|
 |
|
|
Kadın!
ÖLÜ DENİZ, ÜRDÜN
Jordan Times gazetesi, "Kuveyt kadını artık seçme ve seçilme hakkına sahip. Bu tarihi karardan dolayı Kuveyt halkını ve Arap dünyasını kutluyoruz" diye giriyor başyazısına.
Devamı şöyle:
"Bir Arap ülkesinde demokrasiye doğru atılan her adımdan bütün Arap âlemi kazançlı çıkacaktır. Kuveyt parlamentosundaki tüm ilerici güçler, kadınların siyasal hakları için son birkaç yıldır verdikleri mücadeleden dolayı takdire layıktırlar. Yürekli davrandılar ve sonuç aldılar. Günümüzde kalkınma, istikrar ve güvenlik açısından kadın haklarının önkoşul olduğunu kimse unutmasın."
Başyazı böyle.
Arap dünyasında kadının adı gerçekten yok. Erkekle eşitlik yarışında çok geri kalmış durumda Arap kadını...
Örneğin geçenlerde Suudi Arabistan tarihinde ilk defa seçimler yapıldı. Yerel yönetimler kısmi seçimlerle işbaşına geldiler.
Ama ne var ki bu seçimlerde oy kullanan sadece erkeklerdi.
Kadının adı yine yoktu.
Bu bakımdan Kuveyt'te kadınların oy hakkına, seçilme hakkına sahip kılınmaları Arap âleminde demokrasi adına önemli bir gelişme, bir dönüm noktası sayılabilir.
Kemal Derviş'in başına geçtiği Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın son raporlarında Arap dünyasındaki azgelişmişlik başlıca iki nedene bağlanıyor:
(1) Demokrasiden yoksun olmak. (2) Kadını toplumda yok etmek; eğitim haklarından yoksun kılmak; kadını siyasal ve dini açılardan erkeğe bağımlı tutmak...
Bunun sonuçlarına gelince:
Ortadoğu'nun Arap ülkeleri ekonomik ve toplumsal açıdan dünya ortalamasının -siyah Afrika hariç- çok altında seyrediyor. Son yirmi yılda kişi başına gelir artışının yeryüzünde en düşük gerçekleştiği bölge Ortadoğu oldu.
Bugünkü kaplumbağa hızıyla devam ederse, Arapların kişi başına milli gelirlerini iki katına çıkarmaları tam 140 yıl alacak. Buna karşılık Asya, Avrupa ve Kuzey Amerikalıların fert başına gelirlerini on yılda katlamaları bekleniyor.
Bir başka gerilik göstergesi:
Petrol dahil Arap âleminin bütün ekonomik üretimi, İspanya'nınkinden daha düşük. Gelişmekte olan ülkeler içinde Ortadoğu aynı zamanda işsizliğin en yüksek, okuryazarlığın en düşük olduğu bölgedir.
Evet petrolleri var.
Ama işe yaramadı.
Dinci ya da laik otoriter rejimler Arap âlemine mutluluk getirmedi.
Nasırcılık, Baasçılık bütün cilalarına rağmen kalkınmanın yolunu açamadı. Soğuk Savaş döneminde Moskova'nın bir ara çok popüler olmuş "kapitalist olmayan yol"dan kalkınma modelleri fiyaskoyla sonuçlandı.
Kadının adını toplumda yok eden İslamcı yönetimler yıllar içinde çıkmaza saplandılar.
Çare nedir?
Çare, kadının sahneye çıkmasında.
Çare, kadın-erkek eşitliğinde.
Çare, demokrasi oyununda...
Sabır sebat gerektirse de öyle; demokrasiden başka çare yok. Zaman alacak ama sonunda, şöyle ya da böyle, olacak.
Onun içindir ki:
Erkekle eşitlik kavgasında kadına omuz vermek, yalnızca çağdaşlık mücadelesi değildir. Aş ve iş mücadelesidir aynı zamanda.
Nihayet Arap dünyası da bu gerçeğe ağır aksak da olsa yüzünü dönüyor.
Dünya Ekonomik Forumu'nun, Yüzler Meclisi'nin Ürdün'deki yıllık Ölü Deniz toplantılarında ele alınacak konulardan biri de bu...
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|

|