Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 18 Mayıs 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kısa boylu erkeklerin dayanılmaz cazibesi!

Kadınları etkileyen, çeken şey her ne kadar "poz" ve "koz" gibi görünse de, kafası çalışan erkekler gerçeği bulurlar!


Kısa boylu bir erkeğin cazibesinin "dayanılmaz" olması öyle pek de kolay bir şey değil yani! Adamın kendisini kuşatan haleyi büyütmek için epey bir ter dökmesi lazım. Ter de cazibeye zarar! Kısa boyluların da diğer bütün erkekler gibi asıl dayanılmaz tarafı halesidir tabii ki. Yani, kuşandığı kimliği, giyindiği statü, sahip olduğu güç, mal mülk, vs... Bunları bilmeyen kadın yoktur. Kara gözüne kara kaşına değil elbette.İlgi gösteren erkek kısa boyluysa iki kere düşünülür: Aklımıza ilk, "görüntü verme", yani dışarıya nasıl bir "poz" verileceği gelir.
Kadınların birbirleriyle nasıl bir rekabet içinde olduğu hatırlanırsa, verilen bu pozun değeri de daha iyi anlaşılacaktır. "Kadınları Kullanma Kılavuzu"nda, kadınların kıskanmadıkları erkeği aslında sevmediklerini yazmıştım. Hatta sırf bu yüzden, bazen sevgilerini devam ettirmek için kendilerine kıskanılacak durumlar yarattıklarından bahsetmiştim... Şimdi bir düşünün, adam kısa boylu, öyle şaşaalı bir durumu da yok... E, kimden kıskanacaksınız? Bu sevgi, bu aşk sürer mi? Bilmem... Herkes düz kafa değil ya... Dünya da yassı değil.
Tuzağa da düşmeyin hemen.
Bazen adamın şefkatini bile kıskanabilirsiniz. "İmaj problemi"ni bu kadar hızlı çözmeye kalkarsanız adamı elinizden kaçırdığınızın resmidir... Otur, sıfır!
Kısa boylu bir adamla karşılaşıldığında, kadınların aklına gelen ikinci şey, tabii ki "güç". Kadınlardan daha iyi "güç ölçer" yoktur hani! Önce "koruma-kollama" bakımından kas gücü değerlendirilir. Kadınların bir "erkeğin kanatları altına girme" tarzı ütopik hayallerini göz ardı etmemek lazım.
Sonra etki alanı ölçülür. Bu alanın yüzölçümü her zaman gerçek oranlarda çıkmaz. Yani maddi gücü, saygınlığı, çevresi... Birlikte olacağı kadına ne kazandırabileceği. Vaatleri... Bunlar kapladığı alanın yüzölçümüdür.
Problemin çözümü: Kısa boylu bir erkeğin asıl ihtiyacının "iyi laf yapan bir ağız" olduğunu anladınız herhalde. Aslında bu, bütün erkeklerin ihtiyacı...

İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Kadınları etkileyen ve çeken şey her ne kadar "poz" ve "koz" gibi görünse de, kafası çalışan bir erkek, kısa devre bir zekayla "vaatlerin kadınlar üzerindeki dayanılmaz cazibesi"ni keşfeder ve kısacık, minicik şekercik boyuyla bile istediği kadını pıt diye etkiler! Yani bu kadar basit bir yolla ve bu boyla, "bir erkeğin dayanılmaz cazibesi"ne sahip olabilir.
Ama iyi laf yapan bir ağız için kıvrak zeka gerekir. Zaten zeki olan bir erkek de kadının ihtiyaç duyduğu ve kolayca "tav olacağı", "dayanılmaz" bulacağı vaatleri bir bir sıralayabilir. İnsanları asıl güçlü kılan şey kurdukları "dil"in uyandırdığı "umut"tur.
Tabii, esprili olacağım, zekamın sınırlarını sergileyeceğim diye şaklabanlık yapanlardan bahsetmiyorum...
Mesela sevgilisinden kısa boylu olan bazı erkeklere bir bakın ve örnek alın: Okan Bayülgen, Cem Yılmaz...

Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Bugünkü yazımın ana fikri yok. Erkek dediğinin hamurunun kıvamı önemli, değil mi? İşte kısa boylu adam, yani "küçük hamur", yoğurması da kolay olur. İyi oyunlar herkese...

1 soru 1 cevap

Kadın: Ay, bu kadar minyon muydun sen?
Erkek: Dolgu topuk moda ya, siz onları giydikçe artık bütün erkekler kısa boylu!


Haftanın "vaatçisi"!

Fatih Aksoy'u haftanın değil, "son haftaların en iyi vaatçisi" ilan etmemek olmaz. Yazılanlara göre Aysun Kayacı'ya "yıldız yapma" vaadinde bulunmuş. Diziler miziler, programlar... Biz de, yapımcıyla sevgili olmanın bir kadını nasıl baştan yarattığını izleme fırsatı bulacağız herhalde. Aysun Kayacı "Aşka karşı koyamadım" türü bir şeyler söylemiş... Aşka mı? Elbette! Fatih Aksoy üstelik kısa boylu bile değil! Üşenmeyen oylasın!

Öptüm sizi


Deniz Seki'nin yeni albümü "Aşk Denizi"ni dinliyorum durmadan. Nasıl sakin, nasıl insanı gezmelere özendiren bir müziği var... Ehliyetim yok, tabii arabam da ama araba kullanırken dinlemek istiyorum ısrarla. İnsan böyle huzur içinde gideceği yere gider, gözü trafik falan görmez, ruhu da sıkılmaz üstelik... Bir de Deniz Seki'nin şarkılarında ne mutlu ki kulağımızı kirleten konserve cıstak cıstaklardan yok. Bunları böyle art arda dizenler sonra da cahil gibi "Albümüm satmadııı" diye ağlaşıyorlar ya... Verdiğin emek kadar güzelim! Pop pop öpüldünüz...






Erkek köşesi!
Bir kadını etkileyen asıl şey vaatlerdir. Vaatlerinizin illa gerçekleşmesi gerekmez. Kadınların size ne çok şey vaat ettiğini bir düşünün, hepsini gerçekleştirirler mi? Önemli olan vaatlerinizin ne kadar inandırıcı ve gelecek için umut verici olduğudur. Örnek; "En kısa zamanda annemle tanışmanı istiyorum" ya da "Seni yıldız yapacağım"...


ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!


"Bir kez güldürse Tanrım şu garip gönlümü!"
Ah ah! Ne doktorlar, ne avukatlar, ne zenginler, ne yakışıklılar onu unutturamadı! Takıntılıyım ve hayatımdan çıkartamıyorum onu. Altı yıl önce tanıştık. İki yıl önce bir ay birlikte olduk. Sonra sersefil kaldım ortada! Sessiz sessiz gitti bir de! Birkaç aydır sadece telefonda konuşuyoruz. O kadar üstüne gittim ki, kurtulamayacağını anlayınca mesajlarıma cevap vermeye başladı. Ondan sonrakilerde tüm taktikleri uygulayabildim ama onda olmadı işte... "Kızım, erkek mi yok sana" diyorum kendime, ama onu unutamıyorum. Bir kez, bir kez güldürse Tanrım şu garip gönlümü... Lütfen, Bilirkişi acil! Yoksa sadist biri olup erkekleri keseceğim sokaklarda!
Mehtap D.


* * *


Hakikaten takıntılısınız yani! Altı yıl önce tanışıp, iki yıl önce sadece bir aycık birlikte olduğunuz adama değil, kendinize ettiğiniz eziyete yazık! Böyle sizin gibi bir kadın türü de var işte, örnek olsun diye koydum mektubunuzu... Bu cins kadınlar hedefe asla sahip olamayacakları bir erkek koyup, sanki ondan daha iyisini bulamamış yanılsamasıyla hayatlarını yalnız geçirmeye pek meyillidirler. Patoloji tabii! Asıl görmezden gelmeye çalışılan şey, "ilişkiyi yürütememe korkusu"dur.
Bu tür kadınlara en iyi örnek de durmadan evli erkeklere aşık olanlarıdır. Ay ne olur kesmeyin kimseciği! Taktiklerin işe yaradığı erkeklerin arasından puanlama yöntemiyle bir tercih yapıp hemen terapi niyetine uzun vadeli bir ilişki öneririm.

www.ilhanuckan.comFaks: (0212) 505 63 88




CUMARTESİ
Esnaf kadınlar caddesi
Yazla birlikte düğünler de başlıyor
"Bir dirseğin kıvrımı da çok çekici olabilir"
Üniversiteler pek şenlikli
"Türk dinleyicisi ile aramızda özel bir bağ var"
Bodrum'da yoga tatili
Oğlum henüz doğmadı ama fotoğrafı buzdolabında asılı
"Bu da benim aşka bakışım"
"Okur kafasını biraz çalıştırırsa kimin kim olduğunu anlar"
Dünya İstanbul'da dövüşecek
Önce sıcak sonra yağmur
Minik biniciler yarışıyor
KÜÇÜKLERİN DÜNYASI
NLP





DONATELLA PİATTİ
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2005 Milliyet