Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 17 Mayıs 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Demokrasi böyle mi yayılır?


Özbekistan'daki kanlı olaylar, son zamanlarda Avrasya coğrafyasında esen özgürlük rüzgarlarının, despot rejimlerle yönetilen ülkelere pek kolay nüfuz edemediğini gösteriyor.
Bu bakımdan Özbekistan, daha önce kansız devrimlerle demokrasiye "yumuşak geçiş" yapan Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan'dan farklı ve umut kırıcı bir örnek oluşturuyor.
Bunun başlıca nedeni, Özbekistan'da İslam Kerimov'un totaliter bir yönetim kurmuş olması, muhalefete hayat hakkı tanımaması, siyasi partilerin dışında sivil toplum kuruluşlarını kapatması ve medyayı susturmasıdır.
Kerimov'un bu amansız politikasına bir de Özbekistan'ın (örneğin Gürcistan ve Ukrayna'ya oranla) ekonomik ve sosyal alanda çok geri olması, ülkenin demokrasi için gerekli asgari altyapıdan yoksun bulunması gibi "iç faktörler" de eklendiğinde, demokrasi deneyiminin burada neden fazla bir başarı şansına sahip olmadığı daha iyi anlaşılır...
* * *
Ama Özbekler için "demokrasi serüveni"nde esas belirleyici bir "dış faktör" var: O da ABD.
Başkan Bush son zamanlarda adeta bir "demokrasi havarisi" olarak ortaya çıkmış, özgürlüğün bundan yoksun olan bütün ülkelere (özellikle Avrasya ekseninde) yayılmasını kendisi için bir misyon, ABD'nin dış politikası için bir ana hedef olarak belirlemiştir.
Nitekim Washington, çeşitli yollardan, Gürcistan'da, Ukrayna'da ve hatta Kırgızistan'da demokrasi devriminin gerçekleşmesini teşvik etmiştir. Başkan Bush bu "domino etkisi"nin devam edeceği umudu ile şimdi sıranın Belarusya ve Moldova'ya geldiğini açıkça söylemiştir.
Peki, ya Özbekistan? Yıllardan beri despot bir yönetim altında inleyen Özbeklerin Bush'un yaymaya çalıştığı demokrasi "doktrini" içinde yeri yok mu?
Görünüşe göre yok: Washington'un yüzlerce kişinin ölümüne yol açan halk hareketi karşısındaki kayıtsızlığı, bunun açık göstergesi...
* * *
Bush yönetimi demokrasinin bütün dünyaya yayılması lehinde parlak konuşmalar yapıyor, Washington bazı ülkelerde bunun gerçekleşmesine önayak olmaya çalışıyor, ama bu tavrını ancak kendi çıkarlarına uygun olduğu - veya ters düşmediği - hallerde ortaya koyuyor.
Diğer bir deyişle Başkan Bush'un savunduğu demokratik değerlerin evrensel yayılışı, Washington'un dış politika hedeflerinin önemli bir enstrümanı haline gelmiştir. ABD bu sayede özellikle stratejik Avrasya coğrafyasında kendisine taraftar rejimlerin işbaşına geçmesini sağlamakta ve çeşitli alanlarda (siyasal, askeri, ekonomik, kültürel) nüfuzunu artırabilmektedir.
Örneğin Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan'daki devrimlerden sonra, eskiden Sovyetler Birliği'nin bir parçası olan bu ülkelerin Rus nüfuz bölgesinden Amerikan etkinlik alanına kaydığı açıkça görülüyor.
* * *
Özbekistan için durum farklı: Bush yönetimi için öncelikli konu, Özbeklerin demokrasiye kavuşmalarından çok, bu ülkenin ABD'nin çıkarlarına hizmet eden bugünkü politikasının devam etmesidir. Bu işi de (Washington'dan hoşlanmayanlar olsa da) Kerimov yapıyor. Nitekim bu sayede ABD Özbekistan'da üs bulunduruyor, petrol ve gaz kaynaklarından yararlanıyor, ülkenin Taliban tipi bir rejime kaymasının önünü kesiyor...
İşte bu nedenlerle ABD Özbeklerden yana bir tavır alacağına, Kerimov'un yaptıklarına göz yumuyor. Bu durumda Taşkent'teki despot, kolay devrilir mi?

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Çankaya muhalefeti
CUMHURBAŞKANI Sayın Sezer'in basın sözcüsü Ta...
Melih AŞIK
Alıcı Arcelor
Erdemir'deki devlet hissesinin satışı için bi...
Fikret BİLA
Öcalan'ı duruşmasız yargılama olasılığı
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, Öcalan'ın...
Hasan CEMAL
Gereğini yapmak!
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kısa adıyla A...
Güneri CIVAOĞLU
Sinir telleri
Artık söylem yorganlarının üzerini örtemediği...
Can DÜNDAR
'Kalan'ın krallığı
En son Amsterdam'da karşılaşmıştık Hasan Salt...
Abbas GÜÇLÜ
Taşın altına önce eğitimciler el koydu
Milliyet'in başlattığı Baba Beni Okula Gönder...
Hurşit GÜNEŞ
Engellilerin yüzde 78'i işsiz, yüzde 79'u da eğitimsiz!
Geçen hafta önüme Türkiye Sakatlar Derneği'nd...
Semih İDİZ
Koçaryan Erivan'ın gönlünde yatan aslanı dışavurdu
İnsan haklarının daha da geliştirilmesi, ayrı...
Sami KOHEN
Demokrasi böyle mi yayılır?
Özbekistan'daki kanlı olaylar, son zamanlarda...
Mehmet Y. YILMAZ
Yabancı sermaye korkusunu aşmak için mantıklı nedenler
Bankalardaki yabancı sermaye payının belli bi...
Erdoğan SAĞLAM
Emlak vergisine gizli zam
2004 yılında 5216 sayılı Büyükşehir Belediye ...
Derya SAZAK
AKP'nin seçeneği
Tony Blair'in İşçi Partisi'ne İngiltere'de üç...
Meral TAMER
Kimi kadınlar kapandıkça kimileri de açılıyor
Bu devirde sokak ortasında sadece gözleri gör...
Güngör URAS
IMF, 'Ucuz işçilikle büyüyün' diyor
IMF istedi. Hükümet kabul etti. İmza verdi. Ü...
Serpil YILMAZ
"Sözünü tutmadı ÖTV'yi artırdı"
Mey'in CEO'su Galip Yorgancıoğlu bir yandan r...
M. Ali BİRAND
Şeytan diyor ki
Gazetecilerin, köşe yazarlarının başlıca göre...

© 2005 Milliyet