Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 15 Mayıs 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Meslek liseleri böyle kurtulmaz


Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in son bombalarından birisi de meslek liselerinin kurtarılmasına yönelik. Günlerdir konuşuluyor. Aslında tartışmaya değecek hiçbir yönü yok. Ama birkaç satırla da olsa görüş bildirmekte yarar var.
Bakan, meslek lisesi mezunlarına, bir ay daha kısa askerlik ve lise 1'den itibaren sigorta vaat ediyor. Ama bu konuda, ne Milli Savunma'nın ne de Maliye'nin onayını almış. Muhtemeldir ki iki taraftan da ret cevabı gelecek. Aksi olsa bile öğrencilerin bu bir parmak bala kanıp meslek liselerine yönelmelerini beklemek hayalcilik olur.
Bakan Bey ve hükümet, meslek liseleri için ille de bir şey yapmak istiyorsa, seçim meydanlarında verdikleri sözü hatırlayıp ÖSS'yi değiştirsinler yeter. Aslında o da tek başına yetmez. Çünkü en büyük sorunları işsizlik. Bırakın yeni istihdam alanları yaratmayı, herhangi bir mesleği icra edeceklerden diploma istesinler kâfi. Gerisi hikâye!.. Çelik, sürekli yeni projeler üretip manşetlere çıkmayı sevdi. Ama arkası gelmiyor. Gazetecilikte fikri takip önemlidir. Çelik'in projelerini manşetlere taşıyan arkadaşlarımız, bir de takibini yapsalar ne iyi olur!..

Hizmetli sorunu
Dün, Milli Eğitim yöneticileri, okul müdürleri ve öğrencilerle uzun uzadıya bir toplantı yaptık. Ben ÖSS'ye yönelik birikimlerimi anlattım. Onlar da yaşadıkları sorunlarını. ÖSS konusunda öğrencilerin kafası karmakarışık. Kazanmak bir yana, mezun olsak ne olacak diyorlar. Meslek lisesi mezunlarının moral bozukluğu ise had safhada.
Okul yöneticilerinin en önemli sıkıntısı, okullardaki temizlik işleri. Eskiden hademeler vardı. Temizlikten kalorifere, getir götürden çay kahveye kadar her şeyle onlar ilgilenirdi. Ama şimdi öyle bir kadro yok. Ya da yok denecek kadar az. Peki temizlik nasıl yapılıyor? İşte o Allah'a kalmış durumda. Velilerden para toplayabilenler okul aile birliği kanalı ile geçici personel çalıştırabiliyorlar. Bu olanağı olmayanlar ise kıvranıp duruyor. Çünkü Milli Eğitim, bu amaçla okullara beş kuruş para göndermiyor. Bir yasa çıkarılıp okulların temizlik, bakım ve onarım işleri, yerel yönetimlere bırakılamaz mı? Aslında çok iyi olur. Ama böylesine ufak (!) işlerle kim ilgilenecek?..
Yabancı dil kursları ve kolejlerin derdi ise çok farklıydı. İngiltere'de İngilizce öğretmenliği gibi bir bölüm yok. Herhangi bir fakülteyi bitiren birisi, öğretmenlik formasyonu alması halinde başta İngiltere olmak üzere dünyanın her yerinde İngilizce öğretmenliği yapabiliyor.
Aynı durumda olan Türklere ise bu olanak sağlanmıyor. Örneğin İngiltere'de sosyoloji ya da mühendislik öğrenimi gören bir Türk, tıpkı İngilizler gibi öğretmenlik sertifikası alıp Türkiye'ye geldiğinde, herhangi bir İngiliz gibi öğretmen olarak atanamıyor.
Böyle saçmalık olmaz demeyin! Mevzuat hazretleri böyle emrediyormuş.
Önceki yıllardan biliyorum. Amerikalı bir hoca, bir Türk kızı ile evlenip Türk vatandaşlığına geçince maaşı üçte birine inmişti. Önemli olan iş mi? Yoksa mevzuat mı? Bürokrasi artık buna karar vermeli.

Rapor rezaleti
Müdürlerin en fazla dert yandıkları konulardan birisi de ilköğretim 8 ve lise son sınıfların devamsızlığı. Raporu alan gelmiyor. Öğrencileri daha şimdiden sahtekârlığa alıştırıyoruz diyorlar. Bu konudaki önerileri; torpillilerle, garibanlar arasındaki farkın kalkması için, son sınıf öğrencilerinin mayısın 15'inden sonra idari izinli sayılmaları.
Özetin özeti: Bakan Bey büyük projelere imza atarken, bürokratlar da biraz olsun ufak işlerle uğraşabilseler, bu sıkıntılar kendiliğinden çözülür...

aguclu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Horozların çöplüğü, çöplüğün horozları...
Hamile genç bir kadının doğum sancıları tutmu...
Melih AŞIK
Veysi Mungan
Veysi Mungan'ın Rekabet Kurumu'na yaptığı baş...
Fikret BİLA
Ağar'ın mesajları
DYP'nin 8. olağan kongresi, dün Atatürk Spor ...
Hasan CEMAL
Baykal'lı CHP güven vermiyor!
Antalya, Konya, Kırşehir, Kayseri, Osmaniye, ...
Güneri CIVAOĞLU
Ama ne hediye
Nobel edebiyat ödüllü Gabriel Garcia Marquez'...
Can DÜNDAR
Pornografik bir pembe dizi
Teksas'taki askeri mahkemenin sanık sandalye...
Abbas GÜÇLÜ
Meslek liseleri böyle kurtulmaz
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in son bomb...
Mehmet Y. YILMAZ
Popüler kültürün gücünden yararlanmak için neyimiz eksik?
Batılı çizerlerin karikatürlerde ya da çizgi ...
Hasan PULUR
"Gündağ'ın Temel'leri!"
RAHMETLİ dostumuz İ. Gündağ Kayaoğlu, bakırda...
Derya SAZAK
Datça'da bahar
Geçen haftayı Bodrum-Datça-Marmaris çevresind...
Meral TAMER
'Hanım hanıma fotoğraf istiyoruz'
Başbakan Erdoğan'ın Macaristan'a yaptığı 2 gü...
Tamer HEPER
Artık sistem sorgulanmalı
Hukuk sistemi tartışılmaz, "tabu" değildir. H...
Osman ULAGAY
IMF ile yolculuk bundan sonra ne vaat ediyor?
Dün yazı yazmaya oturduğumda, okumakta olduğu...
Güngör URAS
Koç ve Kocatopçu Ereğli'yi anlatıyor
Vehbi Koç anlatıyor: "Adnan Menderes hükümeti...
Serpil YILMAZ
Ağar: Tabana bakarım, yıldız aramam
DYP'de genel başkanlık yarışı olmasa da, part...

© 2005 Milliyet