Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 19 Mayıs 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Oy yo-yo!


TIPKI "yo-yo" oyunu gibi, bir aşağı, bir yukarı; bir aşağı, bir yukarı... Fransa'daki referanduma tam 10 gün kala, çeşitli anketler "hayır" oranının yeniden yukarı çıktığını gösteriyor (yüzde 51-53). Geçen hafta bu oran yüzde 50'nin altına düşmüştü. Daha önce bir hayli yukarılarda idi (yüzde 55-60)...
Önümüzdeki günlerde aşağı mı iner, yukarı mı çıkar bilemiyoruz; ama Fransız hükümet çevrelerinde dahi 29 Mayıs akşamı, sandıkdan -az farkla da olsa- "hayır" çıkacağı kaygısı hâkim olmaya başladı.
* * *
CUMHURBAŞKANI Chirac başta olmak üzere, sorumlu mevkilerdeki birçok Fransız, böyle bir sonucun bir yandan AB'yi "kurumsal felce" sürükleyeceğini, diğer yandan da Fransa'nın uluslararası etkinliğini sarsacağını düşünüyor.
AB Anayasası'na "hayır" diyecek olanlar ise çok çeşitli nedenlerden dolayı böyle bir tavır içindeler. Kimi Chirac'a ve hükümet karşı, kimi ülkenin ekonomik ve sosyal şartlarından şikâyetçi, kimi de AB'nin ortak politikalarından kaygılı...
Bu çeşitli nedenler arasında "Türkiye faktörü"nün de bulunduğunu unutmayalım. Yeni Anayasa ile, Türkiye'nin olası üyeliği arasında ne alaka var? Aslında yok, ama Fransız toplumunun bir kesimi öyle bir ilinti kurmuş durumda.
* * *
REFERANDUMDAN "hayır" çıkması pratikte Türkiye'nin üyelik şanslarını nasıl etkiler?
AB uzmanı Dr. Cengiz Aktar'ın da belirttiği gibi, Fransız "hayır"ı, Türkiye-AB müzakere sürecinin 3 Ekim'de başlamasını engellemez. Çünkü iki olgu arasında bir ilinti yok.
Eğer AB ülkeleri veya Komisyonu bu sürecin önünü kesmek istiyorlarsa, başka gerekçeler (veya bahaneler) öne sürebilirler. Kaldı ki, Fransız referandumundan "evet" çıksa da, başka gerekçelerle engel çıkarmak isteyebilirler.
Fransa'da "Türkiye meselesi"nden kaygı duyanlar, Dr. Aktar'ın deyişiyle AB'de bir "Fransa sorunu" yarattıklarını da görmelidir...
* * *
AVRUPA Konseyi (AK), Avrupa Birliği'nden (AB) farklı bir kurum. Gerçi bazı konularda amaç ve işlevleri birbirine paralel, ama her birinin kendine göre öncelikli programları var.
AK'nin Varşova'daki zirvesinde insan haklarından çevreye, güvenlikten suçla mücadeleye kadar çeşitli konular tartışıldı ve alınan kararlar bir Sonuç Bildirgesi'yle açıklandı.
Bildirgenin 9. maddesi, Türkiye'nin çabasıyla ilk kez yer verilen önemli bir kararı içeriyor. Bu da "Islamophobia" yani İslam korkusu (veya karşıtılğı) ile ilgili. Bu ibare ilk defa "anti-semitism" (Yahudi aleyhtarlığı) ve din, ırk, cinsiyet ayrımcılığı ile mücadeleyi öngören paragrafta yer alıyor.
Son zamanlarda Avrupa'da yaşayan Müslümanlara ve genelde 11 Eylül'den sonra terörle bağlantılı olarak İslama karşı açılan kampanya karşısında, AK'nin böyle bir tavır alması, çok önemli bir gelişme. Şimdi AK bünyesinde kurulması öngörülen mekanizmanın çalışması ve üye ülkelerin de bu kararın gereklerini yerine getirmesi beklenir.
Türkiye buna önayak olmakla, Avrupa-İslam (ve genelde dinler ve kültürler arası) yakınlaşmada oynayabileceği rolü göstermiştir.
Fransa ve diğer AB ülkelerindeki "hayır"cılar bunu görüyorlar mı?..

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk'ü anlamak
YEKTA Güngör Özden'e göre, bir konuda doğru d...
Çetin ALTAN
Suretiyle, tabiatıyla, netekim, binaenaleyh, bittabi...
İlk sabah çayını bardağa koymak suretiyle içt...
Melih AŞIK
Din ve ahlak...
Milli Eğitim Bakanlığı, liseler için yeni Din...
Fikret BİLA
KKTC'den çifte atak
Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, KKTC'de Türklere mah...
Hasan CEMAL
19 Mayıs, uzun yürüyüş!
Tarihimizde 19 Mayıs 1919 uzun bir yürüyüşün ...
Güneri CIVAOĞLU
Sicil
Atatürk'ün "gaflet ve hıyanet içinde" dedikle...
Can DÜNDAR
Bir Bandırma yolcusu
"Bandırma'ya ve geminin yolcularına ne oldu?"...
Hurşit GÜNEŞ
1915 ve 1945'in ardındaki gerçek
Bugün 19 Mayıs. Tam 86 yıl önce ülkemizin bağ...
Doğan HEPER
Başbakan yatırım istiyor ama...
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan Güneydoğu ve Do...
Semih İDİZ
Fransız referandumunun Türkiye'ye etkileri
Avrupa'yı bir 'Fransız referandumu' telaşı sa...
Sami KOHEN
Oy yo-yo!
TIPKI "yo-yo" oyunu gibi, bir aşağı, bir yuka...
Mehmet Y. YILMAZ
Şeriat ülkesinde kadın olmak...
Pakistan, dini esaslara dayanan bir devlet dü...
Hasan PULUR
Kaç devrin yaşayan tanığı...
ALTEMUR Kılıç anılarına "Kılıç'tan Kılıç'a/Bi...
Erdoğan SAĞLAM
Sporcuya vergi kıyağı
Pek çok konuda af içeren Bazı Kamu Alacakları...
Derya SAZAK
Avrupa sosyal modeli
Türkiye, 2007 genel seçimlerine IMF ile yapıl...
Meral TAMER
19 Mayıs ve yıldızlı
Geçen ay Norveçli diplomat Charung Gollar'dan...
Yaman TÖRÜNER
Yeni stand - by ile her şeye bye - bye
Hükümet, IMF ile anlaştı. Yeni anlaşma da önc...
Güngör URAS
19 Mayıs 'bayram'dı 'tatil' oldu
Dün sabah üniversitede derse başlamadan öğren...
Serpil YILMAZ
Aziz Yıldırım'ın Polonya dörtlüsü
Avrupa Konyesi toplantısı için Varşova'da bul...
M. Ali BİRAND
NEDEN HERŞEYİ DEVLETTEN BEKLİYORUZ?
Kendinizi, ailenizi veya etrafınızı bir incel...

© 2005 Milliyet