Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 18 Mayıs 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Meksika'daki gelişmeler bize ders olmalı


Türkiye'den önce Meksika çok benzer bir istikrar programını uygulamaya başladı. Malum Meksika 1994 yılında Latin Amerika'da ilk krize giren ülke olmuştu. O tarihlerde enflasyon yüzde 100'lere, cari işlemler açığı da milli gelirin yüzde 7'sine tırmanmıştı.
Meksika dalgalı kura geçti, ciddi bir mali disiplin uyguladı ve bankacılık kesimini reforme etmeye çalıştı. İlk yıllarda da çok başarılı sonuçlar elde etti. Enflasyon tek haneli hale gelirken, cari işlemler açığı milli gelirin yüzde 3'ünün altına indi. Döviz rezervleri de 10 kat artarak 50 milyar doları aştı. Hikâyenin Türkiye'ninkine benzer bir başka tarafı da müthiş verimlilik artışlarıydı. Öte yandan ciddi ölçülerde yabancı sermaye girişi ekonominin modernleşmesine yardım etti.
Ancak son yıllarda Meksika ekonomisinde bir yorulma gözleniyor. Hem büyüme düşüyor, hem de yoksulluk artıyor. IMF de Meksika'ya üç öneride bulunuyor: Vergi sisteminde reformun sürdürülmesi, emek piyasasında esnekliğin artması ve çalışma yaşamına ilişkin reformlar.
Meksika'nın başarısında Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşmasının (NAFTA) çok önemli bir rolü vardı. Ancak daha sonra ihracatın duraksaması ekonomiyi çok olumsuz etkiledi. Üstelik oluk oluk akan yabancı sermayenin kâr transferleri dış açığın artmasına neden oldu.
Bu durumu araştıran üç ekonomist (A. Tornell, F. Westermann ve L. Martinez) Meksika'nın bu performans düşüşünü NAFTA ile ticaretin serbestleşmesine değil, 1990'lı yıllarda Tekila krizi oluştuğunda bankacılık kesiminde oluşan kredi sıkışmasının (credit crunch) devamına bağlıyor (NBER, 2004). O yıllarda ihracatçı olmayan sektörleri baltalayan bu olgu, şimdilerde de ihracatçı sektörlere uzanmış görünüyor. Bu durum, bu sektörlere girdi sağlayan diğer tüm sektörlerin tümüyle zafiyete uğramasından kaynaklanıyor. Elbette Çin'in bunda katkısı var. Ama asıl önemlisi, 1994-2002 yılları arası reel kredi hacminin yüzde 58 oranında daralmış olması. Araştırmacılar Meksika'da mali sektör reformunun yeterli olmadığını, "cultura de no page" denilen biçimde kredi kullananların geri ödeme kültürünün olmadığını savunuyor.
Geçen ay NBER tarafından yeni bir araştırma yayımlandı. (G. Hanson: Küreselleşme, Emek Geliri ve Meksika'da Yoksulluk). Bu araştırmaya göre küreselleşme, yabancı sermaye ve dış ticaretin serbestleşmesi olarak tanımlandığında, bu sürecin yoksulluk ve gelir dağılımını düzelttiği sonucuna varılıyor. Örneğin, araştırmacılar küreselleşmeye daha açık olan ülke kuzeyinde ücretlerin yüzde 10 daha yüksek ve yoksulluğun daha az olduğuna dikkat çekiyorlar. İhracatın ve yabancı sermayenin kalkınmada ne denli olumlu etkileri olduğu zaten malum.
Türkiye'nin bu hikâyeden çıkarması gereken dersler var. Birincisi, bankacılık reformu çok önemli. İkincisi, başarı için AB üyeliği şart. Bunun yanı sıra dış dengenin yeniden sorun olmaması için ihracata verilen önemin sürdürülmesi gerekiyor.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Özbekistan ve 'Türk dünyası'
KIRGIZİSTAN, göçebeliğin 20. yüzyıla kadar sü...
Çetin ALTAN
Toplumsal çopurluk ve makyajlı fotoğrafları...
Yarın 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı... ...
Melih AŞIK
Mendirek anıtı...
Kültür Bakanlığı'nın, Kadıköy Belediyesi'ne g...
Fikret BİLA
Abdi İpekçi Ödülü
Abdi İpekçi anısına ilk kez düzenlenen "Yılın...
Hasan CEMAL
Oyun ve kural!
Statükoyla değişimin kavgası... Ekonomide de ...
Güneri CIVAOĞLU
Ses telleri
Yıllardır gazeteciyim. Bugüne kadar, hiçbir m...
Abbas GÜÇLÜ
Eğitimde KDV çıkmazı
AKP iktidarı da eğitimin önündeki vergi engel...
Hurşit GÜNEŞ
Meksika'daki gelişmeler bize ders olmalı
Türkiye'den önce Meksika çok benzer bir istik...
Nail GÜRELİ
Değişen adaletsizlik
Kendi deyişiyle "aptesi temiz" olan Maliye Ba...
Semih İDİZ
Ermenistan ile sağırlar diyaloğuna devam
Ermenistan'ın, Avrupa Konseyi Varşova zirvesi...
Sami KOHEN
"Bomba" haber...
NEWSWEEK'in "bomba haber"i, medyanın "misyonu...
Mehmet Y. YILMAZ
İstanbul, bu bol turistli yaza hazır mı?
İstanbul, uzun yıllardır beklediğimiz ve olma...
Hasan PULUR
Kızımız davulcuya, zurnacıya kaçmasın!
ÖZELLEŞTİRMEDEN yana olanların kamuoyunu ikna...
Meral TAMER
MEB'den Riyad ve Medine'de devlet parasız yatılı sınavı!
Önümde Milli Eğitim Bakanlığı'nın Devlet Para...
Ece TEMELKURAN
Hayatın yakasını bırakmak
Ankara'da bir otel odası. Sabah saatleri. Yıl...
Osman ULAGAY
İş stresinin İngiltere'ye faturası 185 milyar dolar
Geçenlerde, hızlı büyüme iddiasındaki bir ban...
Güngör URAS
Borç brüt 332, net 272 katrilyon TL
Eskiden borç rakamı bir taneydi. Şimdi iki ol...
M. Ali BİRAND
Rıza Tüzmen'i dinleyin yeter...
Avrupa insan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Ö...

© 2005 Milliyet