Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Mayıs 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yeni bir stand-by ve yeni bir program


IMF ile yeni bir stand-by dönemi başladı. Her anlaşmanın başında olduğu gibi oldukça ayrıntılı bir eki olan niyet mektubu kamuoyuna açıklandı. Bununla birlikte yayımlanan bir diğer önemli belge de anlaşmanın onaylandığına dair IMF'nin basın açıklaması. Bu belgede hem makroekonomik verilere ilişkin en son gerçekleşmeler ve hedefler hem de önümüzdeki dönemde uygulanacak ekonomi politikalarının genel çerçevesi yer alıyor. Her iki belgenin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Öncelikle IMF tarafından kamuoyuna ilk defa açıklanan bazı ekonomik veriler ve politikalar üzerinde durmak istiyorum.

GSMH ve kur
2005 yılı programında öngörülen YTL cinsinden GSMH rakamında bir değişiklik olmazken dolar cinsinden GSMH 298.4 milyardan 349 milyara yükseltilmiş. Bu programda 1.611 YTL/$ olması öngörülen 2005 yılı ortalama kurunun yeni programda 1.378 YTL/$'ye indirildiğini gösteriyor. 2004 yılındaki ortalama kur ise 1.422 YTL/$. Yani bu yıl da TL'nin nominal olarak yüzde 3.1 değer kazanması öngörülmüş. 0ysa hem basın açıklamasında hem de niyet mektubunda Türkiye'nin uluslararası rezervlerini güçlendirilmesine yapılan vurgu 2005 yılında daha radikal bir rezerv politikası izleneceği izlenimini veriyor. Nitekim performans kriterlerinde TCMB'nin net rezervlerini 2005 yılında en az 3.6 milyar $ artırması öngörülmüş. Buna rağmen TL'nin nominal olarak değer kazanacağı beklentisi programın temel varsayımlarından birinin uluslararası sermaye girişlerinin 2005 yılında da oldukça yüksek gerçekleşeceği olduğunu gösteriyor. Diğer taraftan basın açıklamasında rezervlerin ekonomiyi beklenmeyen dış gelişmelere karşı güçlendirilmesi için artırılacağı vurgulanırken, niyet mektubunda Türkiye'nin IMF'nin mali desteğine ihtiyaç duyulamayacak bir duruma gelmesi için rezervlerin güçlendirileceği söyleniyor.

Cari açık
Kurdaki bu gelişmeye rağmen 2004 yılında GSMH'nin yüzde 5.1'i seviyesinde gerçekleşen cari açığın bu yılın sonunda yüzde 4.4'e gerilemesi bekleniyor. Yani geçen yıl sonunda 15.5 milyar dolar olan cari açığın 2005 sonunda 15.4 milyar dolara inmesi bekleniyor. Oysa mart sonunda yıllık cari açık 16.5 milyar dolara ulaştı. Öngörülen kur tahmini ile cari açığın yılın kalan 9 ayında 1 milyar dolardan fazla gerilemesi için talebin oldukça radikal bir biçimde kısılması gerekiyor. Bu çok gerçekçi değil. Cari açığın ağırlığı konusunda basın açıklaması ile niyet mektubu arasında farklılık var. Basın açıklamasında cari açığın sürdürülebilir seviyelere çekilmesi kısa vadede çözülmesi gereken makro ekonomik sorunların başında görülüyor. Niyet mektubunda ise cari açığın azaltılmasına vurgu yapmak yerine öngörülen maliye politikalarıyla cari açığın kontrol altında tutulacağı söyleniyor.

Faiz dışı fazla
2004 yılında faiz dışı fazlanın GSMH'ye oranının yüzde 6.9'a ulaştığı açıklanıyor. 2003'te bu oran yüzde 6.2 imiş. 2004 yılındaki iyileşmenin bütçe dışındaki kamu kuruluşlarından kaynaklandığı aşağıdaki tablodan görülüyor.
Bütçe dışında kalan KİT, Mahalli İdareler ve diğer kamu kuruluşlarına ait rakamlar Hazine tarafından açıklanmadığından bunun nereden kaynaklandığını bilemiyoruz. Bu yıl ise faiz dışı fazlanın GSMH'ye oranının yüzde 6.5'e gerileyeceği öngörülmüş. Tabii detayda dengeleri görmedik ancak bu rakamların inandırıcılığı için bütçe ödeneklerinin süratle revize edilerek dövizli harcamaların yeni ortalama dolar kuruyla hesaplanması ve YTL karşılıklarının düşürülmesi gerekiyor.
Dövizli harcamaların tavanları aşağı çekilmez ise ithalat vergilerinde ortaya çıkacak kayıpların nasıl dengelendiğinin kamuoyuna açıklanması lazım. Diğer taraftan faiz dışı harcamaların GSMH'ye oranının bir yıl önceye göre 0,4 puan geriliyor olmasının cari açığın kontrolünü nasıl sağlayacağı da tartışılmalı.
Niyet mektubunda dikkati çeken bir diğer konu ise IMF uzman raporlarının yayımlanmasına dair verilen taahhüt. Uzman raporlarında IMF teknik heyetinin ekonomiye ilişkin niyet mektubundan bağımsız değerlendirmeleri yer alır. Bu raporlar normalde Hükümet isterse yayımlanır. Burada önceden alınan bu taahhüdün IMF'nin saydamlık endişesini aşan bir anlamı olabilir mi?

Faiz dışı fazla /GSMH
%200320042005
BÜTÇE5.05.15.1
BÜTÇE DIŞI1.21.81.4
T0PLAM6.26.96.5


Sonuç
Yeni stand-by anlaşmasına konu olan ve önümüzdeki üç yılın ekonomi politikalarını belirleyen programın önde gelen amaçlarının; insanların yaşam standartlarını yükseltecek, işsizliği azaltacak, AB'ye yakınsamayı kolaylaştıracak ve IMF programından çıkmayı sağlayacak sürdürülebilir bir büyüme ortamı için gerekli şartları yerine getirmek olduğu açıklanıyor.
Ancak cari açığın sürdürülebilir seviyelere indirilmesinde kuru ihmal eden ve iç talebin kontrolüne ağırlık veren politikaların mevcut şartlarda işsizlik sorununu çözmek yerine daha da ağırlaştıracağı açıktır.
Diğer taraftan mektupta yer almasa da emek piyasasını esnekleştirme tedbirlerinin bu makroekonomik çerçevede çok kısa vadede gündeme gelmesi söz konusudur. İstihdam üzerindeki vergilerin azaltılmasına ilişkin oyun alanını mevcut kamu dengesi daralttığından, yük çok şiddetli bir biçimde kazançların ve iş güvencesinin azaltılmasına dönük tedbirlere binecektir. Hükümetin bu konuda tüm sosyal kesimlerin desteğini alacak bir uzlaşma sağlaması da giderek zorlaşmaktadır. İşsizlikteki artışın veya uzlaşmaya dayanmayan çözümlerin yaratacağı sosyal gerginlikler önemli bir risktir.
Yüzde 5 büyüme, yüzde 4.4 cari açık/GSMH oranı, 1.378 YTL/$'lik ortalama kur ve yüzde 6.5'lik faiz dışı fazlanın birlikte gerçekleşmesi adeta Colomb'un yumurtasının dik durmasına benziyor.
Diğer taraftan niyet mektubu ile IMF'den yapılan basın açıklamasında yukarıda altını çizdiğim farklar Hükümetle IMF arasında ekonomideki kırılganlıklara ilişkin değerlendirmelerde görüşlerin tam da örtüşmediğini gösteriyor. Uzman raporlarının yayımlanmasına ilişkin taahhüdün de IMF'nin bu değerlendirme farklarını kamuoyuna duyurma ihtiyacından kaynaklanması söz konusu olabilir.
Diğer taraftan niyet mektubunda yer alan uluslararası rezervlere ve mali sistemin denetim ve gözetimine ilişkin tedbirler sermaye hareketlerinin etkilerinin kontrolünde daha etkili bir tavır alma arzusunu da yansıtıyor. Ancak sonuçta kamunun finansmanı endişelerinin, sermaye hareketlerini yönetememenin reel sektörde yol açtığı kırılganlıklara karşı ağır bastığı ve büyüme ve istihdama yapılan vurgunun sözde kalma riskinin yüksek olduğu bir program karşısındayız.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Toplum ve 'kurumlar'
İZZET Baysal Üniversitesi Rektörü'nün Başbaka...
Çetin ALTAN
Goool...
Türkiye Kupası finalinde Galatasaray'ın, Fene...
Melih AŞIK
Yıldız'a devam...
Eski CHP Genel Sekreteri Ertuğrul Günay'la ho...
Fikret BİLA
Turgut Okyay'ın AİHM'ye yanıtı
Abdullah Öcalan'ı, İmralı'da yargılayıp mahkû...
Hasan CEMAL
Söylenseler de 'AKP' diyorlar
Aydın deyince Adnan Menderes geliyor akla, Tü...
Güneri CIVAOĞLU
Makulü normal
Abdullah Öcalan için "sirk aynaları" kullanma...
Can DÜNDAR
Nerede devrim var, Kızıl milyarder orada
İlerde Demir Perde'nin çöküş tarihini yazacak...
Abbas GÜÇLÜ
Rektör - Başbakan kavgası
Bolu'daki fırtına neyin habercisi? Başbakan E...
Hurşit GÜNEŞ
Yeni stand-by'ın anlamı
Önceki gece IMF yönetimi üç yıllık bir stand-...
Sami KOHEN
Hukuki mi, siyasi mi?..
AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Öca...
Mehmet Y. YILMAZ
Çorumlunun yaptığını kim yapar?
Hititler ile Eski Mısırlılar üç bin yıl önce ...
Faik ÖZTRAK
Yeni bir stand-by ve yeni bir program
IMF ile yeni bir stand-by dönemi başladı. Her...
Hasan PULUR
Atatürk ve Papa...
BAZILARI, Atatürk'ün adını Ermeni soykırımı k...
Derya SAZAK
Adil yargılanma
Öcalan davası nedeniyle tartışılan 'adil yarg...
Meral TAMER
Macarlar yılda kaç çift çorap giyer?
Sabahın 5.30'u. Başbakan Erdoğan'la birlikte ...
Ece TEMELKURAN
Işıklı bahçe
Şehrin bir yerinde bir ev var mutlaka. Önünde...
Güngör URAS
'IMF'ye selam' kemer sıkmaya devam
Hükümetin IMF'ye verdiği, IMF'nin de onayladı...
M. Ali BİRAND
Apo üzerinden politik oyunlar
Bu işin ayağımıza dolaşacağı daha ilk gününde...

© 2005 Milliyet