Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 22 Mayıs 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Derviş Yunanlılar'ın adamı!

Derviş: "Brezilya, Rusya, Çin ve Hindistan'la birlikte hareket ederek, küreselleşme ve G - 7'nin aşırı gücünü azaltan gelişmelere destek olabiliriz"


Devlet eski Bakanı Kemal Derviş'in Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatı UNDP'nin Başkanı olmasıyla Türkiye, Başbakan Erdoğan'ın da dediği gibi çok önemli bir uluslararası pozisyon kazanmış oldu.
Derviş bu yeni şapkasıyla, Açık Toplum Enstitüsü Türkiye Direktörü Hakan Altınay'ın düzenlediği dar kapsamlı toplantıda bir grup akademisyen, sivil toplum örgütü yetkilisi ve gazeteciyle hafta başında buluştu. Feriye Lokantası'nın sakin ortamındaki akşam yemeğinin amacı, Derviş'in 3 ay önce Amerika'da yayınlanan A Better Globalization: Legitimacy, Governance, and Reform (Daha İyi Bir Küreselleşme: Meşruiyet, Yönetişim ve Reform) adlı kitabı etrafında fikir jimnastiğiydi.

Kitap yazmak tedavi mi?
Derviş önce bu kitabı yazma fikrinin nasıl doğduğunu anlattı:
"Bir konferans için Eskişehir Anadolu Üniversitesi'ndeydim. Toplantı bittiğinde öğrencilerden biri elinde Dünya Bankası eski başkan yardımcısı Joseph Stiglitz'in kitabıyla geldi ve dedi ki: "Biz bu işi bir türlü anlayamıyoruz. Siz Türkiye'ye IMF politikalarını uygulamak için geldiniz. Stiglitz'in IMF'i yerden yere vurduğu kitabında size teşekkür var. Bu nasıl iş?" Bu kitabı yazma fikrinin ilk tohumu, Eskişehir'de o öğrencinin sorduğu sorudur. Ben siyasetçi olamam diye düşündüğüm günlere denk düştü. Kitabı 18 ayda yazdım. Siyaseten çok bunaldığım dönemde tedavi gibi geldi. UNDP yarışında kitabın çok yararını gördüm."

'Bu bizim adamımız olur'
Derviş'in UNDP yarışında çok yararını gördüğü bir diğer nokta ise, Türkiye'nin konumu olmuş: "Eğer Türkiye dünyaya kucağını açarsa, dünya da Türkiye'ye kucağını açacak. Türkiye, pek çok bölgenin dünyaya köprüsü olabilecek durumda. Türkiye'nin bu küresel dünyada çok özel desteği var. Bunu UNDP yarışında o kadar çok hissettim ki...
İlk randevuyu özellikle Yunanlılar'dan almıştım. Görüşmeden ayrılırken "Bu BM'de bizim adamımız olur" diyorlardı. Daha sonra peşpeşe görüştüğüm Güney Afrikalılar da, Meksikalılar da, Çinliler de, Almanlar da Yunanlılar gibi "Bu bizim adamımız olur" dediler. Türkiye olarak korktuğumuz, içimize kapandığımız zaman çok zayıf kalıyoruz. Ama dünyaya elimizi uzattığımız zaman birden bire çok güçleniyoruz. Maalesef bu 2 uç arasında sürekli mekik dokuyoruz."

Türkiye etkili olur
Birleşmiş Milletler'in reform planlarında, Türkiye'nin kendi boyutunu aşan bir işlevi olabileceğine işaret eden Derviş'e göre "Türkiye, Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'den oluşan ve BRIC diye adlandırılan grupla birlikte hareket ederse, küreselleşmenin ve G - 7'nin aşırı gücünü azaltan gelişmelere destek olabilir." Anlaşılan Derviş, Avrupa Birliği'nden müzakere tarihi alınmasına kadar geçen süreçte Brüksel ve Strazburg'da Türkiye adına nasıl dişe diş mücadele verdiyse, şimdi Türkiye'yi BM'de de daha etkili kılmak için çaba harcayacak. Zaten AKP hükümetinin de Türkiye'yi 2009'da BM Güvenlik Konseyi'nin 15 üyesinden biri yapma gibi iddialı bir hedefi var.

"Kitap naif olabilir"
Kitapta BM Güvenlik Konseyi'nin ülkelerin nüfusu, milli geliri ve askeri gücüne göre yeniden yapılandırılması gereğine işaret eden ve yeni yapıda Fransa, İngiltere gibi ne nüfus ne de ekonomik hacim açısından en tepelerde olmayan ülkelerin veto hakkı bulunmaması gerektiğini savunan Derviş, bu önerisinin çok naif olduğunu da kabul ediyor:
"TBMM'de naif olunamaz. AB ile ön müzakerelerde de naif olunamaz. Ama kitap yazarken böyle bir özgürlüğünüz var. Benimki uzun vadede rasyonel bir vizyon, ama biraz naif. İnsanlar bunu kabul ettiler. Kitabı yazarken ben de insanlar "Gelecek yıl İngiltere vetosu kalkacak mı?" sorusunu soracak şimdi diye düşünmedim değil. Ama Hindistan gibi 1.1 milyar nüfusa sahip bir ülkenin Güvenlik Konseyi'nde temsil edilmemesi de olacak iş değil."

mtamer@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Düşeş, dübeş, dubara...
Bir ömür ödülü sayılacak düzeydeki gıyabi bir...
Melih AŞIK
Ne güzel günlerdi
Haziranda 85. yaşını kutlamaya hazırlanan Ayd...
Fikret BİLA
Kıbrıs'ta yeni arayışlar
Kıbrıs'ta kesin bir çözüm bulunmadan Avrupa B...
Hasan CEMAL
Huzur ve barış için...
Saddam Hüseyin'in devrilmesi daha birinci ayı...
Güneri CIVAOĞLU
Lamba ve ampul
Altemur Kılıç'ın babası Kılıç Ali, Atatürk'ün...
Can DÜNDAR
Lunapark aynası
Bizde âdettir:
Abbas GÜÇLÜ
AKP ne yapmaya çalışıyor?
Başbakan Erdoğan'dan sonra Milli Eğitim Bakan...
Mehmet Y. YILMAZ
Una notte a Napoli..
Birkaç haftadır, yabancı hafif müzik yayını y...
Hasan PULUR
Kıssadan Hisse...
KEÇECİZADE Fuat Paşa'ya sormuşlar:
Derya SAZAK
Devlet inşası
Newsweek'in 11 Eylül saldırılarıyla bağlantıl...
Meral TAMER
Derviş Yunanlılar'ın adamı!
Devlet eski Bakanı Kemal Derviş'in Birleşmiş ...
Tamer HEPER
Müteselsil sorumluluk var
Okuyucularımın çoğunun kira ve kat mülkiyeti ...
Osman ULAGAY
Galatasaray kazanır, Çin parası dalgalanır
Yazının başında iki noktayı hemen belirteyim....
Güngör URAS
Kızlarımız okusun
Annem 1993 yılında öldü. Dostların cenaze tör...
Serpil YILMAZ
Betil de Özyeğin'den ilham aldı
Yılların bankacısı, işadamı Hüsnü Özyeğin, ge...

© 2005 Milliyet