Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Mayıs 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Apo üzerinden politik oyunlar


Bu işin ayağımıza dolaşacağı daha ilk gününden itibaren tahmin ediliyordu. Sonunda da beklenen oldu.
Başımıza bu işi kendi kendimize açtık...
Aksini ispat edecek olan varsa beri gelsin...
Defalarca bizi uyardılar:
"Arkadaşlar yanlış uygulamalar yapıyorsunuz. DGM'lerdeki askeri yargıçları çekin, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırı davranıyorsunuz... Öcalan'ın avukatlarıyla yeterince görüşmesine izin vermiyorsunuz, avukatlara savunma için kısıtlı süre tanıyorsunuz. İlerde başınıza iş açılacak" dediler.
Hiç birini dinlemedik.
2003'te CMUK yasası çıkarken, şark kurnazlığı yapıp, Öcalan'ın bizim açıklarımızı yakalayarak Avrupa Mahkemesine başvurmasının önünü kesmek için, bir istisna maddesi koyduk. CMUK ve CMK yasaları çıkana kadar yapılmamış başvuruların kapsam dışı tutulacağını taslağa ekleyip kabul ettik. Kimin, aklına geldiyse, bu cinliğin işe yaramayacağını söyleyenleri de kovaladık.
İşte şimdi dönüp dolaşıp önümüze geldi.
Herşeyi kendimize göre ayarlamaya o kadar alışmışız ki, Uluslararası bazı dengeleri ve ilkeleri de esnekleştirebileceğimizi sandık.
İnsan Hakları Sözleşmesinin farklı yorum veya uygulamasının olamayacağını bugün adamlar kafamıza vurdular. Avrupa'ya kızmayalım. Geldiğimiz bu noktadan tamamen bizler sorumluyuz.
İşte sonuç...
AİHM Öcalan'ın adil şekilde yargılanmadığı sonucuna vardı.
Nedenleri de, bildiğimiz ancak görmezden gelip yutturacağımızı sandıklarımız:
- DGM'de askeri yargıcın bulunması...
- Öcalan'ın avukatlarıyla yeterince görüşememesi..
- İddianamenin savunmaya geç ve eksik verilmesi...
- Yakalanınca hemen hakim karşısına çıkarılmaması....
Bunlar çok kolaylıkla önlenebilecek şeylerdi. Biraz dikkat etmek yeterdi. Ayrıca unutmayalım ki, Avrupa Mahkemesi, Öcalan avukatlarının 12 ayrı itirazını da reddetmiş. Yani Türkiye, biraz gayretle temiz bir karne alabilecekken sınıfta kaldı.
Neyse, olan oldu.
Şimdi, bundan sonrasına bakalım.

ÖCALAN'I YENİDEN YARGILAMANIN NE SAKINCASI VAR?
Mahkeme, davanın esasıyla ilgili hiçbir karar vermiş değil. Yani, Öcalan'a verilen ceza tartışma konusu değil. Mahkeme sadece, adil bir yargılama olup olmadığına bakıyor.
Şimdi bu karar, Avrupa Konseyinin Bakanlar Komitesine gidecek. Türkiye'nin resmi temsilcisinin de bulunduğu bu komitede, her üye ülkenin Büyükelçileri oturuyor. Kararı da onlar verecekler. Büyük olasılıkla da, Türkiye'den Öcalan'ı yeniden yargılaması istenecek.
Bundan önce 90 PKK'lının yeniden yargılanmaları konusunda da, Avrupa Konseyi aynı kararı almış ve Türkiye'ye bildirmişti. Ankara'dan ise hiç çıt çıkmamıştı.
Şimdi, Öcalan kararıyla birlikte, geri kalan 90 davanın da yeniden görülmesiyle ilgili karar gündeme gelecek.
Eğer Türkiye, hukuk devleti olacaksa, buna uymak zorundadır.
Eğer Türkiye, yasasındaki istisna maddesini değiştirmez ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin kararını görmezden gelirse, Ankara ile Strazburg arasında büyük bir gerilim başlayacaktır. Türkiye'nin Avrupa Konseyinden ihraç edilmesine kadar gidebilecek bir sürece girilebilecektir.

MHP VE CHP'NİN İTİRAZI NEDİR?
Türkiye, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine uyum sağlamak zorundadır. Bunun başka bir çıkışı yoktur. Üstelik, zaten aynı cezayla sonuçlanacağı bilinen bir davanın tekrarlanmasına neden itiraz ediliyor, anlayabilmiş değiliz.
Leyla Zana ve arkadaşları yeniden yargılanıyorlar kim farkında? Öcalan yeniden yargılanınca ne değişecek?
MHP ve CHP'nin yapmak istedikleri çok açık. Her iki partide, sırf AKP'yi hırpalamak için kollarını sıvamış durumdalar.
Hele Baykal, AİHM'sinin Türban kararını alkışlarken, şimdi Öcalan kararına tepki gösteriyor.
Çelişkili değil mi?
Yine bir kavga imkanı bulduk ya, artık günlerce bununla meşgul olur gideriz... Olan ise, ülkenin istikrarına olur...

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Toplum ve 'kurumlar'
İZZET Baysal Üniversitesi Rektörü'nün Başbaka...
Çetin ALTAN
Goool...
Türkiye Kupası finalinde Galatasaray'ın, Fene...
Melih AŞIK
Yıldız'a devam...
Eski CHP Genel Sekreteri Ertuğrul Günay'la ho...
Fikret BİLA
Turgut Okyay'ın AİHM'ye yanıtı
Abdullah Öcalan'ı, İmralı'da yargılayıp mahkû...
Hasan CEMAL
Söylenseler de 'AKP' diyorlar
Aydın deyince Adnan Menderes geliyor akla, Tü...
Güneri CIVAOĞLU
Makulü normal
Abdullah Öcalan için "sirk aynaları" kullanma...
Can DÜNDAR
Nerede devrim var, Kızıl milyarder orada
İlerde Demir Perde'nin çöküş tarihini yazacak...
Abbas GÜÇLÜ
Rektör - Başbakan kavgası
Bolu'daki fırtına neyin habercisi? Başbakan E...
Hurşit GÜNEŞ
Yeni stand-by'ın anlamı
Önceki gece IMF yönetimi üç yıllık bir stand-...
Sami KOHEN
Hukuki mi, siyasi mi?..
AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Öca...
Mehmet Y. YILMAZ
Çorumlunun yaptığını kim yapar?
Hititler ile Eski Mısırlılar üç bin yıl önce ...
Faik ÖZTRAK
Yeni bir stand-by ve yeni bir program
IMF ile yeni bir stand-by dönemi başladı. Her...
Hasan PULUR
Atatürk ve Papa...
BAZILARI, Atatürk'ün adını Ermeni soykırımı k...
Derya SAZAK
Adil yargılanma
Öcalan davası nedeniyle tartışılan 'adil yarg...
Meral TAMER
Macarlar yılda kaç çift çorap giyer?
Sabahın 5.30'u. Başbakan Erdoğan'la birlikte ...
Ece TEMELKURAN
Işıklı bahçe
Şehrin bir yerinde bir ev var mutlaka. Önünde...
Güngör URAS
'IMF'ye selam' kemer sıkmaya devam
Hükümetin IMF'ye verdiği, IMF'nin de onayladı...
M. Ali BİRAND
Apo üzerinden politik oyunlar
Bu işin ayağımıza dolaşacağı daha ilk gününde...

© 2005 Milliyet