
|
|
|
 |
|
|
Bir kentin varolma nedeni
Satır Arası / Deniz Sipahi
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, geçen gün yazı işleri toplantımızın konuğuydu. Kocaoğlu'na yönelttiğimiz sorular bugünden çok yarınla ilgiliydi.
Uzun gibi gözükse de beş yıllık başkanlık dönemleri bir kentin şekillenmesinde çoğu zaman yetersiz kalıyor. Türkiye'de planlar ve vadeler hep kısa düşünüldüğü için ve projelerde istikrar sağlanamadığı için çoğu zaman kentler yap boz tahtasına dönüşüyor.
Neyse ki; İzmir gelecek planlarını ufak tefek eksikliklerle rayına oturtmuşa benziyor.
Bazı konu başlıklarını Aziz Kocaoğlu'nun da ağzından duymak gerçekten güzel.
Kentin planlamasını birinci derecede yapan bir insan olarak Kocaoğlu'nun dikkat çektiği bir unsur var.
O da önümüzdeki günlerde gündemimize gelecek Alsancak Limanı'nın özelleştirilmesi.
Büyükşehir Belediyesi, İzmir konsorsiyumunun içinde olacak, bununla da yetinmeyecek limanın fonksiyonlarını artırmak için yönetimde aktif rol alacak.
Kocaoğlu'nun önceliği ulaşım projeleri görünse de limanın özelleştirilmesi konusu yıl sonuna kadar gerçekleşeceği için Büyükşehir'in konsantrasyonu buraya doğru kayacak gibi gözüküyor.
Kocaoğlu'nun tespiti önemli.
"Bir kentin varolma nedenleri kadar vaad ettiği nedenler de önemlidir..."
İzmir için vazgeçilmez olan limandır.
O yüzden Kocaoğlu'nun limanla ilgili hassasiyetini önemli buluyorum.
* * *
İkincisi metro projesi...
Kocaoğlu diyor ki.
"İzmir çanak olmuş durumda. Sanayi ve yerleşim kuzey güney aksında Torbalı ile Aliağa'ya doğru devam etmeli. Üçyol - Üçkuyular 2007'de bitecek, kaynak bulursak Güzelbahçe'ye kadar gidebiliriz. Aliağa - Menderes'e yaz sonunda başlayıp, 2007 sonbaharında bitireceğiz. Metro Bergama'ya, Selçuk'a da gitmeli..."
Çanağın dışına çıkmak demek, İzmir'e nefes aldırmak demek.
Bugün üç milyonluk İzmir'de bile insanlar yeni arayışlara gidiyor. Kent nüfusu kalabalıklaştıkça biraz dışarıda oturma fikri öne çıkıyor. Şehir trafiği iş merkezlerinin belirli bölgelerde toplandığı için hangi saat olursa olsun kilitleniyor.
Eğer İzmir nereye doğru büyüyeceğini bilir, yeni iş alanları kurabilirse çok rahat ederiz.
Kocaoğlu'yla İzmir'in geleceğinde öne çıkması gereken hizmet ve turizm sektörleri konusunda da hemfikirim. Elbette yüksek teknolojiyi de ekleyerek...
O zaman buna uygun yatırımlar ve cazibe merkezleri yaratmak gerekir. Bu konuda da Kocaoğlu'nu samimi buldum.
"İhaledeki zorluklar nedeniyle Adnan Saygun Merkezi'nin yapımına başlayamadık. İzmir'de Adnan Saygun gibi 4 - 5 merkez daha olmalı. Bu kent kültür ve sanat kenti olacaksa bunları yapmak zorundayız. Kongreler İsmet İnönü'de, Sabancı'da olmaz. Üç bin kişilik kongre merkezine ihtiyaç var. Yoksa kongrelere ev sahipliği yapma hedefi hayal olur..." yorumuna da katılıyorum.
* * *
Başkan Kocaoğlu, Havagazı Fabrikası'nı kendisi restore ettirip işletmeyi düşünüyor.
Benim tavsiyem ise zaten kaynakları kısıtlı olan belediyenin bir an önce ihaleye çıkarak burayı yine Kocaoğlu'nun belirleyeceği konseptle özel sektöre veya bir vakfa restore ettirip işlettirmesi...
Yeni İzmir alanı diye belirlenen bu bölgenin örnek alabileceği cazibe merkezlerine ihtiyacı var.
Ben Kocaoğlu'nun İzmir'in geleceği konusunda belirlediği genel çerçeveyi doğru buluyorum. Ancak Piriştina döneminde de yaptığım eleştiriyi yine tekrarlamakta fayda görüyorum.
Büyükşehir kadrolarının güçlendirilmesi şart.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|