Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 22 Mayıs 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Huzur ve barış için...

ÖLÜ DENİZ, ÜRDÜN

Saddam Hüseyin'in devrilmesi daha birinci ayını doldurmuştu. 2003'ün mayıs ayı. Bağdat'ta, bugün Irak Cumhurbaşkanı olan Celal Talabani'yle görüşmüştüm. Kürt lider, Irak'ı bir bütün olarak bir arada tutmanın güçlüklerinden söz ederken özetle şunları söylemişti:
"Irak suni bir devlet sayılabilir. Ya da zoraki bir devlet. Iraklılık bilinci öteden beri çok zayıftır. Sömürgecilerin seksen yıl önce sınırlarını kendi elleriyle çizerek kurdukları böyle bir ülkede Şiiler, Kürtler, Sünniler birlikte yaşayacaklarsa, bunun tek yolu güç de olsa gevşek bir federasyondur."
Irak şimdi bu engebeli yolda yürümeye çabalıyor.
İç savaş tehlikesi hâlâ var.
Sünniler dışlanmış durumda.
Belki en büyük sorun bu.
Sünnilerin çoğunluğu 30 Ocak genel seçimlerine katılmadı. Kimi protesto ettiği için, kimi de korkudan... Bu nedenle şimdi yönetimi büyük ölçüde Şiilerle Kürtler paylaşmış durumda.
Sünnilerin esamisi okunmuyor. Hükümetin, ordunun, güvenlik güçlerinin neredeyse bütün kilit noktalarında Sünnilerin adı yok.
Bir başka çarpıcı örnek:
Parlamentodaki 55 üyeli Anayasa Komisyonu'nda sadece 2 Sünni var.
Irak'ta Sünnilerin siyasal süreçten bu ölçüde dışlanmaları yüzünden ülke tam bir kaosa, hatta iç savaşa sürüklenebilir deniyor.
Dünya Ekonomik Forumu'nun Ölü Deniz toplantısındaki Irak paneli. Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari'yle Meclis Başkanı Al Hassani'yi dinliyorum.
Biri Kürt, biri Sünni.
İkisi de Sünnilerin siyasal süreçten dışlanmış olmalarının ileriye dönük sakıncalarından söz ediyor.
Evet öyle.
Sünniler ülke yönetiminde devreye girmeden Irak'ta direnişin kırılması, istikrar, barış ve huzurun gelmesi olanaksız.
Mısır'ın eski Dışişleri Bakanı, Arap Ligi Genel Sekreteri Amır Musa söz alıyor. Sivri diplomat, "İyi güzel de sizler hükümet olarak somut neler yaptınız ki, şimdi Sünnilerin dışlanmış olmasından şikâyet ediyorsunuz?" diye soruyor.
Sorunun yanıtı, kem küm...
Sünniler Irak'ta nüfusun yüzde 20'sini oluşturuyor. 80 yıl boyunca, Saddam diktası dahil ülkeyi onlar yönetti. Özellikle Saddam'ın Baas Partisi döneminde Şiiler ve Kürtler çok acı çektiler, zulüm yaşadılar.
Bu nedenle, Saddam'ın yıkılmasından hemen sonra Baasçı ordu ve partinin kapısına kilit vurulmasını savundular. Amerika'ya bunun için bastırdılar, gösteriler düzenlediler.
Sonunda her iki kurum da tümüyle lağvedildi. Böylece Irak'ta yalnız rejim değil, devlet de çöktü. Devlet hizmetleri felç oldu. İşsizler ordusu büyüdü. Silahlarıyla evlerine dönen parasız pulsuz askerlere, memurlara direnişe katılmaktan başka yol bırakılmadı.
Büyükelçi Bremer döneminde, Irak'a gelişiyle birlikte Amerikan işgal yönetimi bu kararı 2003'ün mayıs ayında alırken Bağdat'taydım. Kararın büyük bir yanlış olacağını söyleyen ve Saddam'ın yıkılmış olmasından memnun Sünni akademisyenlerle konuşmuştum bir gün Teknoloji Üniversitesi'nde.
Biri şöyle demişti:
"Baas Partisi'ne üye olan herkesin ya da ordu mensubu olan bütün askerlerin ne kabahati var? Ne diye herkesi kapının önüne koyuyorsun, işsiz güçsüz bırakıyorsun? Onların hepsi Baas ideolojisini çok sevdikleri için mi partiye, orduya katılmışlardı? Hayır. Hepsi suç mu işlemişti? Hayır. Daha adam gibi yaşamak, partili olmanın ayrıcalıklarından yararlanmak için partili olmuşlardı. Şimdi onların tümünü kapı önüne koymakla devleti de çökertiyorlar, büyük bir siyasal yanlış da yapıyorlar."
Haklı çıktılar.
Şimdi hâlâ Sünnilerin siyasal sürece dahil edilmesi konuşulurken, konu, özünde bu yanlıştan nasıl dönüleceğiyle ilgili...
Ama Şiiler direniyor.
Kürtler şimdi daha esnek.
Ama şu da bir gerçek:
Sünniler devreye daha çok girmeden, Irak'a huzur ve sükûn gelmesi olanaksız...
Irak Meclis Başkanı Al Hassani, Iraklılık bilinci yaratmanın öneminden söz ediyor. Sünni'ydi, Şii'ydi, Kürt'tü diyerek yapılan konuşmaları doğru bulmadığını belirtiyor. Panelde Irak Merkez Bankası Başkanı Shabibi de var.
Güçlüklerin altını çiziyor:
Diktayı demokrasi yapmak, komuta ekonomisini pazar ekonomisine dönüştürmek, savaş ekonomisini barış ekonomisine geçirmek...
Dışişleri Bakanı Zebari, Ortadoğu'da bugün en acil, en zorlu sorun olarak Irak'ı gösterince, Arap Ligi Genel Sekreteri Amr Musa buna katılmadığını belirtiyor. Filistin-İsrail sorununa işaret ediyor. Yani Ortadoğu'daki, hatta bütün İslam coğrafyasındaki sorunların anasına...
Ben de Irak panelinden çıkıp Filistin-İsrail sorununun küresel güvenlik çerçevesinde tartışılacağı bir başka panele doğru yol alıyorum.
İyi pazarlar!

h.cemal@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Düşeş, dübeş, dubara...
Bir ömür ödülü sayılacak düzeydeki gıyabi bir...
Melih AŞIK
Ne güzel günlerdi
Haziranda 85. yaşını kutlamaya hazırlanan Ayd...
Fikret BİLA
Kıbrıs'ta yeni arayışlar
Kıbrıs'ta kesin bir çözüm bulunmadan Avrupa B...
Hasan CEMAL
Huzur ve barış için...
Saddam Hüseyin'in devrilmesi daha birinci ayı...
Güneri CIVAOĞLU
Lamba ve ampul
Altemur Kılıç'ın babası Kılıç Ali, Atatürk'ün...
Can DÜNDAR
Lunapark aynası
Bizde âdettir:
Abbas GÜÇLÜ
AKP ne yapmaya çalışıyor?
Başbakan Erdoğan'dan sonra Milli Eğitim Bakan...
Mehmet Y. YILMAZ
Una notte a Napoli..
Birkaç haftadır, yabancı hafif müzik yayını y...
Hasan PULUR
Kıssadan Hisse...
KEÇECİZADE Fuat Paşa'ya sormuşlar:
Derya SAZAK
Devlet inşası
Newsweek'in 11 Eylül saldırılarıyla bağlantıl...
Meral TAMER
Derviş Yunanlılar'ın adamı!
Devlet eski Bakanı Kemal Derviş'in Birleşmiş ...
Tamer HEPER
Müteselsil sorumluluk var
Okuyucularımın çoğunun kira ve kat mülkiyeti ...
Osman ULAGAY
Galatasaray kazanır, Çin parası dalgalanır
Yazının başında iki noktayı hemen belirteyim....
Güngör URAS
Kızlarımız okusun
Annem 1993 yılında öldü. Dostların cenaze tör...
Serpil YILMAZ
Betil de Özyeğin'den ilham aldı
Yılların bankacısı, işadamı Hüsnü Özyeğin, ge...

© 2005 Milliyet