Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 19 Mayıs 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Avrupa sosyal modeli


Türkiye, 2007 genel seçimlerine IMF ile yapılan 3 yıllık 'stand-by' anlaşmasının yükümlülükleri altında girecek. Ağır dış ve iç borç yükünü çevirmeye odaklı 'sıkı düzen'in kamu yatırımlarını biraz daha kısma, işsizliği daha da artırma anlamına geldiği biliniyor. Seçime doğru gelir dağılımındaki çarpıklık ve yoksulluk AKP'nin en büyük handikapı olacak. Enflasyondaki düşüş, geniş kitlelerin günlük yaşamlarında bir rahatlama sağlamadı. Büyüme ise istihdam yaratmıyor. 2002 seçimlerinde Erdoğan'ı iktidara getiren 'orta, alt sınıfların' şimdiden bunaldıkları gözleniyor. 'Mutsuz çoğunluk' seçenek arıyor. Ancak böyle bir iklim, dünyanın pek çok ülkesinde, Batı Avrupa'dan Brezilya'ya 'sol' partileri iktidara taşırken, Türkiye'de CHP başta, sol partiler niye güçlenemiyor? Sosyal demokratlar, bir süredir çeşitli platformlarda bunun yanıtını arıyorlar. TÜSES, SODEV, DİSK bu arayışa katkıda bulunmaya çalışıyorlar. Sosyal Demokrasi Derneği'nin (SDD) Ankara'da yaptığı toplantılar Erol Tuncer tarafından kitap haline getirilmiş.
Eski DPT Müsteşarı Prof. Bilsay Kuruç'un, 'Avrupa sosyal modeli'nden çıkarak, 'Refah Devletinin Bugünkü Sorunları ve Türkiye Deneyimi' adlı sunuşu da kitapta yer almış. Avrupa solu, İkinci Dünya Savaşı'nın yaralarını sarıp refah devletlerinin yolunu açarken, sanayiyi canlandırıyor ve işçi sınıfı ağırlıklı geniş bir orta sınıf yaratıyor. Refah arttıkça yaşam düzeyi artan bu sınıflar 'solu' iktidara taşıyor. Prof. Kuruç'un anlatımıyla bu kalkınma döneminde, sermaye ve işçi sınıfı arasında 'modus vivendi' diye bilinen (Çatışma halinde olan ve kesin bir anlaşma yapılıncaya kadar mevcut duruma katlanmayı kabul eden tarafların aralarında kararlaştırdıkları geçici anlaşma) uzlaşmanın önemi büyük. 1980 askeri rejimi öncesinde CHP, Ecevit iktidarında bunu denemeye çalışmış ancak başaramamıştı.
1980'lerde Avrupa solunun yaşadığı 'kriz'den çıkışta, İngiltere İşçi Partisi'nin Blair'le denediği 'Yeni sol-Üçüncü Yol' programı da bu anlamda bir 'modus vivendi' sayılabilir. İngiliz solu, programını esneterek, üç dönemdir 'merkez'e yerleşmiş durumda sağdan da oy alabilmektedir. AKP ise 2002 seçimlerinde Refah tabanının geleneksel oyları ve 'inançlı seçmen' kitlesi dışında solun siyaset alanı, kent varoşları ve 'orta sınıf' oyları da toplayabilmiştir.
IMF ile 3 yıllık 'stand-by' anlaşması çerçevesinde ve AB sürecinde, 2007 seçimlerinde seçmen hangi tercihlerin etkisiyle oy kullanacak. AKP'ye bir dönem daha şans tanıyacak mı? Yoksa, Türkiye solu işsizlik, gelir adaletsizliği ve yoksulluğun bu denli derinleştiği ortamda bir 'iktidar seçeneği' oluşturabilecek mi?
Prof. Bilsay Kuruç, Avrupa'da solu iktidara getiren koşullarla Türkiye deneyimini tartışıyor.
Sol geleceğini arıyor.

dsazak@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk'ü anlamak
YEKTA Güngör Özden'e göre, bir konuda doğru d...
Çetin ALTAN
Suretiyle, tabiatıyla, netekim, binaenaleyh, bittabi...
İlk sabah çayını bardağa koymak suretiyle içt...
Melih AŞIK
Din ve ahlak...
Milli Eğitim Bakanlığı, liseler için yeni Din...
Fikret BİLA
KKTC'den çifte atak
Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, KKTC'de Türklere mah...
Hasan CEMAL
19 Mayıs, uzun yürüyüş!
Tarihimizde 19 Mayıs 1919 uzun bir yürüyüşün ...
Güneri CIVAOĞLU
Sicil
Atatürk'ün "gaflet ve hıyanet içinde" dedikle...
Can DÜNDAR
Bir Bandırma yolcusu
"Bandırma'ya ve geminin yolcularına ne oldu?"...
Hurşit GÜNEŞ
1915 ve 1945'in ardındaki gerçek
Bugün 19 Mayıs. Tam 86 yıl önce ülkemizin bağ...
Doğan HEPER
Başbakan yatırım istiyor ama...
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan Güneydoğu ve Do...
Semih İDİZ
Fransız referandumunun Türkiye'ye etkileri
Avrupa'yı bir 'Fransız referandumu' telaşı sa...
Sami KOHEN
Oy yo-yo!
TIPKI "yo-yo" oyunu gibi, bir aşağı, bir yuka...
Mehmet Y. YILMAZ
Şeriat ülkesinde kadın olmak...
Pakistan, dini esaslara dayanan bir devlet dü...
Hasan PULUR
Kaç devrin yaşayan tanığı...
ALTEMUR Kılıç anılarına "Kılıç'tan Kılıç'a/Bi...
Erdoğan SAĞLAM
Sporcuya vergi kıyağı
Pek çok konuda af içeren Bazı Kamu Alacakları...
Derya SAZAK
Avrupa sosyal modeli
Türkiye, 2007 genel seçimlerine IMF ile yapıl...
Meral TAMER
19 Mayıs ve yıldızlı
Geçen ay Norveçli diplomat Charung Gollar'dan...
Yaman TÖRÜNER
Yeni stand - by ile her şeye bye - bye
Hükümet, IMF ile anlaştı. Yeni anlaşma da önc...
Güngör URAS
19 Mayıs 'bayram'dı 'tatil' oldu
Dün sabah üniversitede derse başlamadan öğren...
Serpil YILMAZ
Aziz Yıldırım'ın Polonya dörtlüsü
Avrupa Konyesi toplantısı için Varşova'da bul...
M. Ali BİRAND
NEDEN HERŞEYİ DEVLETTEN BEKLİYORUZ?
Kendinizi, ailenizi veya etrafınızı bir incel...

© 2005 Milliyet