|
 |
|
|
Derviş Yunanlılar'ın adamı!
Derviş: "Brezilya, Rusya, Çin ve Hindistan'la birlikte hareket ederek, küreselleşme ve G - 7'nin aşırı gücünü azaltan gelişmelere destek olabiliriz"
Devlet eski Bakanı Kemal Derviş'in Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatı UNDP'nin Başkanı olmasıyla Türkiye, Başbakan Erdoğan'ın da dediği gibi çok önemli bir uluslararası pozisyon kazanmış oldu.
Derviş bu yeni şapkasıyla, Açık Toplum Enstitüsü Türkiye Direktörü Hakan Altınay'ın düzenlediği dar kapsamlı toplantıda bir grup akademisyen, sivil toplum örgütü yetkilisi ve gazeteciyle hafta başında buluştu. Feriye Lokantası'nın sakin ortamındaki akşam yemeğinin amacı, Derviş'in 3 ay önce Amerika'da yayınlanan A Better Globalization: Legitimacy, Governance, and Reform (Daha İyi Bir Küreselleşme: Meşruiyet, Yönetişim ve Reform) adlı kitabı etrafında fikir jimnastiğiydi.
Kitap yazmak tedavi mi?
Derviş önce bu kitabı yazma fikrinin nasıl doğduğunu anlattı:
"Bir konferans için Eskişehir Anadolu Üniversitesi'ndeydim. Toplantı bittiğinde öğrencilerden biri elinde Dünya Bankası eski başkan yardımcısı Joseph Stiglitz'in kitabıyla geldi ve dedi ki: "Biz bu işi bir türlü anlayamıyoruz. Siz Türkiye'ye IMF politikalarını uygulamak için geldiniz. Stiglitz'in IMF'i yerden yere vurduğu kitabında size teşekkür var. Bu nasıl iş?" Bu kitabı yazma fikrinin ilk tohumu, Eskişehir'de o öğrencinin sorduğu sorudur. Ben siyasetçi olamam diye düşündüğüm günlere denk düştü. Kitabı 18 ayda yazdım. Siyaseten çok bunaldığım dönemde tedavi gibi geldi. UNDP yarışında kitabın çok yararını gördüm."
'Bu bizim adamımız olur'
Derviş'in UNDP yarışında çok yararını gördüğü bir diğer nokta ise, Türkiye'nin konumu olmuş: "Eğer Türkiye dünyaya kucağını açarsa, dünya da Türkiye'ye kucağını açacak. Türkiye, pek çok bölgenin dünyaya köprüsü olabilecek durumda. Türkiye'nin bu küresel dünyada çok özel desteği var. Bunu UNDP yarışında o kadar çok hissettim ki...
İlk randevuyu özellikle Yunanlılar'dan almıştım. Görüşmeden ayrılırken "Bu BM'de bizim adamımız olur" diyorlardı. Daha sonra peşpeşe görüştüğüm Güney Afrikalılar da, Meksikalılar da, Çinliler de, Almanlar da Yunanlılar gibi "Bu bizim adamımız olur" dediler. Türkiye olarak korktuğumuz, içimize kapandığımız zaman çok zayıf kalıyoruz. Ama dünyaya elimizi uzattığımız zaman birden bire çok güçleniyoruz. Maalesef bu 2 uç arasında sürekli mekik dokuyoruz."
Türkiye etkili olur
Birleşmiş Milletler'in reform planlarında, Türkiye'nin kendi boyutunu aşan bir işlevi olabileceğine işaret eden Derviş'e göre "Türkiye, Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'den oluşan ve BRIC diye adlandırılan grupla birlikte hareket ederse, küreselleşmenin ve G - 7'nin aşırı gücünü azaltan gelişmelere destek olabilir." Anlaşılan Derviş, Avrupa Birliği'nden müzakere tarihi alınmasına kadar geçen süreçte Brüksel ve Strazburg'da Türkiye adına nasıl dişe diş mücadele verdiyse, şimdi Türkiye'yi BM'de de daha etkili kılmak için çaba harcayacak. Zaten AKP hükümetinin de Türkiye'yi 2009'da BM Güvenlik Konseyi'nin 15 üyesinden biri yapma gibi iddialı bir hedefi var.
"Kitap naif olabilir"
Kitapta BM Güvenlik Konseyi'nin ülkelerin nüfusu, milli geliri ve askeri gücüne göre yeniden yapılandırılması gereğine işaret eden ve yeni yapıda Fransa, İngiltere gibi ne nüfus ne de ekonomik hacim açısından en tepelerde olmayan ülkelerin veto hakkı bulunmaması gerektiğini savunan Derviş, bu önerisinin çok naif olduğunu da kabul ediyor:
"TBMM'de naif olunamaz. AB ile ön müzakerelerde de naif olunamaz. Ama kitap yazarken böyle bir özgürlüğünüz var. Benimki uzun vadede rasyonel bir vizyon, ama biraz naif. İnsanlar bunu kabul ettiler. Kitabı yazarken ben de insanlar "Gelecek yıl İngiltere vetosu kalkacak mı?" sorusunu soracak şimdi diye düşünmedim değil. Ama Hindistan gibi 1.1 milyar nüfusa sahip bir ülkenin Güvenlik Konseyi'nde temsil edilmemesi de olacak iş değil."
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|