Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 18 Mayıs 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ermenistan ile sağırlar diyaloğuna devam


Varşova

Ermenistan'ın, Avrupa Konseyi Varşova zirvesini, Türkiye ile diyalog arayışlarına katkıda bulunmak yerine, bilinen tezlerini ilerletmeye dönük bir platform olarak kullanması, Ankara-Erivan hattının ne denli dikenli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Ermenistan Devlet Başkanı Robert Koçaryan'ın, Başbakan Erdoğan'ın kendisine bir süre önce gönderdiği mektup ile uzlaşma yönünde yeşeren kimi umutları beslemek yerine, bu umutları adeta söndürmeye dönük yaklaşımı, zaten büyük beklentiler içinde olmayan Türk tarafında yine de hayal kırıklığı yarattı.

Buzlar çözülmedi
Burada konuştuğumuz Azeri yetkililer ile gazeteciler ise bu durumda 'şaşılacak bir şey olmadığını,' eski bir Taşnak olan Koçaryan'dan, 'katı yaklaşımlar' dışında bir şeyin beklenmemesi gerektiğini ısrarla belirttiler.
Başbakan Erdoğan'ın Varşova zirvesinde dün yaptığı ikinci konuşmasında, metin dışına çıkarak, önceki gün konuşan ve soykırım iddialarını zirvenin gündemine taşıyan Koçaryan'a sert ifadelerle yanıt vermesi, Ankara ile Erivan arasındaki buzların çözülmesi için daha zamana ihtiyaç olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Fransızlar 'sert' buldu
Öte yandan, Erdoğan'ın konuşmasının özellikle Fransız gazeteciler tarafından 'gereksizce sert' ve 'uzlaşmaz' bulunması dikkat çekti. Konuya Ermeni gözüyle baktıkları açıkça gözlenen söz konusu gazetecilerin, Türkiye'nin önerdiği ve AB'nin yanı sıra ABD tarafından da 'olumlu' bulunan 'Ortak Komisyon' önerisinden daha önce haberdar olmamaları, buna rağmen Türk-Ermeni ilişkileri konusunda net fikirler beyan etmeleri ise şaşırtıcıydı.

Türkiye'yi köşeye sıkıştırma
Bu durum bile, Koçaryan'ın, Türk-Ermeni ilişkilerinde olumlu sonuçlar doğurabilecek fiili gelişmeleri takviye etmek yerine, niçin Ermeni konusunda Avrupa'da kemikleşmiş olan algılamaları güçlendirme ve Ankara'yı bu şekilde 'yola getirme' hesapları içinde olduğunu gösteriyor. Erivan'ın, Türkiye'yi, Avrupa Konseyi ve AB süreci yoluyla köşeye sıkıştırmaya çalışması ise bu stratejinin temel taşları.

Ermenistan ne istiyor?
Koçaryan'ın konuşmasına ve Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan'ın son günlerde yaptığı kimi açıklamalara dayanarak Ermeni pozisyonunu şu şekilde özetlemek mümkün:
'Türkiye'den istenen, Ermenistan ile diplomatik ilişki kurması ve iki ülke arasındaki sınırları açmasıdır. Türkiye'nin önerdiği komisyon esas itibariyle bu konuları görüşmeli. Bu komisyona tarihçiler de dahil olabilir, ama tarihçiler Ermeni soykırımı konusundaki yargılarını verdiler. Burada değişebilecek olan bir durum yok. Ancak, mümkün olduğu kadar geniş katılımlı olmasını istediğimiz söz konusu komisyon, Türkiye'nin inkârcılık üzerine kurulu Ermeni politikasından vazgeçmesi için yararlı olabilir.'

Türkiye ne diyor?
Buna karşın Türkiye şunları söylüyor:
'Birinci Dünya Savaşı ortamında herkesi derinden etkileyen büyük trajedi yaşanmıştır. Bu nedenle bir soykırım söz konusu değil. Ermenilerin burada 'acı çekmiş olmak' konusunda bir tekelleri yok. Bir komisyon kuralım ve gerçekleri tüm mevcut belgelere dayanarak dürüstçe ortaya dökelim. Bu çerçevede sağlanacak ilerlemeler, Karabağ konusundaki ilerlemelerden de enerji alarak, Türk-Ermeni ilişkilerine olumlu yansıyacaktır. O çerçevede diplomatik ilişkilerin kurulması ve sınırların açılması da mümkün olacaktır. Ancak Türkiye'nin siyasi baskılara boyun eğip Ermeni tezlerini kabul etmesi bekleniyorsa bu ham hayalden ibarettir.'
Bu iki pozisyon yan yana konduğunda, tarafların henüz 'sağırlar diyaloğu' aşamasını geçemedikleri net bir şekilde görülüyor.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Özbekistan ve 'Türk dünyası'
KIRGIZİSTAN, göçebeliğin 20. yüzyıla kadar sü...
Çetin ALTAN
Toplumsal çopurluk ve makyajlı fotoğrafları...
Yarın 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı... ...
Melih AŞIK
Mendirek anıtı...
Kültür Bakanlığı'nın, Kadıköy Belediyesi'ne g...
Fikret BİLA
Abdi İpekçi Ödülü
Abdi İpekçi anısına ilk kez düzenlenen "Yılın...
Hasan CEMAL
Oyun ve kural!
Statükoyla değişimin kavgası... Ekonomide de ...
Güneri CIVAOĞLU
Ses telleri
Yıllardır gazeteciyim. Bugüne kadar, hiçbir m...
Abbas GÜÇLÜ
Eğitimde KDV çıkmazı
AKP iktidarı da eğitimin önündeki vergi engel...
Hurşit GÜNEŞ
Meksika'daki gelişmeler bize ders olmalı
Türkiye'den önce Meksika çok benzer bir istik...
Nail GÜRELİ
Değişen adaletsizlik
Kendi deyişiyle "aptesi temiz" olan Maliye Ba...
Semih İDİZ
Ermenistan ile sağırlar diyaloğuna devam
Ermenistan'ın, Avrupa Konseyi Varşova zirvesi...
Sami KOHEN
"Bomba" haber...
NEWSWEEK'in "bomba haber"i, medyanın "misyonu...
Mehmet Y. YILMAZ
İstanbul, bu bol turistli yaza hazır mı?
İstanbul, uzun yıllardır beklediğimiz ve olma...
Hasan PULUR
Kızımız davulcuya, zurnacıya kaçmasın!
ÖZELLEŞTİRMEDEN yana olanların kamuoyunu ikna...
Meral TAMER
MEB'den Riyad ve Medine'de devlet parasız yatılı sınavı!
Önümde Milli Eğitim Bakanlığı'nın Devlet Para...
Ece TEMELKURAN
Hayatın yakasını bırakmak
Ankara'da bir otel odası. Sabah saatleri. Yıl...
Osman ULAGAY
İş stresinin İngiltere'ye faturası 185 milyar dolar
Geçenlerde, hızlı büyüme iddiasındaki bir ban...
Güngör URAS
Borç brüt 332, net 272 katrilyon TL
Eskiden borç rakamı bir taneydi. Şimdi iki ol...
M. Ali BİRAND
Rıza Tüzmen'i dinleyin yeter...
Avrupa insan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Ö...

© 2005 Milliyet