeler yaptı
Fotoğraf: Garbis Özatay
İnceden inceye okunan 4 bini aşkın kitap
Bir idealistin oluşmasında kitap kültürü gerçekten önemlidir. Atatürk'ün okudukları ile reformları, devrimleri arasında direkt bir ilişki vardır. O'nun salt bir olayın ya da bir düşünce akımının izleyicisi olmadığı, değişik görüş ve düşüncelerden kendine özgü bir senteze ulaşmış olduğu dikkat çekmektedir. Atatürk'ün askerlikten tarihe, dilden uygarlıklara, sosyolojiden psikolojiye, felsefeden ekonomiye kadar uzanan ilgi alanının genişliğini ve okuduğu düşünür ile yazarları en iyi anlatan kaynak özel kitaplığıdır. Kısa bir yaşama sığdırılan ve üzerine not düşülecek kadar inceden inceye okunan 4000'i aşkın kitap... Şimdi şu soruyu sormak uygun olacaktır: "Yaşamış ve yaşamakta olan devlet adamı ve liderlerden, hepsi sorgulanmak ve dikkatle okunmak şartıyla, bu kadar geniş özel kitaplığa sahip olan kaç kişi sayabiliriz?"
49 günde 5 kitap okudu
Mustafa Kemal, XVI. Kolordu Komutanı iken kendi anı defterindeki kayıtlara göre, 49 günde şu kitapları okumuştur: Namık Kemal'in "Osmanlı Tarihi", Mehmet Emin'in "Türkçe Şiirler", Tevfik Fikret'in "Rübab-ı Şikeste", Georges Fonsegrive'in "Felsefe" ve Alphonse Daudet'nin "Sapho" isimli kitapları.
Rabyonalizm ve Pozitivizm için Descartes, Kant ve August Comte
Atatürk'ün düşüncelerinde ve gerçekleştirdiği "Türk Devrimi"nin temellerinde büyük ölçüde rasyonalizm ve pozitivizmin izleri bulunmaktadır. Rasyonalizmin önemli temsilcilerinden Descartes'ın "Metot Üzerine Konuşmalar" kitabı Atatürk'ün isteğiyle Türkçeye çevrilerek basılmıştır. Rasyonalizmin diğer önemli temsilcisi olan Kant'ın eserlerinden "Kant ve Felsefesi" adlı inceleme de yine o dönemde yayımlanmıştır. Pozitivizmin öncüsü Auguste Comte da incelediği düşünürler arasındadır.
Rousseau'dan Cumhuriyet, Montesquieu'den monarşi
Kendi düşünce ağının oluşmasında Atatürk'ün en çok yararlandığı düşünürlerin başında, Jean Jacques Rousseau gelmektedir. Rousseau'nun, birey özgürlüğüne önem vermesi ve toplumda siyasal rejim olarak cumhuriyetçi olması, Mustafa Kemal için çok önemliydi. Diğer önemli olan husus ise Rousseau'nun, birey için özgürlüklerin "mutlak olamayacağı", sınırları olabileceği ve sınırların ise yasalarla tayin ve tespit edilebileceği ve böylece yasalara itaat eden her insanın aslında kendine itaat etmiş olacağı görüşüydü. "Toplum Sözleşmesi"ni dikkatle okuyup işaretlediğini görüyoruz. Ayrıca, milletvekillerine Rousseau'yu baştan sona okumalarını önermektedir. Bununla birlikte O'nun Montesquieu'nün "Yasaların Ruhu" adlı ünlü yapıtını da incelemekten geri kalmadığını biliyoruz. Bir taraftan Rousseau'dan "cumhuriyet", diğer taraftan Montesquieu'dan "monarşi" okumaktadır.
Ziya Gökalp ve Durkheim'dan sosyoloji
Atatürk'ün düşünce yapısı üzerinde Ziya Gökalp'in özel ve önemli bir yeri olduğu da kuşkusuzdur. Düşünceleri ve uygulamaları arasında benzerlik ve uyumun yanı sıra, önemli ayrılıkların olduğu da bir gerçektir. Atatürk, önemli düşünürlerden Durkheim'ın düşüncelerini yalnızca Ziya Gökalp'ten öğrenmekle yetinmeyip doğrudan Durkheim'ın kitaplarına da değinmiştir. Türk ve İslam tarihi üzerine farklı düşünürlerin kitaplarına da önem verdiğini görmekteyiz. Böylece farklı düşünceleri inceleyerek objektifliği yakalamıştır.
Wells'ten dünya tarihi
Dünya tarihine ilişkin George Wells'in "Tarihin Ana Hatları" kitabı üzerinde çok durmuştur. Bir konuşmasında "Wells'in, 'Birleşik Dünya Devleti' kurma düşünün, tatlı bir düş olduğunu yadsıyacak değiliz", derken "Olabilir ki bir sıra bölgesel birleşmeler yapılabilir" düşüncesini dile getirmiştir. Atatürk, Gobineau'nun "İnsan Irklarının Eşitsizliği Üzerine Deneme" başlıklı kitabını da incelemiştir. Kitap üzerine koymuş olduğu işaretlerden Gobineau'nun görüşlerine katılmadığı anlaşılmaktadır. Atatürk'ün "millet" tanımında Ernest Renan'ın ve Eugene Pittard'ın görüşlerine katıldığını biliyoruz. Bunda adı geçen düşünürlerin "ırkçı" olmayışları önemli rol oynamaktadır. Düşünürler millet tanımını, antropolojik bir kavram olarak değil, dil ve kültüre, ülkü birliğine bağlı bir kavram olarak görmektedirler. Bu düşünce biçimi de Atatürk'ün milliyetçilik anlayışını tanımlamaktadır.
SERGİLENDİ
Anıtkabir Derneği tarafından yayımlanan, Atatürk'ün okuduğu kitaplar ve altını çizdiği bölümlerden oluşan 24 ciltlik "Atatürk'ün Okuduğu Kitaplar", Harp Akademileri omutanlığı'ndaki sempozyuma katılanlara sergilendi. Atatürk'ün bugüne dek okuduğu tespit edilen yaklaşık 4 bin kitaptan seçilen bölümlerin yer aldığı sergi ilgiyle incelendi.
|
|
|

|