Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 15 Mayıs 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Koç ve Kocatopçu Ereğli'yi anlatıyor


Vehbi Koç anlatıyor: "Adnan Menderes hükümeti, Amerikan hükümetinin vereceği 129 milyon dolar kredi ile Ereğli'de ikinci demir çelik sanayiinin kurulmasına karar veriyor.
Demir çelik fabrikaları kurmakta uzmanlaşmış olan Amerikan firmalarından Koppers, işi almak için Westinghouse ile birlikte bir grup olarak anlaşıyor. Amerikan hükümetinden kredinin alınmasında büyük çalışmalar oluyor. Sonunda kredi sağlanıyor, etütler yapılıyor, fabrikanın Karadeniz Ereğlisi'nde kurulmasına karar veriliyor. Sıra şirketin kuruluşuna ve idare meclisinin seçimine geliyor.
Koppers ve Amerikan hükümeti, bu şirketin tümüyle bir özel kuruluş olmasını şart koşuyorlar. Bunun için bir de kanun çıkıyor. İdare meclisine bir Türk işadamının alınması kararlaştırılıyor. Amerikalılar tarafından benim adım hükümete teklif ediliyor. Fatin Rüştü Zorlu, beni kabul etmek istemiyor, iş Adnan Menderes'e duyuruluyor. Bu şekilde idare meclisine giriyorum. İş Bankası binasında 7 Aralık 1959 tarihinde yapılan ve Adnan Menderes'in de bulunduğu kokteyl ile işe başlıyoruz."
Vehbi Koç'un yazdıklarını okuduktan sonra, Ereğli'nin kuruluş anlaşmasını imzalayan Dr. Şahap Kocatopçu ile konuştum. Dr. Şahap Kocatopçu bana şunları anlattı:
"27 Mayıs 1960'tan sonra oluşturulan devrim hükümetinde Sanayi Bakanlığı'na getirildim. Bakan olduğum gün ABD büyükelçisi ziyaretime geldi. 'Türkiye'nin sanayileşmesini istiyorsanız geciken demir çelik yatırımına hemen başlamanız lazım. Yassı demir çeliği olmayan ülkede ne buzdolabı, ne çamaşır makinesi, ne ziraat aleti, ne otomobil, ne de gemi yapılır' dedi. Milli Birlik Komitesi, Ereğli'nin bir an önce yapılmasına karar verdi. Benim başkanlığımda, Vehbi Koç'un da içinde bulunacağı bir heyetin ABD'ye giderek bu işi sonuçlandırması istendi.
Heyette Maliye'den Kemal Siber, Dışişleri'nden Hasan Esat Işık, Ereğli'den Daniş Koper, Cevat Süberk, Nezih Rona ve Hukuk Müşaviri Mukbil Özyörük de vardı. 3 Kasım 1960'ta Koppers ve Westinghouse ile 129 milyon dolarlık Ereğli anlaşmasını imzaya ABD'ye gittik."
Şahap Kocatopçu'nun anlamından sonra tekrar Vehbi Koç'un hatıratına döneyim. Vehbi Koç anlatıyor:
"Washington'da yapılan konuşmalardan işin tümüyle Koppers tarafından hazırlandığını, krediyi verecek olan Dünya Bankası'nın Koppers'i tuttuğunu, fiyatların yüksek olduğunu, yapılan ufak bir araştırmadan gördüm.
Bu anlaşmanın altına bizler imza koyacağız. Bu yolculuğumda çok düşündüm ve çok üzüldüm. Kredi şartları ve faiz hadleri çok iyiydi, ama fiyatlar bana göre yüksekti.
Anlaşmayı imza etmeden dönebilirdim. Yassıada duruşmalarının sürdüğü o devirde imzaya zaten kimse kolay kolay cesaret edemezdi. Kendi kendime düşündüm, fiyatlar yüksek, fakat kredi şartları çok uygundu. İmza etmezsem bu krediyi Amerikan hükümeti bir başka yere tahsis edecek, Türkiye bu fırsatı kaçıracak, fabrika kurulamayacak, memleket endüstrisi gelişmeyecek, her yıl da dövizden olacak, bu büyük tasarrufu kaybedeceğiz. Bir gün Yassıada'ya gitmeyi de göze alarak bu anlaşmaya imza bastık ve 30 Kasım'da Türkiye'ye döndük.
İdare meclisi ekibimiz çok değerli elemanlardan kurulmuştu. Daniş Koper, fiyattan çok işin çabuk bitmesini amaç alan bir idare meclisi başkanıydı. Kısacası, elbirliğiyle 2.800.000.000 liraya mal olan bu fabrika, Mart 1965'te Başbakan Suat Hayri Ürgüplü tarafından törenle açıldı.
Memleket çok güzel bir fabrika kazandı, işgücü yarattı, büyük döviz tasarrufu sağlandı. Bugün buzdolabı ve ocaklar, tüpler, bu fabrikanın mamulleri ile yapılmaktadır.
Ereğli Demir Çelik Sanayii AŞ'de Ocak 1966 tarihine kadar idare meclisi üyesi ve başkan vekili olarak bulunduktan sonra ayrıldım. Hayatımda imza koyduğum en yüksek rakamlı anlaşma Ereğli anlaşmasıdır."
45 yıl sonra biz neyin nasıl ve ne zorluklarla ortaya çıkarıldığını unutuyoruz. Ereğli'yi, benzeri her zaman kolaylıkla kurulabilecek değersiz bir fabrika olarak görüyoruz... Yabancılar gelip alsın da kurtulalım havasına giriyoruz...
(Bugünkü "Milliyet Business"ta Ereğli Demir Çelik Sanayii AŞ'nin özelleştirilmesi konusuna geniş yer ayrıldı.)

guras@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Horozların çöplüğü, çöplüğün horozları...
Hamile genç bir kadının doğum sancıları tutmu...
Melih AŞIK
Veysi Mungan
Veysi Mungan'ın Rekabet Kurumu'na yaptığı baş...
Fikret BİLA
Ağar'ın mesajları
DYP'nin 8. olağan kongresi, dün Atatürk Spor ...
Hasan CEMAL
Baykal'lı CHP güven vermiyor!
Antalya, Konya, Kırşehir, Kayseri, Osmaniye, ...
Güneri CIVAOĞLU
Ama ne hediye
Nobel edebiyat ödüllü Gabriel Garcia Marquez'...
Can DÜNDAR
Pornografik bir pembe dizi
Teksas'taki askeri mahkemenin sanık sandalye...
Abbas GÜÇLÜ
Meslek liseleri böyle kurtulmaz
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in son bomb...
Mehmet Y. YILMAZ
Popüler kültürün gücünden yararlanmak için neyimiz eksik?
Batılı çizerlerin karikatürlerde ya da çizgi ...
Hasan PULUR
"Gündağ'ın Temel'leri!"
RAHMETLİ dostumuz İ. Gündağ Kayaoğlu, bakırda...
Derya SAZAK
Datça'da bahar
Geçen haftayı Bodrum-Datça-Marmaris çevresind...
Meral TAMER
'Hanım hanıma fotoğraf istiyoruz'
Başbakan Erdoğan'ın Macaristan'a yaptığı 2 gü...
Tamer HEPER
Artık sistem sorgulanmalı
Hukuk sistemi tartışılmaz, "tabu" değildir. H...
Osman ULAGAY
IMF ile yolculuk bundan sonra ne vaat ediyor?
Dün yazı yazmaya oturduğumda, okumakta olduğu...
Güngör URAS
Koç ve Kocatopçu Ereğli'yi anlatıyor
Vehbi Koç anlatıyor: "Adnan Menderes hükümeti...
Serpil YILMAZ
Ağar: Tabana bakarım, yıldız aramam
DYP'de genel başkanlık yarışı olmasa da, part...

© 2005 Milliyet