|
Seçilme yaşı 25'e insin
Gençler, aktif olarak siyasete girme peşinde. Peki girdiklerinde ne yapacaklar? İşte bu konuda kafaları karışık. Şimdilik tek hedefleri var, o da seçilme yaşını 25'e indirmek.
Önceki gün Ankara'da 19 Mayıs nedeniyle 77 ilden gelen öğrenci temsilcileri ile birlikteydik. Üzerinde durdukları en önemli konu buydu. Bir öğrenci, öylesine çarpıcı bir öneri getirdi ki, üzerinde düşünmeye değer. Öneri aynen şöyle:
Nasıl ki seçilme yaşının alt sınırı varsa, üst sınırı da olsun. 18 yaşındakiler seçebiliyorlar ama 30 yaşından önce seçilemiyorlar. Madem öyle 70 yaşın üzerindekilere de tıpkı gençlere olduğu gibi seçilme kısıtlaması getirilsin. Böylece hem siyasetin önü açılır hem de siyasete dinamizm gelir...
Gençler açısından doğru bir yaklaşım. Örnek olarak da nasıl ki memurlara, öğretmenlere, bilim adamlarına emeklilik yaş sınırı varsa, politikacılara da benzeri sınırlamalar getirilsin diyorlar.
Ecevit'in başbakanlıktaki son yılları hatırlatıldığında hiç de fena fikir değil diyenlerin sayısı bir hayli fazlaydı.
Politikacılar, böyle bir öneriye sıcak bakarlar mı? Hiç sanmıyorum. Yakınından bile geçmezler, çünkü hemen hepsi mezara kadar politika yapmaya kararlılar. Sandığa gömülmedikleri sürece, vazgeçilmez olduklarına inanıyorlar.
Gençler, Meclis'teki kadın sayısının hızla artırılması konusunda da ısrarlılar. Onlara göre, nasıl ki toplumun yarısını kadınlar oluşturuyorsa Meclis'in yarısını da yine kadınlar oluşturmalı.
Peki il bazında ve Türkiye genelindeki gençlik meclislerinde bu kurala uyuluyor mu? Evet demek zor. Ama beşte iki oranına sahipler. Kızların sivil toplum örgütlerine ve siyasete olan ilgileri bu hızla arttığı takdirde, çok yakında yarı yarıya çoğunluğu yakalamaları işten bile değil.
Ankara'nın polenleri
Ankara'ya her gidişimde farklı bir yönünü keşfediyorum. Benim 22 yıl önce bıraktığım Ankara ile bugünkü Ankara arasında müthiş bir fark var. Ama bazı şeyler var ki hiç değişmemiş. Örneğin polenler. Bu mevsimde, Kavaklıdere'den Çankaya'ya çıkarken, eskiden de havada polenler uçuşurdu. Ama şimdi beyaz bir bulut haline gelmişler. İstanbul, kavak ağaçlarını keserek bu beladan kurtuldu. Ama Ankara, kavaklarına kıyamıyor. Oysa bir an önce kesip yerlerine çok daha uzun süreli yeşil kalan ağaçlar dikebilirler. Özellikle astımı olanların bu konuda çok şikâyeti var. Melih Gökçek, bu konuya da el atmalı..
Bu hafta Genç Bakış'ı Keçiören'de Estergon Kalesi'nde gerçekleştirdik. Farklı bir mekân. Adı şelaleci başkana çıkan Turgut Altınok, dünyanın en büyük suni şelalesinden sonra, günümüzün en büyük kalelerinden birinin altına da imza atmış. Farklı bir mekân. Şu anda Macaristan sınırları içerisinde kalan Estergon Kalesi'ne benzetmeye çalışmış. Çok arabesk bulanlar da çıkabilir, çok beğenenler de. Açılışını 29 Mayıs'ta Başbakan Erdoğan gerçekleştirecekmiş.
Eskiden gecekondu yoğunluklu olan Keçiören'de genel görünüm her şeyiyle değişmiş. Sanki Ankaralı belediye başkanları daha iyi çalışıyor!..
Bu arada Oran'a çıkıp TRT'nin konuğu oldum. Gençleri konuştuk. TRT eskiden Ankaralılara o kadar uzak gelirdi ki, "dağ başında" benzetmesi yapılırdı. Şimdi şehrin ortasında kalmış. Hemen karşısındaki TBMM Lojmanları ise çürümeye terk edilmiş. Hükümet gençlik konusunda olduğu gibi bu konuda da politika üretemiyor. Başbakan Erdoğan ise bazı bakanlarının tükendiğinin hâlâ farkında değil. Ya da farkında da değiştirme gücünü kendinde bulamıyor. Olan ise gençlere oluyor.
Ne bir haklarını savunanları var ne de bu konuda politika üretenleri. Gençler, hükümet nezdinde hiç bu kadar sahipsiz kalmamışlardı.
Özetin özeti: Ankara gençleri unutmuş! Hatırlamaya da sanki hiç niyeti yok...
aguclu@milliyet.com.tr
|
|