Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 19 Mayıs 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Atatürk'ü anlamak


YEKTA Güngör Özden'e göre, bir konuda doğru düşünmek mi istiyorsunuz? Metot hazırdır:
"Atatürk yaşasaydı günümüzün iç ve dış koşullarına göre, ortama göre, olanaklara göre neler yapabilirdi, diye düşünmek..." (Radikal 19 Mayıs 2002)
Ama mesela Kara Kuvvetleri Komutanı Sayın Org. Büyükanıt'a göre, Atatürk yaşasaydı Türkiye'nin AB üyesi olması için çalışırdı. Halbuki Attilâ İlhan'a göre, Atatürk yaşasaydı AB'ye karşı Asya-Afrika ülkelerinin yanında yer alırdı!
Birçok 'Atatürkçü'ye göre özelleştirme "Atatürk devletçiliğine" ihanettir!
Ama bir başkası da Atatürk döneminde devlet işletmelerinin "özel sektöre devredilmek amacıyla" kurulduğunu hatırlatarak Atatürkçülük adına özelleştirmeyi savunabilir!
Netice: "Atatürk yaşasaydı şöyle düşünürdü..." şeklinde bir "doğru düşünme metodu" olamaz.
Evvela, yaşasaydı, bambaşka olaylar ve değişmiş bir dünyada nasıl düşüneceğini hiçbirimiz bilemeyiz.
İkincisi, aslında "Atatürk yaşasaydı..." diyerek kendi düşüncelerimizi söyleriz ve onun değişik şartlarda söylediği binlerce cümlesinden işimize geleni seçerek ispatladığımızı zannederiz.
* * *
ATATÜRK askerî ve siyasi dehaya sahip kurucu bir liderdi. Bu tip liderlerin birçoğundan farklı olarak, bir imparatorluğun çöküşü, Dünya Savaşı, Milli Mücadele, yeni bir devlet kurmak ve devrimler gibi olağanüstü tecrübelere sahipti.
Çok farklı devirler yaşadığı için çok farklı görüşler savunmuştur. 1920'lerde İngiltere'ye karşı İslam dünyasının ve Sovyetler'in desteğini almaya çalışırken, "mazlum milletler" davası güttüğünü söyler. Din, diplomasi, emperyalizm, hilafet, kültür gibi konulardaki sözleri, bu siyasetin ürünüdür.
Lozan bir dönüm noktasıdır. Hele 1926'dan sonra diplomasisinde ağırlık noktası, Batı ile yakınlaşmaktır. 1930'larda radikal bir laiklik ve pozitivizm vurgusu ön plandadır. Dilde aşırıya gider, hata yaptığını görünce geri döner...
1920'lerdeki sözlerinden bir Atatürk, 1930'lardaki sözlerinden başka bir Atatürk kurgulamak mümkündür! Bu onun zaafı değil, siyasi dehasının yansımasıdır.
Hele Atatürk'ten iktisadi doktrin çıkarmaya çalışmak büsbütün bilimin inkârı olur.
* * *
ATATÜRK, İkinci Dünya Savaşı yaklaşırken, hasta yatağında çok endişelidir. Ali Fuat Paşa'ya bu endişesini söyler:
- Bu İkinci Umumi Harp, beni yatakta kımıldatamayacak halde yakalayacak olursa, memleketin hali ne olacaktır? Ben devlet işlerine mutlaka müdahale edecek hale gelmeliyim.
Halbuki, İnönü'nün İkinci Dünya Savaşı'nda çok başarılı bir diplomasi ile Türkiye'yi harbin dışında tuttuğunu biliyoruz. İnönü'den sonra da Türkiye gelişmesine devam etmiştir; hatta ekonomik gelişme 1950'den sonra dinamizm kazanmıştır.
Bugünkü Türkiye geçmişin her döneminden daha gelişmiş, daha demokratik ve daha özgürdür ve bu yolda devam edecektir.
Atatürk metafizik ve insanüstü bir kavram olmadığı için, "Atatürk'ü anlamak" da esrarengiz, mistik, tabiatüstü bir şifreyi çözer gibi "sırra vâsıl olmak" meselesi değildir.
Onu tarih içinde, yer aldığı dönemlerin şartlarını unutmadan incelemektir... Pragmatik olduğunu görmektir... Kalıcı iki muazzam değere sahip çıkmaktır; "vatanseverlik" ve "terakki ve teceddüt..."

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk'ü anlamak
YEKTA Güngör Özden'e göre, bir konuda doğru d...
Çetin ALTAN
Suretiyle, tabiatıyla, netekim, binaenaleyh, bittabi...
İlk sabah çayını bardağa koymak suretiyle içt...
Melih AŞIK
Din ve ahlak...
Milli Eğitim Bakanlığı, liseler için yeni Din...
Fikret BİLA
KKTC'den çifte atak
Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, KKTC'de Türklere mah...
Hasan CEMAL
19 Mayıs, uzun yürüyüş!
Tarihimizde 19 Mayıs 1919 uzun bir yürüyüşün ...
Güneri CIVAOĞLU
Sicil
Atatürk'ün "gaflet ve hıyanet içinde" dedikle...
Can DÜNDAR
Bir Bandırma yolcusu
"Bandırma'ya ve geminin yolcularına ne oldu?"...
Hurşit GÜNEŞ
1915 ve 1945'in ardındaki gerçek
Bugün 19 Mayıs. Tam 86 yıl önce ülkemizin bağ...
Doğan HEPER
Başbakan yatırım istiyor ama...
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan Güneydoğu ve Do...
Semih İDİZ
Fransız referandumunun Türkiye'ye etkileri
Avrupa'yı bir 'Fransız referandumu' telaşı sa...
Sami KOHEN
Oy yo-yo!
TIPKI "yo-yo" oyunu gibi, bir aşağı, bir yuka...
Mehmet Y. YILMAZ
Şeriat ülkesinde kadın olmak...
Pakistan, dini esaslara dayanan bir devlet dü...
Hasan PULUR
Kaç devrin yaşayan tanığı...
ALTEMUR Kılıç anılarına "Kılıç'tan Kılıç'a/Bi...
Erdoğan SAĞLAM
Sporcuya vergi kıyağı
Pek çok konuda af içeren Bazı Kamu Alacakları...
Derya SAZAK
Avrupa sosyal modeli
Türkiye, 2007 genel seçimlerine IMF ile yapıl...
Meral TAMER
19 Mayıs ve yıldızlı
Geçen ay Norveçli diplomat Charung Gollar'dan...
Yaman TÖRÜNER
Yeni stand - by ile her şeye bye - bye
Hükümet, IMF ile anlaştı. Yeni anlaşma da önc...
Güngör URAS
19 Mayıs 'bayram'dı 'tatil' oldu
Dün sabah üniversitede derse başlamadan öğren...
Serpil YILMAZ
Aziz Yıldırım'ın Polonya dörtlüsü
Avrupa Konyesi toplantısı için Varşova'da bul...
M. Ali BİRAND
NEDEN HERŞEYİ DEVLETTEN BEKLİYORUZ?
Kendinizi, ailenizi veya etrafınızı bir incel...

© 2005 Milliyet