|
Macarlar yılda kaç çift çorap giyer?
Erdoğan, uçağına almadığı işadamlarının gönlünü aldı. Önce onlarla toplantı yaptı, sonra resmi temaslarına başladı. AİHM'nin kararı duyulunca, gündem Macaristan'dan Türkiye'ye dönüverdi
BUDAPEŞTE
Sabahın 5.30'u. Başbakan Erdoğan'la birlikte Macaristan'a gidecek işadamları ve gazeteciler, birer ikişer Atatürk Havalimanı'nın VİP salonunda toplanıyor. Uçağımızın rotası önce Ankara, oradan Budapeşte.
Uçağımız 45 dakika gecikmeli kalkıyor. Son dakikada uçağa binen konuk, özellikle nakliyecileri pek sevindiriyor. Meğer Türkmenistan'dan dönen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 7.15 uçağında yer olmadığı için bize katılmış. Uluslararası Nakliyeciler Derneği Başkanı Çetin Nuhoğlu, Avrupa ülkelerine geçişte transit ülke olan Macaristan'ın Türk nakliyecilere koyduğu engelleri, Başbakan'dan önce bakana anlatma fırsatı buluyor böylelikle.
Ankara ekibi de gelince bizim özel uçak, Odalar Birliği toplantısına dönüşüveriyor. TOBB Başkan Vekili Halim Mete, Kayseri Sanayi Odası'nın yeni Başkanı Mustafa Boydak, Denizli Ticaret Odası Başkanı Mehmet Yüksel, Rize Ticaret Borsası Başkanı Tahsin Sancak, İTO'dan Ali Kopuz, Mehmet Sadi Okul, Mehmet Gürbüz Aksu...
Anadolu Kaplanı
İstikbal yatakları, Bellona, Anadolu Finans'ın sahibi KSO Başkanı Boydak, kutlamaları kabul ediyor. Büyük işadamı, gerçek Anadolu Kaplanı diye tanıtılınca, ben sorularımı peşpeşe sıralıyorum ve her birine de anlamlı kısacık yanıtlar alıyorum:
Sizin Kayseri aldı yürüdü Daha iyi olabilirdi Ya ülke ekonomisi? Ekonomi çok iyi gidiyor. Zaten göstergeler de ortada... Pekiyi sizin işleriniz? Bizimkisi normal!
Uçağımızda DEİK İcra Kurulu Başkanı Rona Yırcalı, Türk - Macar İş Konseyi Başkanı Tuğrul Erkin, Feniş'in sahibi Sedat Aloğlu gibi eski tanıdıklar ve Türkiye İhracatçılar Meclisi TİM'den Seyahat Acenteleri Birliği TURSAB ve Müteahhitler Birliği'ne sektör temsilcileri de var. Medya ordusu olarak tam 40 kişiyiz. Söylemeye gerek yok. Başbakan ve yakın çevresi, tabii ki ayrı uçaktaydı.
Gündem Öcalan
Budapeşte havaalanına indiğimizde işadamlarından da ayrılarak ayrı bir otobüse bindirildik ve basın mensupları olarak bizbize kaldık. Peşpeşe açılan cep telefonlarına hep aynı mesaj düştü: AİHM, Öcalan'ın yargılanmasını.... Ve böylelikle Macaristan gezisinin daha ilk dakikasında, Türkiye'nin gündemine geri dönmüş olduk! Bu arada trafik de İstanbul'u hiç aratmayacak şekilde kilitlendi. Dahası Başbakan Erdoğan için tıpkı bizdeki gibi yolları kesmişler. Otobüsün içinde şehrin merkezinde tam aynı noktada 20 dakika bekledik. Neyse ki Başbakanımızı taşıyan otomobil eskortlarıyla birlikte yanımızdan vıııın diye rüzgâr gibi ardarda geçtiler de, trafik yeniden halka açıldı ve otelimiz Sofitel'e ulaşabildik.
Önce işadamlarıyla...
İşadamlarının, Başbakan ayrı uçakta gitti diye Tunus - Fas gezisini protesto etmeleri ve Norveç gezisine katılmamaları üzerine mükemmel bir formül bulunmuş: Havaalanından otele gelip de daha odalarımıza bile yerleşmeden Başbakan'la işadamları yarım saatlik bir toplantıda biraraya geldiler. Nuhoğlu, Türk nakliyecilerin karşı karşıya bulunduğu bezdirici sorunları, ödedikleri yüklü cezaları anlattı. TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Macaristan da ayrı vize yerine Çek Cumhuriyeti gibi Schengen'e katıldığı takdirde turizmin karşılıklı olarak artacağına işaret etti.
Kaç çift çorap dediniz?
Başbakan çoğu zaman önüne bakarak, kimi zaman da elini yanağına dayayarak dinledi anlatılanları. Bu arada bazı notlar da aldı, ama düşünceli ve canı sıkkın gibiydi. Macaristan'da yaşayan bir Türk işadamının 10 milyon nüfuslu bu ülkeye 20 milyon çift çorap sattığı iftiharla anlatıldığında ise durum değişti. Erdoğan hareketlendi, yanındakilerle fısıldaşmaya, bir takım hesaplar yapmaya başladı. Bu arada çorapçı işadamının Macaristan'daki Türkler adına kendisine vermek istediği plaket, birkaç kez tekrarlamasına rağmen güme gitti.
Toplantı bittiğinde medya mensuplarından malum soru geldi. Erdoğan da TV ekranlarının karşısında beklenen açıklamasını yaptı:
"Bu konu sadece iktidarımızın değil, tüm milletimizin aynı yöne bakması gereken bir konudur. Aynı yöne bakmak suretiyle tavrımızı netleştirebiliriz. Ola ki bu hassasiyetin aksi yönünde biri çıkarsa, yapacağı tahribatın bedelini asla ödeyemez. Hesabını da ne millete, ne tarihe verebilr. Millet olarak aynı istikamete kilitlenmemiz gerekir. AB ile ilgili hedefimiz de, milli birliğimiz de bu tür arızi sorunlardan etkilenmez."
Başbakan otelden ayrılırken yanına yaklaşıp, plaketle neden ilgilenmediğini sordum. "Vermeyi unuttular" dedi. "Ama siz de duymazdan geldiniz, galiba başka şeyle meşguldünüz," diyecek oldum. Başbakan'ın yanıtı çok hoştu:
"Yanlış hesap yapıyorlar. Adam başı yılda 2 çift çorap olur mu? Bu Macarlar bir çift çorabı 6 ay mı giyiyorlar? Her Macar, yılda en az 6 çift çorap eskitiyordur!"
mtamer@milliyet.com.tr
|
|