|
 |
|
|
Şalk: Sonuç değişmez
Öcalan duruşmasında görev yapan eski DGM Savcısı Talat Şalk, "Öcalan yeniden yargılansa da sonuç değişmez ama Türkiye'de çalkantılara neden olur" dedi
Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Yüksel Ersoy: "Chamber" dedikleri, 17 kişinin bir masa etrafında toplanarak verdikleri bu karar kesindir. Ancak, verilen kararda gösterilen gerekçeler, yargılamanın esasıyla ilgili değil, daha çok usule ilişkindir. Örneğin, gerekçede belirtilen askeri hâkim, Öcalan yargılanırken heyetten çıkarılmıştır. Ardından ölüm cezaları yasalarımızdan kaldırılmıştır. Öcalan hakkında yargılamanın yenilenmesi kararı verilse de, bu yargılama usule ilişkin eksiklerin giderilmesi yönünde olacaktır. Yargılamada kararın aksi yönde çıkacağı gibi bir sonuç doğurmayacaktır.
Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun: AİHM'nin kararı esasa değil usule ilişkin. Kararın farklı çıkması beklenemezdi. Türkiye, yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadan da yeniden yargılamayı yapabilir. Anayasa'daki değişiklikle uluslararası hukukun iç hukuktan daha üstün olduğunu kabul ettik.
Duruşmada görev yapan eski DGM savcısı Talat Şalk: Yargılanma sırasında Öcalan'ın avukatlarına yeterli zaman tanınmadığı görüşüne katılmıyorum. Mahkeme, iddianameyi ve mahkeme evrakını iki gün içinde avukatlara verdi. İlk duruşmanın yapıldığı 31 Mayıs 1999'dan önce avukatlara iddianame ve evrakı okuma olanağı sağlandı. Yeterli tanık dinlenmediği görüşüne de katılmıyorum. Mahkeme sırasında bir hak ihlali söz konusu değil. Öcalan ilk duruşmada suçunu kabul etti. PKK örgütünü kurduğunu, eylem emirlerini verdiğini, Türkiye'de ayrı bir Kürt devleti kurulmasını istediğini belirtti, ancak bunun imkansız olduğunu sonradan fark ettiğini söyledi. Öcalan yeniden yargılansa da sonuç değişmeyecektir. Ama bu Türkiye'de büyük çalkantılara neden olur.
Avrupa İşkence ve Fena Muameleyi Önleme Komitesi üyesi Sefa Reisoğlu: CMUK'ta 'Eğer bir ceza hükmü AİHM ilkelerine aykırıysa ve bu kesinleşmiş bir kararla belirlenirse bu yargılama sebebidir' şeklinde madde var. Yeni CMK'da da, yeniden yargılama için kesinleşmiş kararın Şubat 2003'ten önce verilmiş olması gerektiği ve AİHM'ye bu tarihten önce başvurulması gerektiği yolunda sınırlayıcı hükümler var. Bu aslında Öcalan'ın hedeflendiğini gösteriyor.
|
|
|

|