|
Karşı atak...
FRANSA'dan İsviçre'ye, Rusya'dan Lübnan'a, Arjantin'den Uruguay'a kadar toplam 15 ülkenin parlamentolarından çıkan "Ermeni soykırımı" kararlarına karşılık, TBMM yakında harekete geçip, bu ülkelerin aleyhinde benzer "soykırım" tasarılarını geçirecek.
Başbakan Erdoğan önceki günkü konuşmasında, 15 ülkeden soykırım yapanlar hakkında, Türk parlamentosunun "lobi veya kulis çalışmalarıyla değil, gerçek bilimsel çalışma sonucu" bir karar alacağını açıkladı. Şimdi yetkililer, bu ülkelerin tarihleri boyunca soykırım sayılabilecek kitlesel katliamlar yapıp yapmadıklarını araştıracaklar ve yaptıkları takdirde bunu "belgeleri ile" Meclis'e sunup, onları kınayan kararlar çıkartacaklar.
Hükümet böylece Ermeni sorununda "en iyi savunma taarruzdur" taktiğini uygulayarak uluslararası platformda Türkiye'ye karşı girişilen Ermeni yanlısı kampanyaya etkin bir karşılık vermeyi umuyor.
* * *
BU bağlamda akla hemen iki soru geliyor: 1) Şu ana kadar sayısı 15'i bulan (önümüzdeki haftalarda belki de artacak olan) bütün bu ülkeler ile ilgili bir "soykırım sicili" bulmak mümkün olacak mı? 2) Ortaya çıkarılacak bilgilerin "inanırlığı" uluslararası platformda teslim edilecek mi ve o takdirde de TBMM'nin kararının beklentiler doğrultusunda fiili bir etkisi olacak mı?
Doğrusu listedeki 15 ülkenin hepsini soykırım ile suçlayacak durumlar -ve hele kanıtlar- tespit etmek zor. Ama birkaçı -özellikle Fransa ve Rusya gibi eski kolonyal devletler- hakkında bazı tarihi gerçeklere ulaşmak mümkün.
Ancak 15 ülke arasında, gerçekten "soykırım sicili" olmayanların sayısı da az değil. İlle de "onlar da soykırım yaptılar" düşüncesiyle hareket edilir ve bu konuda kanıt sunulmazsa büyük bir fiyasko olur.
* * *
İKİNCİ soruya gelince, TBMM'den öyle bir kararın çıkmasının "kıymeti harbiyesi" nedir?
Açık konuşmak gerekirse, böyle bir karar daha çok Türk kamuoyunu rahatlatacak ve tatmin edecektir. Türkiye, yabancı ülkelere "aynen mukabele" etme olanağına sahip olduğunu gösterecektir.
Ancak pratikte bunun fazla bir işe yarayacağını sanmıyoruz. Aksine, böyle bir ortamda bu ülkelerle ikili ilişkilerin gölgelenmesi ve hatta gerginleşmesi olasılığı da vardır...
Başbakan'ın dediği gibi, bu ülkelerde Ermeni lobisinin faaliyeti sonunda parlamentolar bu kararları almıştır. Bu gibi hallerde, bu ülkelerin hükümetleri, Türkiye'nin protestolarını yanıtlarken, bunun kendi "resmi politikaları" olmadığını, parlamenterlerin tavrının devleti bağlamadığını belirtiyorlar. Eğer TBMM bu ülkeleri soykırım ile suçlayan kararlar alırsa, Meclis'i bu doğrultuda yönlendiren Başbakan ve hükümet, bu ülkelere "Bu bizim parlamenterlerin kararı, devlet politikamız değil" diyebilir mi? Bu takdirde bu ülkelerle ilişkiler olumsuz biçimde etkilenmez mi?
Bir de böyle bir kararın pratik bir yarar sağlayıp sağlamayacağını düşünmek lazım. Meclis'in suçlayacağı ve kınayacağı ülke bundan etkilenir ve parlamentosu daha önce onayladığı kararı veya yasayı iptal eder mi?..
* * *
NE yazık ki Türkiye, geçmiş yıllarda Ermeni yanlısı kampanyaların yürütüldüğü ülkelerde, kendi görüşlerini yaymak, kamuoyunu etkilemek ve karşı tarafın inisiyatiflerinin önünü kesmek için gereken stratejileri geliştirmemiş, açıkçası alanı boş bırakmıştır. Şimdi karşılaştığımız nahoş durumlar, bu ihmalin ve hatanın sonucudur.
Evet, şimdi "karşı atağa geçmek" lazım. Ama hedefleri iyi seçmek ve stratejiyi akıllıca belirlemek şartı ile...
skohen@milliyet.com.tr
|
|