|
 |
|
|
Yandı biletler
Hocanın sinirlisi, tribünün küfürbazı, futbolcunun eli ayağına karışanı ile koca bir sezonun son piyango biletini yırtıp attı Galatasaray... Bundan sonra Fenerbahçe'yi Şükrü Saraçoğlu'nda yensen ne yazar... Bu maçı tarihe "affedilmez saflık" olarak yazacaklar. Oysa Fenerbahçe'ye beş atan Galatasaray kadrosu, sadece Orhan Ak dışında aynıydı Ali Sami Yen'de. Peki ne oldu da Galatasaray inim inim inledi Ali Sami Yen'de ? Çünkü Gençlerbirliği forveti Fenerbahçe gibi değildi. Araya kaçan topların peşine takılan her Gençlerbirliği futbolcusu, Galatasaray'ın çok güvendiği defansını turnikeye çevirdi. Sonra, Gençlerbirliği orta sahası topa basıyordu. Defansta müthiş kalabalıklaşıyordu Ziya Doğan'ın takımı. Ribery peşinden ayrılmayan Uğur ile yüzde elli kapasitenin üzerine çıkamıyordu ilk yarıda. Ergün'ün sadece ayakları vardı sahada.
Böylesine hayati bir maçta ve büyük ikramiyeye bir hafta kala, koskoca 45 dakika boyunca dökülen Galatasaray'ı anlamak için futbol dışı faktörlere bakmak lazımdı. En başta da Hagi'nin sinir tansiyonunu ölçmek gerekirdi.
Ya tribünler ? Onlar keskin sirke Hagi'nin küfür eden cinsiydi. Fenerbahçe'ye, Aziz Yıldırım'a, kısaca Ali Sami Yen'de olmayanlara dümdüz gidiyorlardı olanca terbiye eksiklikleriyle. Bilmiyorlardı ki, bu maçı her geren, Galatasaray'ın en büyük düşmanıydı.
Maça, futbol dışı işlerin karıştığını Başkan Özhan Canaydın da düşünmüş olmalı ki, 2 - 1 mağlup durumdayken koltuğunu değiştirdi.
Hagi ise ikinci yarıya iki önemli değişiklikle başladı. Ayhan ve Uğur çıktı, Hasan Kabze ile Sabri girdi oyuna. Gençlerbirliği'ndeki değişiklik oyun anlayışındaydı. Açıkça 2 - 1'i korumak için ileride bir tek Youla'yı bırakıp kendi sahasına çekildi konuk takım. Ziya hoca Kerem ile Ali Tandoğan'ı çıkarıp Skoko ile Hakan'ı aldığında dakika 65'ti ve Fenerbahçe penaltıdan gol yiyordu. Artık Hasan Kabze, Hakan Şükür ve Necati ile üçlü forvete dönen Galatasaray'ın kazanma zamanıydı. Veya tribünler öyle sanıyordu. İleride Hakan da olsa doldur boşaltla gol atmak kolay değildi. Hagi, son bir hamleyle Hakan'ı da alıp, tüy dikti! Oyunu yanlara açmak gerekirken büyük bir telaşla kaleye uzanmaya çalışıyordu Galatasaray... Bu sefer Hagi'nin sesi çıkmıyordu bile. Gerisi telaş...
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|