Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 19 Mayıs 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hükümetin çıkmazı

Leyla Şahin'in AİHM'de açtığı türban davasında "Özgürlükleri genişletmekten söz eden hükümet, 'türban yasağını demokratik gereklilik' diye nitelendiren önceki kararın aynen onaylanmasını talep etti

Güven Özalp - Strasbourg


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Türkiye'nin üniversitelerde uyguladığı türban yasağını haklı bulduğu Leyla Şahin Davası'nın temyiz duruşması 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire'de gerçekleştirildi. Türk hükümeti, pasif ve AİHM tarihine geçen bir kısalıkta sözlü savunma yapmakla birlikte, yazılı metinde, türban yasağını, "demokratik gereklilik" olarak nitelendirdi. Hükümet, "bir önceki kararın aynen onaylanmasını" talep etti. Türkiye'nin savunması, "Devlet politikasından vazgeçilmediğini yansıtan bir çizgi ile AKP tabanına türban yasağının savunulduğu görüntüsünü vermeyecek bir çizgi arasına" sıkıştı.

9 dakikalık savunma
1 saat 15 dakika süren duruşmada, Türk hükümeti toplam 9 dakikalık bir savunma yaptı. Bu süre, Türkiye'nin AİHM önünde yaptığı en kısa savunma olarak tarihe geçti. Savunmada, Türkiye'nin ilk davada sergilediği "Türbanın bir özgürlük sorunu olmadığı, siyasi çevrelerce şeriat amaçlı kullanılan bir simge olduğu, laik eğitim ilkesine ters düştüğü" görüşlerinin hiçbirine yer verilmedi. Davaya ilişkin ilk karar öncesi Türkiye'nin avukatlığını yapan Şükrü Alparslan'ın yerine Strasbourg'da görev yapan Dışişleri Bakanlığı'nın avukatı Münci Özmen tarafından yapılan savunmada, Leyla Şahin'in eğitim hakkının engellenmediği ve Türk hükümetinin özgürlüklerin kapsamını genişletmekten yana olduğu vurgulandı.
Mahkemeye iletilen savunmanın son maddesinde, "AİHM'nin 4. Dairesi tarafından alınan kararın aynen onaylanması saygıyla talep olunur" ifadelerine yer verildi.
Şahin'in savunmasını yapan avukat Kazım Berzeg de, ilk duruşmanın aksine türban yasağını din ve vicdan özgürlüğü açısından değil, eğitim özgürlüğü açısından ele aldı. Türkiye'nin, laikliği, Fransa'dan daha sert uyguladığını belirten Berzeg, sorunun temelinde ordunun yer aldığını iddia etti. Berzeg, "Bu karar militarist ve oligarşik gerçekdışı propagandanın etkisini taşıyor" dedi.

Başkan uyardı
Berzeg'in savunmasında konuyla doğrudan ilgisi olmayan birçok rapora atıf yapması ve savunmasını uzatması, AİHM Başkanı Luzius Wildhaber'in tepkisine neden oldu. Wildhaber, önce Berzeg'i uyardı; ardından da Şahin'in ikinci avukatı Xavier Magnee'ye söz vermedi.
AİHM'nin 4. Dairesi tarafından oybirliğiyle alınan ilk kararın Büyük Daire tarafından bozulma olasılığı çok düşük görülüyor. Büyük Daire'nin nihai kararını 6 ay ile 1 yıllık bir süre içinde vermesi bekleniyor. Şahin'in diğer avukatı, Magnee, Belçika'da "asrın sapığı" olarak adlandırılan Marc Dutroux'nun savunmasını yapan avukatlardan biri olmasıyla tanınıyor.

HUKUKÇU GÖRÜŞÜ
Savunma, daha güçlü olmalıydı

AİHM'nin türban yasağı konusunda Türkiye'yi haklı bulduğu Leyla Şahin davasının temyiz duruşmasında 9 dakikalık bir savunma yapılmasını hukukçular şöyle yorumladı:
Prof. Dr. Süheyl Donay (Anayasa Hukukçusu): "Son yapılan savunma, yarım dakikadan ibaret dahi olsa, eski savunma geçerliliğini kaybetmez, hükmünü korur. Ek savunma yapılabilirdi, ilk savunmadan bu yana daha güçlü bir savunma haline getirilebilirdi. Ancak demek ki, savunucular, Türkiye'den aldıkları talimatla davranıyorlar. Kısa bir görüş bildirilmesi uygun görülmüş. Ancak âdet, son savunmanın çok daha ayrıntılı, eski savunmaları da kapsar şekilde olmasıdır. Âdeti değiştirmişler demek."
Prof. Dr. Süheyl Batum (Anayasa Hukukçusu): "İlk seferinde oybirliğiyle alınan bir karar var. Zaten kararın değişmesi kolay değil. Bu karar, büyük bir sorun yarattı. AİHM'yi çok önemli bir yargı mekanizması olarak gören çevreler, hayal kırıklığına uğradı. Üstünde çok durulacak bir ilke kararı olacak. Türkiye'nin özellikle daha önceki savlarını tamamiyle geri çevirecek bir savunma yaptığını sanmıyorum. Ben kararın değiştirileceğini de tahmin etmiyorum. 9 dakika değil, 15 dakika yapsaydı tabii daha iyi olurdu. 'Ben bunları söyledim, ek bir savunmaya gerek yoktur' diye düşünülüyor olabilir."

İlk kararda türban yasağı onaylandı

AİHM'nin 4. Dairesi tarafından 29 Haziran 2004'te oybirliğiyle alınan kararda, Türkiye'de üniversitelerde uygulanan türban yasağına onay verildi. Kararda, "türban yasağının demokratik bir toplumda gereklilik olarak algılanabileceği" vurgulandı. Mahkeme, kararında konuyu sadece düşünce, vicdan ve din özgürlüğü bağlamında ele aldı ve bu açılardan Türkiye'nin sözleşmeyi ihlal etmediği sonucuna vardı.
Üniversitelerdeki türban yasağının Anayasa Mahkemesi içtihatlarına uygun olduğunun altının çizildiği kararda, üniversite eğitimi yapmayı kabullenenlerin devletin temel ilkelerinden olan laiklikten kaynaklanan yükümlülükleri de kabullenmiş olduklarının varsayıldığına işaret edildi.

Gül: Benim değil, hükümetin görüşü

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AİHM'deki Leyla Şahin duruşmasında Türkiye adına yapılan savunmanın kendisinin değil, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin görüşü olduğunu söyledi. Gül, hükümetin görüşünün AİHM Büyük Daire'deki duruşmada ifade edildiğini kaydetti. Kendisinin talebiyle duruşmada etkin savunma yapılmayacağı yönündeki haberler anımsatılınca, bunun doğru olmadığını vurgulayan Gül, hükümetin görüşü istikametinde savunma yapıldığını belirtti.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan da, "Bu savunmalar, zemini ilgili kuruluşlarımızın görüş ve değerlendirmelerine dayanan bir muhtevada, hükümetin verdiği direktifler çerçevesinde hazırlanmış savunmalardır" dedi.




SİYASET
Kurtlar da izlendi!
'Ermeniler gaza geldi'
Hükümetin çıkmazı
'TÜBİTAK'a Köşk vetosu
İç hukukumuz teyit edildi
'Kongreyi toplarız'
'Nutuk'u okuyun'
Özkaya'ya yargı dersi
Mozaik değil çiniyiz
Yunanlılara fotoğraf davası
Akbıyık ile Baysal barıştı
Hedefteki rektöre destek
Hâkim mülakatı Yüce Mahkeme'de






Taha AKYOL
Atatürk'ü anlamak
YEKTA Güngör Özden'e göre, bir konuda doğru d...
Fikret BİLA
KKTC'den çifte atak
Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, KKTC'de Türklere mah...
Hasan CEMAL
19 Mayıs, uzun yürüyüş!
Tarihimizde 19 Mayıs 1919 uzun bir yürüyüşün ...
Güneri CIVAOĞLU
Sicil
Atatürk'ün "gaflet ve hıyanet içinde" dedikle...
Derya SAZAK
Avrupa sosyal modeli
Türkiye, 2007 genel seçimlerine IMF ile yapıl...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri

© 2005 Milliyet