Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 21 Mayıs 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
TÜBİTAK'a nazar değdi


TÜBİTAK'ın bu yılki liselararası proje yarışmasına 276 proje başvurdu. En çok ilgi gören projenin konusu neydi biliyor musunuz?
Nazar!..
Maltepe Coşkun Fen Lisesi öğrencisi Nur Kıpçak ilginç bir deneyle nazarı kanıtlamaya çalışmıştı.
Kıpçak, hassaslığıyla tanınan menekşeleri saksılara koymuş, her bir saksının karşısına da öğrenciler oturtmuştu.
A grubundaki öğrenciler mavi ve yeşil gözlüydü.
B grubundakiler koyu renk gözlü...
D grubundakiler renkli-koyu karışık...
C grubundakilerin ise gözleri bağlıydı.
Bu öğrenciler 3 ayrı seansta 5'er dakika boyunca menekşelere "nazar dolu gözlerle" baktılar.
Onlar bakarken menekşelerin damarlarına akupunktur iğneleriyle bağlanan elektrotlar çiçeklerdeki organik madde değişkenliğini ölçüyordu.
Bakalım "kem gözler", çiçeklerin kan dolaşımını etkileyip solmasına yol açacak mıydı?
Sonuç şaşırtıcı oldu:
Menekşe, en çok mavi ve yeşil gözlülerin bakışlarından etkilenmiş, yani organik madde geçişini en çok durduran grup A grubu olmuştu.
Koyu renk gözlülerin nazarı daha az değmişti.
Gözü bağlı ekibin ruhani nazar etkisi başarısız olmuştu.
Menekşeyi koruması beklenen nazar boncuğu ise pek işe yaramamıştı.
***
Eğlenceli bir deneye benziyor.
Sonuçları merakla okuduysam da "bilimsel deney" deyince bir liselinin aklına ilkin "nazar"ın gelmesine şaşırdığımı itiraf etmeliyim.
Bu eğilim sürerse yakında "Yoldan kara kedi geçmesinin trafik kazalarına etkisi", "Kulak memesini çekip 3 kez tahtaya vurmanın ev içi kazaları önleme potansiyeli", "Merdiven altından geçip işe gidenlerle, geçmeden gidenlerin iş performanslarının mukayesesi", "Muska takan kadınlarda tecavüze uğrama ihtimalinin azalıp azalmadığı", "Kale dibine ekilen kartal pençesinin golü engelleme yüzdesi" gibisinden deneylerin başlaması muhtemeldir.
Cumhurbaşkanı Sezer, TÜBİTAK'ın özerkliğine son veren yasayı yeniden görüşülmek üzere önceki gün Meclis'e geri gönderdi.
Yasa, Türkiye'nin bilim ve teknoloji politikalarını oluşturan ve araştırmalara 450 trilyon lira destek verecek olan TÜBİTAK'ın başkan ve yöneticilerini seçme ve atama yetkisini Başbakan'a veriyor.
Böylece siyasallaştırılan TÜBİTAK'ın bilimsel buluşlarının da ticarileştirilmesi teşvik ediliyor.
Dahası, Bilim Kurulu'nun "müspet bilimler" alanından olabileceğine dair yasa hükmü yumuşatılarak sosyal ve beşeri bilimler alanından da kurula üye seçilmesine olanak sağlanıyor.
Böylece kurula ilahiyatçıların da girmesinin yolu açılıyor.
***
Hükümet muhtemelen yasayı aynen yeniden geçirip Köşk'e gönderecektir. Ancak bu zıtlaşmanın ve bilimle inatlaşmanın hayra hizmet etmeyeceği ortada...
Bilim adamları, TÜBİTAK'ı hükümet emrine vermenin bilime zarar vereceğini anlatmaya çalıştılar, seslerini duyuramadılar.
Peki bunu engellemek için ne yapsak?
Emrah Ablak'ın hiç kaçırmadığım nefis çizgi dizisi "TÜBİTAK"ı (Doğan K., 2005) AKP'li milletvekillerinin kapısının altından atıp "TÜBİTAK'a çalışan Bayram Efendi'nin profesörlerle nasıl cebelleştiğini" mi anlatsak?
Yoksa renkli gözlülerden bir heyet oluşturup dikkat ve ısrarla Başbakan'a mı baksak?

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
Türkiye ve Irak
IRAK Başbakanı İbrahim Caferi, Ankara'da çok ...
Çetin ALTAN
Şarkılar ve bombalar...
Eurovision Şarkı Yarışması'nın Kiev'deki yarı...
Melih AŞIK
Yemek hazırlanıyor
17 Aralık'ta tarih alınmasını "zafer" olarak ...
Fikret BİLA
Caferi'nin ziyareti
Irak Başbakanı İbrahim Caferi'nin ilk yurtdış...
Hasan CEMAL
Ölüm kültürü!
Ölüm kültürü... Ya da demokrasi kültürü... Sö...
Güneri CIVAOĞLU
Mavi Saddam
Dünya ve Türkiye basınında Saddam Hüseyin'in ...
Can DÜNDAR
TÜBİTAK'a nazar değdi
TÜBİTAK'ın bu yılki liselararası proje yarışm...
Abbas GÜÇLÜ
Seçilme yaşı 25'e insin
Gençler, aktif olarak siyasete girme peşinde....
Semih İDİZ
Caferi Türkiye'yi tercih etti
Irak Başbakanı İbrahim el Caferi'nin Türkiye ...
Sami KOHEN
Irak'la yeni sayfa...
IRAK Başbakanı İbrahim Caferi'nin Ankara'daki...
Mehmet Y. YILMAZ
Türkiye'de hâkimler de var!
Abdi İpekçi anısına düzenlenen Milliyet Gazet...
Hasan PULUR
Orgeneralin sorusu
1.Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon, PKK'n...
Derya SAZAK
Hata mıydı?
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Hürriyet'te...
Meral TAMER
Devlet parasız yatılı ve bursta fırsat eşitsizliği!
Milliyet olarak, okula gidemeyen ya da gönder...
Tamer HEPER
Artık doğruyu savunalım
Parkta oynayan bir küçük, başından vuruldu. D...
Yaman TÖRÜNER
Hayat bir poker oyunudur
"Poker as Life" isimli kitabında L. R. Schrei...
Güngör URAS
Davosçular kadınlarımızı "hakir" gösteriyor
Davosçuların 16 Mayıs'ta yayımladıkları rapor...
M. Ali BİRAND
DYP'den istifa eden 4'ler...
Haftasonu yapılan DYP kurultayında son derece...

© 2005 Milliyet