Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 15 Mayıs 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Süneler bizim evi de bastı, savaşı kaybettik

Süne Savaşı 1928'de başladı. 2000'li yıllarda süne ordusu galip geldi, savaşını kaybettik. Motorize ekipler, pulverizatörler, kimyasal ilaçlar, alev makinaları, uçaklar kâr etmedi. Süneler benim Ataköy'deki evimi bile bastılar. 'Biz bu savaşı niye kaybettik' derseniz... Nedeni çok basit. Devlet, bir yandan süne ile savaşırken diğer yandan Toprak Mahsulleri Ofisi eliyle süneli buğday aldı. Süneli buğdaya karşı tavır alamadı. Buğday köylüsü, devletin bedava verdiği süne ilacını tarlaya atma zahmetine bile katlanmadı. İlaç firmalarını zengin ettik, paralar da boşa gitti

BÜLENT YARDIMC
byardimci@milliyet.com.tr
AGRO - KÜLTÜR


1928 yılında başlattığımız süne savaşını kaybettik. Motorize ekipler, pulverizatörler, kimyasal ilaçlar, alev makinaları, hatta uçaklar kullandığımız bu savaşı maalesef süne kazandı. Süne ordusu, Mardin'den Edirne'ye kadar, tüm buğday tarlalarımızı teslim aldı. Benim evin balkonunda bile süne dolaşmaya başladı.
Süne (Eurygaster), kışı dağlarda geçiren 11 - 12 mm. boyundaki bir zararlı. İlkbaharda ovalara göç ederek buğday tarlalarına yerleşiyor. 150 kadar yumurta bırakan süneden çıkan yavrular, buğday başağındaki körpe danelerin sütünü emerek besleniyor. Emdiği buğdaydan ne ekmek yapılıyor ne de makarna, ancak hayvan yemi oluyor. Tarım Bakanı Prof. Dr. Sami Güçlü, 30 Nisan Cuma günü, Gaziantep'in Araban ilçesinde, süne savaşında yeni bir hamle yaparken yaptığı konuşmada, süne savaşını kaybettiğimizi resmen açıkladı. Bakan Güçlü, Araban'da kayısı fidanı, keklik ve mini minnacık bir arıdan oluşan yeni silahları cepheye sürerken, uçakla yapılan kimyasal mücadelenin terk edildiğini açıkladı. Ama süne savaşının neden kaybedildiğini açıklamadı. Onu da size ben açıklayayım.
Her yıl 15 - 20 milyon YTL harcama ile yapılan süne savaşının kaybedilme nedeni çok basit. İktidarlar 'tavşana kaç tazıya tut' politikası izledikleri için kaybettik. İlaç firmalarını zengin ettik. Paraları havaya savurduk. Devlet, bir yandan süne ile mücadele ederken diğer yandan Toprak Mahsulleri Ofisi eliyle süneli buğdayı satın aldı. 'Benim işçim, benim köylüm..' edebiyatı ile ülkeyi yöneten siyasetçiler, oy kaygısı ile süneli buğdaya karşı tavır alamadılar.

Tarlaya muska astık
Süneli buğdayını iyi fiyatla devlete satan köylü dayı, süne mücadelesine boş verdi. Devletin bedava verdiği süne ilacını tarlaya atma zahmetine bile katlanmadı.
Aslında Anadolu topraklarında süne ile savaş yeni bir olay değil. Osmanlı'da süne ile savaşmış. Osmanlı döneminde, buğday tarlalarını talan eden süneye karşı, müftülerin yazdığı fetvalar kullanılmış. Osmanlı, müftülerin yazdığı, 'Alçak süne, tarlalarımızı terk et' mealindeki fetvaları, hocaların yazdığı muskaları tarlalara asarak, süneden kurtulmaya çalışmış. 1928 yılında devlet, tarladan süne toplayarak getiren köylüye para ödemeye başlamış. Sünenin kilo fiyatı 1954 yılında 2 liraya kadar çıkmış.
1941 - 1954 yılları arasında sünenin altında kışladığı çalılar alev makinaları ile yakılmış. 1955 yılında yer aletleri ve uçaklarla kimyasal mücadeleye geçilmiş. 1967'de toz ilaçlar, 1987 yılında ULV formüllü böcek ilaçları kullanılmaya başlanmış.
Sünenin kışladığı çalıların yakılması, erozyonu artırmış. Çalıların altında barınan ve beslenen yaban hayvanları yok olmuş. Ne arı kalmış ne kelebek.. Süne ilaçları, serçe, keklik gibi süne düşmanı hayvanları da yok etmiş.
Her yıl milyonlarca hektar arazide yapılan kimyasal ilaçlama, doğal dengeyi bozmuş. Derelerdeki balıklar bile zehirlenirken, süne yok olmak bir yana giderek yayılmış. 1950'li yıllara kadar Güneydoğu illerinde etkin olan süne, son 30 - 35 yılda tüm Anadolu'ya hatta Trakya'ya yayılmış.

Biyolojik mücadele
Her yıl 50 - 60 uçakla, milyonlarca dekar araziye atılan yüzlerce ton kimyasalın çevre kirliliği yaratarak doğal dengeyi bozduğu anlaşılınca 'Ülkesel Süne Projesi' hazırlanmış. 2001 yılında havadan ilaçlama yerine yer aletleri ile ilaçlamaya geçilmiş. Şimdi bu proje kapsamında sünenin doğal düşmanlarının çoğaltılmasına çalışılacak. Tarım Bakanımız, bu amaçla Araban'da, doğaya keklik saldı. Bu keklikler avcılardan kurtulurlarsa üreyecek ve süneleri yiyerek onları baskı altına alacak...
Bakan Güçlü, Araban'da doğaya 20 bin tane de toplu iğne başından küçük minicik arıcık saldı. Bir yumurta paraziti olan bu arıcık (Trissolcus), buğday başağının yaprağına yumurtlayan sünenin yumurtalarının içine kendi yumurtasını bırakırmış. Arıcığın yavruları, sünenin yumurtası içinde beslenerek onu tahrip ettiği için süne çoğalamazmış. İlk olarak Mustafa Kemal Üniversitesi'nde yapılan süne düşmanı arıcık çoğaltma çalışmasının kapsamı genişletilmiş. Çoğaltılan arıcıklar doğaya salınmaya başlanmış.
Tarım Bakanlığı, yetiştirdiği keklikleri ve çoğalttığı arıcıkları doğaya salarak süne ile savaşmak istiyor. Ama bir engelle karşılaşıyor...

Dağlar, tepeler dımdızlak
Anadolu'nun çoğu yerinde ormanı bırakın, ağaç hatta çalı bile kalmamış. Doğaya salınan kekliklerin barınacağı çalılar, besleneceği çayırlar artık yok. Doğaya salınan arıcıkların yazın besleneceği, kışın kabuğunda saklanacağı ağaçlar da yok.. Anadolu dağları, tepeleri dımdızlak. Kese, yaka ağaç, çalı, hatta ot bile bırakmamışız. Bakan Güçlü, Araban'da, keklik ve arıcık salınan buğday tarlasının kenarına sembolik olarak 20 tane de kayısı ağacı dikti. Meğer süne düşmanı arıcık, erik, şeftali, kayısı gibi ağaçlardan beslenir, kışın onların gövdesinde gizlenerek yazı beklermiş.
Devlet şimdi süneli buğdayı desteklemekten vazgeçmiş. İyi buğdayla süneli buğday arasındaki fiyat farkı açılmış. İyi buğdayın kilosu 380-400 kuruştan satılırken, yemlik (süneli) buğdayın kilosu 280 - 300 kuruş. Bu nedenle köylü dayı, süne mücadelesini ciddiye almaya başlamış.
Tarım Bakanımız işi sıkı tutarak Tarım Teşkilatı ile çiftçiyi çalıştırabilirse, Maliye Bakanımız Kemal Unakıtan, süneli buğdaya para vermezse, 75 - 80 yıllık süne savaşını kazanma şansımız var. Süne savaşını kazanırsak, 5 milyon ton buğday fazlamız olduğu halde bulgur ve ekmek yapmak için her yıl 2 milyon ton kaliteli buğday ithal etmekten kurtulacağız. Sünesiz buğdayımız çoğalınca un, makarna ve bisküvi ihracatımız da artacak. Haydi! Bakan Güçlü, kolay gelsin.







BUSINESS
 Saran kardeşlerin Borussıa operasyonu
 EDİTÖRDEN
 Anadolu tüccarlarının 'yol' arkadaşı...
 Nerede bir pazarlık varsa, Bölükbaşı orada
 Avrupa'yı oynamak
 Restoranlarda vergi indirimi beklentisi
 Euro bölgesinde karamsarlık hâkim
 Yerli talipli yabancı, yabancı ise yerli peşinde
 Gömleğe, kota, Van Gogh tablosu
 Dijital Oyuncaklar
 Muhabbet bahane, Musti şahane
 Süneler bizim evi de bastı, savaşı kaybettik
 Emlak Vergisi birinci taksiti ay sonuna kadar ödenecek
 İşveren çalışana sahip çıkmazsa...
 'Heyecan bittiğinde metelik gelmez'
 Cefi Kamhi'nin kızı, ressam,iç mimar ve Chat Pat'ın sahibi...





© 2005 Milliyet