|
 |
|
|
Papatya bahçesi ve "fikirleri paylaşmak"
Yaşam Güzeldir / Banu Şen
İncelikler... Kimi zaman yoran, kimi zaman farkında olmadan kıran, çoğu zaman da ruhu onaran....
"İncindim, incitildim derinden/Terkettim kendimi/Tesadüfen karşılaştım içimde/Kendimle yeniden" diyor Sertap Erener. Çoğu zaman incelikler yüzünden yanlış bile anlaşılır insan(!) Ya da herkesi düşüne düşüne kendini kırdığının farkına varır.
"Siz yine de incelikli davranın/Benim kadar degilse de/Ben bu yüzden, incelikler yüzünden/ Belki daha çok üzüldüm"
Küçücük de olsa mutlaka her inceliğin, verdiğiniz değerin bir gün yerine ulaşacağından emin olun...
14 Mayıs'ta uzun zamandır görmediğim ince, zarif bir yemekte farkına vardım. Durduk yerde, hiç olmadık bir zamanda düşünülmek nasıl da mutlu ediyormuş! İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir'deki kadın gazetecilere Balçova Termal Crea Clup'ta bir yemek verdi. Bu yemeğin altında belki çok şey arandı. Kadınlara ayrılmış özel bir güne rastlamıyordu o tarih. Bana kalırsa da sadece bir "incelikti". Önce "Neden gazeteciler kadın ve erkek diye ayrıldı?" diye düşünmedim de değil. Ancak yemeğe gittiğimde farkına vardım. Başkan Kocaoğlu'nu ilk kez bu kadar rahat, güleryüzlü gördüm.
İnceliklerle doluydu
O gece Başkan Kocaoğlu, kadın gazetecilerin sorularını yanıtlamaktan yemek bile yiyemedi. Beni en çok sevindiren ise hayalındeki İzmir ile ilgili soruya verdiği yanıttı. Başkan Kocaoğlu geleceğin İzmir'ini çok güzel anlattı. Trafik sorunu olmayan, kongrelerin fuarların yapıldğı, kültür merkezlerinin sayısının sadece bir türlü yapılamayan Adnan Saygun Kültür Sanat Merkezi ile kısıtlı olmadığı... Üç hatta dört kültür kongre merkezinin olduğu bir kent.
Ancak Başkan Kocaoğlu'nun da dediği gibi, "Her şeyi yerel yönetimlerden, devletten beklememek gerekiyor. Sivil toplum örgütleri, işadamları, kentin ileri gelenleri de bu kent için varlığını göstermeli."
Bu düşünceleri paylaşmamak mümkün değil. Zaten etrafa serpiştirilen papatyalardan anlaşılacağı gibi o gecenin anafikrininin "fikirleri paylaşmak" olduğu sonucuna vardım.
Masalardakilerin dışında tam ortada duran arabanın içindeki koca demet; papatya bahçesini andırıyordu. Çiçeklerin dilinde papatya bahçesi "fikirlerini paylaşıyorum" anlamına geliyormuş. Tam ortalarında ise minik bir uğur böceği vardı. Ayrıntılar kadınların gözünden kaçmıyor işte! Kim ne derse desin inceliklerle dolu bir akşamdı...
"Yıldızların Altında"
Aslında İzmir'in en uzun soluklu festivali olan 16 Haziran - 16 Temmuz'daki 19'uncu Uluslararası İzmir Festivali'nin programını sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. O da önümüzdeki haftaya kalsın. Zira bu akşam ve yarın akşam İstanbul'daki 30, Ankara'daki 3 gösteri ile yaklaşık 40 bin kişinin izlediği "Yıldızların Altında" İzmir'de. Gani Müjde'nin yazdığı Mehmet Ergen'in yönettiği müzikli oyunda Candan Erçetin, Beyazıt Öztürk, Rasim Öztekin, Nurhan Damcıoğlu, Ragıp Savaş, Orhan Aydın, Levent Ünsal, Ali Çelik, Zuhal Topal, Renan Bilek, Faruk Karaçay (...) oynuyor. Yeşilçam'ın ve Türk filmlerinin kulaklarını çınlatan "Yıldızların Altında" 21.00'de Fuar Açık Hava Tiyatrosu'nda.
Açık Hava Tiyatrosu deyince "Yine tiyatro ve konserlerin aralarına karışan kültürparkın içindeki tüm sesleri duyacak mıyız?" sorusu gelmiyor da değil akla. Eğer Başkan Aziz Kocaoğlu da Açık Hava Tiyatrosu'nda tiyatro, bale, konser izlerse aynı "fikri paylaşacağına" ve bir çözüm bulacağına inanıyorum(!)
bsen@milliyet.com.tr
|
|
|

|