Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 22 Mayıs 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Galatasaray kazanır, Çin parası dalgalanır


Yazının başında iki noktayı hemen belirteyim. Birincisi, Fenerbahçe - Galatasaray maçının sonucuyla Çin'in kur rejimini değiştirmesi arasında benim bildiğim gizli bir ilişki yok. İkincisi, benim amacım, ipe sapa gelmez tahminler yaparak bu alanda isim yapmış futbol ve ekonomi üstatlarıyla aşık atmak değil, ortalığı karıştıracak olasılıklara dikkat çekmek. Yazının başlığını oluşturan olasılıklar gerçekleşirse seyreyleyin siz gümbürtüyü.
Galatasaray Fenerbahçe'yi yenerse Türkiye gelecek hafta yapılacak maçlara kilitlenecek. Dedikodular, pazarlıklar, şike iddiaları, suçlamalar ortalığı kaplayacak, göz gözü görmeyecek. Bu tartışmalar belki de haftalarca sürecek.
Çin, üzerindeki baskılara dayanamayıp daha esnek bir kur rejimine geçerse, bu adım dünya ekonomisinin işleyiş biçimini ve dünya para sisteminde ağırlığı olan paralar arasındaki ilişkileri derinden etkileyebilecek. Bu nedenle gözler Çin'in üzerinde, bu yöndeki adımı ne zaman atacağı ve bunun olası sonuçları tartışılıyor.

'Oyun' nasıl bozulacak
Çin'in bu adımı atması 1995'den bu yana korunan 1 ABD doları = 8.28 yuan paritesinin bozulması ve Çin parasının ilk aşamada değerlenmesi anlamına gelecek. Çin'in sabit kurdan daha esnek bir kur rejimine nasıl geçeceği tam olarak bilinemediği ve bunun sonuçlarının ne olacağı kestirilemediği için Çin parasının (yuan ya da renminbi) ABD doları karşısında ne kadar değerleneceği de bilinemiyor. Çin'in, parasının belirlenmiş bir bant içinde, sınırlı oranda değer kazanmasına (ya da kaybetmesine) olanak tanıyan bir düzenlemeyi tercih edeceğini tahmin edenler olduğu gibi, sabit kur rejiminden tamamen vazgeçmeden sınırlı bir değerlenmeye izin vererek parasını bu kez dolara değil, bir para sepetine bağlayacağını düşünenler de var. Çin'in beklenmedik şekilde daha cesur bir adım atıp bir tür dalgalı kur rejimine geçmesi halinde ise Çin parasındaki değerlenmenin ilk aşamada % 20'yi bulabileceği belirtiliyor.
Çin'in kur rejimini değiştirmesi, bir süredir oynanmakta olan 'oyun'un bozulması anlamına gelebileceği için çok önemli bir gelişme. Bu 'oyun'da Çin (ve başta Japonya olmak üzere diğer bazı Asya ülkelerinin merkez bankaları) ABD Hazine kâğıtlarını ve diğer dolara dayalı enstrümanları büyük miktarlarda satın alarak ABD'nin dev açıklarını finanse ediyor, ABD de bu sayede faizlerini düşük tutarak tüketimini ve ekonomik büyümesini sürdürme olanağını buluyordu. ABD'deki tüketim furyasının sürmesi de ABD'nin özellikle Çin'den çok büyük miktarlarda ithalat yapmasına olanak veriyordu. ABD'nin Çin'le yaptığı ticarette verdiği açık yıllık bazda 170 milyar doları bulmuştu. Çin ise ABD'ye yaptığı ihracat sayesinde büyümesini sürdürmek ve istihdam sorununu hafifletmek olanağını buluyordu.

Riskli yeni 'oyun'
Bu 'oyun' her iki tarafa da yarar sağladığı için bu kadar uzun süre sürebildi ama bu 'oyun'un sürgit devam edemeyeceğini ve bir noktada farklı bir 'oyun'a geçmenin gerekeceğini de herkes biliyordu.
Ancak yeni bir 'oyun'a geçmenin her iki taraf için çok ciddi riskler taşıdığı da bir gerçek. Çin parasının değerlenmesinin ABD'nin dış ticaret açığının kısa sürede kapanmasını sağlamayacağı ve ABD'deki korumacı baskıları gidermeye yetmeyeceği sanılıyor. Çin'in ABD'nin açıklarını finanse etmekten vazgeçmesinin ise ABD'de faizlerin yükselişini tetikleyerek tüketimi ve ekonomik büyümeyi ciddi biçimde frenlemesi olası. Öte yandan sabit kurdan vazgeçmek, Çin'e kendi para politikasını izleme olanağını vereceği için olumlu bir adım olacak ama liberalleşme sürecinde Çin mali sistemindeki zaafiyetin açığa çıkması ve ihracattaki artışın zayıflaması olasılığı Çinlileri düşündürüyor. Yeni 'oyun'a geçişin ilk aşamada dünya ekonomisini yavaşlatıcı bir etki yapması da göz ardı edilmemesi gereken bir olasılık.

oulagay@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Düşeş, dübeş, dubara...
Bir ömür ödülü sayılacak düzeydeki gıyabi bir...
Melih AŞIK
Ne güzel günlerdi
Haziranda 85. yaşını kutlamaya hazırlanan Ayd...
Fikret BİLA
Kıbrıs'ta yeni arayışlar
Kıbrıs'ta kesin bir çözüm bulunmadan Avrupa B...
Hasan CEMAL
Huzur ve barış için...
Saddam Hüseyin'in devrilmesi daha birinci ayı...
Güneri CIVAOĞLU
Lamba ve ampul
Altemur Kılıç'ın babası Kılıç Ali, Atatürk'ün...
Can DÜNDAR
Lunapark aynası
Bizde âdettir:
Abbas GÜÇLÜ
AKP ne yapmaya çalışıyor?
Başbakan Erdoğan'dan sonra Milli Eğitim Bakan...
Mehmet Y. YILMAZ
Una notte a Napoli..
Birkaç haftadır, yabancı hafif müzik yayını y...
Hasan PULUR
Kıssadan Hisse...
KEÇECİZADE Fuat Paşa'ya sormuşlar:
Derya SAZAK
Devlet inşası
Newsweek'in 11 Eylül saldırılarıyla bağlantıl...
Meral TAMER
Derviş Yunanlılar'ın adamı!
Devlet eski Bakanı Kemal Derviş'in Birleşmiş ...
Tamer HEPER
Müteselsil sorumluluk var
Okuyucularımın çoğunun kira ve kat mülkiyeti ...
Osman ULAGAY
Galatasaray kazanır, Çin parası dalgalanır
Yazının başında iki noktayı hemen belirteyim....
Güngör URAS
Kızlarımız okusun
Annem 1993 yılında öldü. Dostların cenaze tör...
Serpil YILMAZ
Betil de Özyeğin'den ilham aldı
Yılların bankacısı, işadamı Hüsnü Özyeğin, ge...

© 2005 Milliyet