|
 |
|
|
Asla yalnız yürümeyeceksin
Süper Lig, Sivasspor'la yeni bir takımı ve en genç başkanı Mecnun Odyakmaz'ı karşılamaya hazırlanıyor. Odyakmaz'ın beklentisi açık; Sivas şehir olarak da Süper Lig'de yer almalı...
Sivasspor - Üç Yıldız'ın hikayesi - 3 / Hakan Dilek
Gencecik bir isim var Sivasspor'un başında: Mecnun Odyakmaz... 2000'li yıllarda kulübün ve takımın rahat nefes alacağı bir takım girişimleri cesurca gerçekleştiriyor 'yeni' başkan. Bir tek amacı var; 38 yıllık özlemi sona erdirmek. Bunun için de bütün olanakları, öncelikle Sivas sevgisini seferber edecek koşulları yaratmak amacında. Gurbeti ortadan kaldıracak bir Sivaspor taraftarlığı, memleket sevgisi, azim, kararlılık ve cesaret gerekiyor bunlar için. Kent böyle bir cesareti gösterebilecek mi ? Yanıt evet elbette ki. Ama bir şartı var Odyakmaz'ın; potansiyel harekete geçmeli ve takım yalnız kalmamalı...
Sivas nasıl bir motif sizin için?
Doğanşar ilçesinin Ortaköy denilen köyünde doğmuşum. Bir yaşımda hastalık nedeniyle İstanbul'a gelmişim ve bir kez daha geri dönmemişiz. 80'li yıllarla birlikte birkaç dostumu görmeye gidip geldiğim dönemlere rastlar Sivas'ı yakından görmem...
Geri kalmış demeyeyim, ama fazla ilerleyememiş bir şehir olarak görünüyor, ancak insanı etkileyen bir kültürel motif. Selçuklular döneminde başkent olmuş. Büyük bir birikimin üzerinde durduğunuzu hissediyorsunuz. Osmanlı döneminde de, Anadolu insanının elde kuş sayıldığı dönemde de pek fazla yatırım yapılmamış.
Bu da göç dalgasıyla bütün dünyaya yayılmalarına yol açmış...
Evet. Kayıtlara göre dünyada 6,5 milyon Sivaslı var. Bir arkadaşım Pasifik'te yolculuk yaparken garsonun Sivaslı olduğunu öğreniyor.
- gülüyor -
Siz hiç futbol oynadınız mı?
Hayır. Çocukken Altın Ayaklar diye takımımız vardı. Bir iki maç kaleye geçmiş Altın Eldiven olmuştum - gülüyor - Geçenlerde yerel basınla bir maç yaptık, ama yenildik ve bundan sonra halı sahada da oynamama kararı aldım, çünkü yenilgiyi hazmedemiyorum.
Neden ? Oyun bu...
Boğazıma yumruk tıkanmış gibi oluyorum yenilince.
Sizin önünüze nasıl düştü top?
Top Kadıköy'de yaşadığım için hep önümdeydi zaten. Sarı - Lacivert bir top vardı önümüzde. Alt Yapı Dernekleri bünyesinde görevler alıyordum. Ama Sivas'ta Osman Seçilmiş gibi kulübün yükünü çeken insanlar bana yöneticilik teklif edince kabul ettim.
Süper Lig'in en genç başkanı olacaksınız. Nasıl bir duygu bu?
Bu bir heyecan. Ben 1965 doğumluyum. 'Bunun içindeysek hakkını vermemiz gerekir!' diyen insanlar var yönetimde.
Yaş ortalaması genç bir yönetim kurulu...
Benden genç olanlar da var, yaşlı olanlarda...
Sadece Sivaslı olmanız başkan olmak isteğiniz için yeterli oldu mu?
E, ben bulunduğum yerden doğduğum topraklara karşı görevimi yerine getirmeli ve bunu bildiğim kulvarda yapmalıyım diye düşündüm. Önce genel koordinatörlük, yöneticilik yaptım. Osman Seçilmiş belediye başkanlığını kaybedip yeni başkan Sivasspor Başkanlığı'nı düşünmeyince, biz de dediğiniz gibi topa girmiş olduk.
Bu, etrafımızdaki Sivasspor'u sevenlerin de isteğiydi. Mayısta yapılan kongrede yüzde kırkı yenilenmiş bir kadroyla yönetim kurulumuzu oluşturduk, göreve devam ediyoruz.
Peki İstanbul'dan yönetim zor olmadı mı?
İletişim çağında zor değil elbette ki... İstanbul'dan on, Sivas'tan on yöneticimiz var şimdi. İyi bir iletişimimiz var aramızda. Bakın deplasmana idarecisi en fazla giden kulübüz diyebilirim. On - on beş arkadaşımız gider ekip olarak.
Bu değirmenin suyu nereden geliyor? İkinci Lig'de idare edilebilir sınırlarda harcamalar var, ama Süper Lig...
Yönetim Kurulu, sponsor ve reklam gelirleri, hibe edilen yardımlar ve değişik organizasyonlardan gelen paralarla karşıladık. Biraz borcumuz var, ama bunu da aşacağız. Taze kazancımızı Süper Lig'e yönlendireceğiz.
Hedefleriniz nelerdir?
Şu anda UEFA lisansı almış yedi kulüp var Türkiye'de ve biz sekizinci olmak istiyoruz. 600 milyar borcu yeni yönetime devrettik. Yani ben kendime borçlandım. Bunu da Süper Lig'in başlangıcıyla çözeceğiz.
Stadyumun çehresi de değişecek...
Evet. Stadyumumuz 1965'te yapılmış, yani 65 model bir stat. 8 basamaklı, kapalı tribünü dar, hacimsiz olan stadımızın kapasitesini artırıp 12 bin kişinin maç izleyebileceği bir duruma getireceğiz ve sezonun sonunda başlayacak çalışmalarla.
Bu yetecek mi?
Elbette ki yetmez. Eski stat atletizm yarışmaları için düzenlenecek ve yeni yapılacak 25 bin kişilik statta oynayacağız maçlarımızı. Biz eğer potansiyelimizi değerlendirebilirsek Süper Lig'le baş edebilecek bir kadroyu oluşturabileceğimizi ve çok büyük zorluklar çekmeyeceğimizi düşünüyorum. Kaldı ki bu birikim kentte var. Ve biz sadece futbolda değil, kentin de Süper Lig'de olmasını istiyoruz.
Nereye yapılacak stat?
Şimdiki tesislerimizin karşısındaki alana, spor okulu, antrenman sahaları, oteller, fuar gibi içinde stadyumu olan bir kompleks yapılacak. Bu anlamda sayın Abdüllatif Şener'e de buradan şükranlarımı sunuyorum.
Süper Lig için hazır mı taraftarlar?
Bakın Beşiktaş'la yaptığımız maça, ki hafta içi olmasına rağmen, beş bin kişi geldi. Şükrü Saracoğlu'nda oynanan Sarıyer maçında bu rakam 20 bin kişiye çıktı bir anda. Hiç azımsanmayacak bir rakama ulaşacağımızı düşünüyorum.
Bir de şu var ki çoğu Sivaslı, kentin takımını değil de başka takımların taraftarı olmuş durumda...
Kalıcı olacağımıza inanırlarsa kesinlikle ikinci takım biz olacağız onlar için. Bazıları için de tuttukları takımdan vazgeçme gerekçesi olacağız... Gelecekte çocuklar Sivasspor'u kesinlikle yalnız bırakmayacaklarına inanarak büyüyeceklerdir.
Odyakmaz: Biz bir aileyiz
Ligimizde şaibe söylentisi en güçlü söylencedir. Örneğin maçların sahada kazanılmadığına dair açıklamalar yapıyor kulüp başkanları bile... Siz Süper Lig gibi kaynayan bir kazanın içinde nasıl bir duruş sergilemeyi düşünüyorsunuz?
Son dört senedir profesyonel düzeyde yöneticilik yapıyorum. Bazı şeyleri gördüğümde kutsal kitaplardaki göze göz, dişe diş hakkımı kullanmak istediğim, yani oyunu onların yöntemleriyle oynamak istediğim anlar olmuştur. Ama bir söz var ki; kumarcının kumarcıya bir kuruşu geçmezmiş, bu da aynı ona benziyor. Bir yerden kazanır bir yerden kaybedersiniz böyle durumlarda. Buna ne zaman tevessül edildiyse hep kaybedilmiştir. Biz her anlamda bu meselelerden uzak durdukça maç kazanmasını bildik. Çünkü gözümüzü kendimize çevirmiştik.
Nasıl bir takım kurgulamıştınız?
Bir kolej takımı gibi davranan, ama aile gibi yaşayan bir takım, biri sahada tekme yerse kulübedeki onun acısını duyumsayacak bir takım... Bunun da diğer ayrıntılarla pekiştirip anamızın ak sütü gibi herkese helal olacak bir şampiyonluğu yakaladık. Buradan emeği geçen herkese çok teşekkür etmek istiyorum.
'Aslolan Sivasspor'dur'
Bu soru zaman zaman gelecek ve bununla yüzleşmek zorunda kalacaksınız. Sedat Peker'le ilişkiniz konuşuluyor hep. Kendisiyle akrabalık ilişkileriniz dışında siyasi olarak da bir yakınlığınız var mı ?
Aynı mahallede büyüdük Sedat beyle. On yıldır da akrabayız. Bana en zor dönemlerimde verdiği manevi destekle de yanımda olmuştur. Kaldı ki, kendisini tanımaktan ve arkadaş olmaktan da onur duyuyorum. Kendisiyle ilgili diğer durumlara ilişkin de kendisinin yanıt vermesi çok daha doğru olur. Bu da kendisine duyduğum saygıdan ve sevgiden kaynaklanıyor. Benim de bu ülkeye ve dünyaya ilişkin düşüncelerim elbette ki var ve esas olarak memleket yararına olduğunu düşündüğüm her görüşten de yararlanırım. Ayrıca beni bir siyasi duruşla tanımlamak da yanlış olur.
YARIN: Tarihinle büyüksün
|
|
|

|