Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 22 Mayıs 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Betil de Özyeğin'den ilham aldı


Yılların bankacısı, işadamı Hüsnü Özyeğin, geçen günlerde basının karşısına ilk kez bir sosyal projeyle çıktı. Oysaki, 1989'da kurduğu "Finans Vakfı" kamuoyunda çok bilinmese de, eşi Ayşe Özyeğin'in başında olduğu Anne ve Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), 1982 yılından beri yaptığı çalışmalarla daha çok tanıyordu.
Özyeğin basın toplantısında, "Finans" diye kurduğu vakfının adını geçen ay "Hüsnü M. Özyeğin Vakfı" olarak değiştirdiğini açıklıyordu. Özyeğin, dünyada küresel zenginlerin isimlerini vererek kurdukları, milyar dolarlık vakıfları kendine örnek aldığının altını çiziyor.
Özyeğin, vakfının, Doğu ve Güneydoğu'da kız çocuklarının okullaşma oranının yükselmesine katkı sağlamak için kız yurtları açacağını vurguluyordu. Eşi ve kendisinin başında olduğu vakıflarında, bugüne kadar 50 milyon dolar harcadığı eğitim alanına, yeni bir pencere açıyor.
Kız yurtları projesinin fikir babasının, bankacılıktan önce, Robert Kolej sıralarında tanıştığı dostu İbrahim Betil olduğunu da aynı toplantıda öğrenmiştik.
Özyeğin'i Betil'den aldığı 25 Şubat 2005 tarihli mektup ikna etmişti.
O mektup neydi? O gün bu soruya almadığımız yanıt, bugün geldi. Betil'den dinledim...
"Eğitim alanında farklı bir şey yapmak istiyordu, iki önerim oldu. Bunlardan birincisi liselerde özel olarak kurulan birimlerde elektronik ve bilgisayar eğitiminin verilmesi ve bu eğitimin bir diploma ile tescillenmesi, ikincisi ise Anadolu'da kız yurtlarıydı. Türkiye'de kızların okullaşma oranı ortaöğrenimde yüzde 48'lere düşüyor. İran'da, Mısır'da, Namibya'da bile bu oran Türkiye'ye göre daha yukarıda. Liselerin evlerden çok uzak olması nedeniyle, kızların okullara gitmesi sorun oluyor. Liseye yakın yerlerde kız yurdu projemi, istatistikler ile anlattım. Bir yurt için 150 bin YTL gerekiyordu, Özyeğin hemen kabul etti."

Kriter hazırlıyor
Özyeğin, temelini atacağı 10 yurt ve okulu açıkladı, yola çıkmıştı. Ancak bir dileği vardı: "Dünyada yolsuzluktan, yoksulluğa birçok konuda endeks hazırlanıyor. Basın, sosyal sorumluluk konusunda özel sektöre karne vermeli" diyordu.
Bu kez etkilenme sırası Betil'deydi.
"Ben de o toplantıda Hüsnü Bey'den ilham aldım. Yurtdışında, şirketlerin sosyal sorumluluk endeksleri oluşturuluyor. Bilanço değerlendirme bilgisine sahip, gönüllü işadamı ve bankacılardan oluşan bir çalışma grubu oluşturuyorum. Bu arkadaşlarla derecelendirme kriterleri oluşturacağız. Bilanço varlığı 100 trilyon lira olan bir kuruluşun 50 okul yaptırması mı, yoksa 10 trilyon lira olan bir kuruluşun 10 okul oluşturması mı önemli, bunun gibi değerleri belirleyeceğiz. Sosyal yatırımların kârlılığı, yaptığı etki gibi kriterlerimiz olacak" diyor Betil.
Betil, işadamlarına yalnızca mektup yazmıyor, onlarla düzenli olarak her çarşamba simit-çay-peynir kahvaltısı da yapıyor. Sabah 08.30-09.30 arası. Bu güne kadar 4 kez düzenlediği kahvaltı gruplarını, yaşları 35-45 aralığındaki genç işadamlarından seçiyor.

1 trilyon ürettiler
Bankacılıktan emekliye ayrılan Betil'in, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'ndaki (TEGV) deneyiminden sonra, 2,5 yıl önce kurduğu "Toplum Gönüllüleri Vakfı", bugüne kadar 4 bine yakın gönüllü üniversite öğrencisi ile 50 bin kişiye hizmet götürdü. Betil, okul onarımından, görme engellilere sesli kitap okumaya, yaşlılarla sözlü tarih yazmaya kadar uzanan sosyal sorumluluk projelerinde, harcanan 300 bin gönüllü "mesaisinin" ürettiği ekonomik değerin, 1 trilyon lira olduğunu belirtiyor.
Bu projeyle Özyeğin'in vakfı arasında bir paralellik kurdum. Örneğin, Fethullah Gülen cemaatinin yıllardır eğitim kurumlarında yürüttüğü "ağabeylik" projesi...
Gülen'in açtırdığı okulların "sınav başarılarında" öğretmenlerin, çocuklarda "yaratılan kimlikte" ise ağabeylerin rolü büyüktü. Ağabeyler çocuklara, model oluyor, neredeyse birlikte yatıp kalkıyorlardı. Tabii bu çocukların aileleri de sistemin doğal parçası haline geliyordu.
Cemaatin ortaöğrenimde kazandığı gençler, ODTÜ- BÜ gibi üniversitelerin fen bölümlerinden mezun olmuş, yurtdışındaki okullarında öğretmenlik yapar olmuşlardı. Cemaatte artık üçüncü kuşak eğitimi sürüyordu.
Betil ile Özyeğin böyle bir işbirliğine giremez miydi? Aslında sorum buydu.
Özyeğin'in okullarında, yurtlarında Betil'in gönüllü üniversitelileri "ağabeylik-ablalık" yapamaz mıydı?

Model ablalar-ağabeyler
Betil, benim düşündüğümden öte bir bilgi verdi. Betil, Milli Eğitim Bakanlığı'na bir protokol hazırlamış ve önümüzdeki öğretim döneminde, 100 okulda, ilk ve ortaöğrenim çocuklarına 15-20 saatlik "sosyal hizmet kulübü" çalışmasına başlayacaklarını anlatıyor.
Betil, "Toplum Gönüllüleri olarak 70 üniversitede çalıştığımız gençlerimiz, kardeşlerine ağabey, ablalık örneklemesi açısından önemli bir görev üstleniyor, ortaöğretimde de bu işbirliğinin sağlanması zorunluydu" diyor.
Gazetemiz de "Baba Beni Okula Gönder" kampanyası ile kız yurtları ve okullaşmaya destek sağlayan ve bu alanda kamuoyu duyarlılığını artıran bir sosyal sorumluluk projesi yürütüyor. Şirketler, kurumlar bir yana, Türkiye'nin insani gelişmişlik endeksinin yukarı çıkması için oluşan gönüllü halkası büyüyor. Siz neredesiniz?!

syilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Düşeş, dübeş, dubara...
Bir ömür ödülü sayılacak düzeydeki gıyabi bir...
Melih AŞIK
Ne güzel günlerdi
Haziranda 85. yaşını kutlamaya hazırlanan Ayd...
Fikret BİLA
Kıbrıs'ta yeni arayışlar
Kıbrıs'ta kesin bir çözüm bulunmadan Avrupa B...
Hasan CEMAL
Huzur ve barış için...
Saddam Hüseyin'in devrilmesi daha birinci ayı...
Güneri CIVAOĞLU
Lamba ve ampul
Altemur Kılıç'ın babası Kılıç Ali, Atatürk'ün...
Can DÜNDAR
Lunapark aynası
Bizde âdettir:
Abbas GÜÇLÜ
AKP ne yapmaya çalışıyor?
Başbakan Erdoğan'dan sonra Milli Eğitim Bakan...
Mehmet Y. YILMAZ
Una notte a Napoli..
Birkaç haftadır, yabancı hafif müzik yayını y...
Hasan PULUR
Kıssadan Hisse...
KEÇECİZADE Fuat Paşa'ya sormuşlar:
Derya SAZAK
Devlet inşası
Newsweek'in 11 Eylül saldırılarıyla bağlantıl...
Meral TAMER
Derviş Yunanlılar'ın adamı!
Devlet eski Bakanı Kemal Derviş'in Birleşmiş ...
Tamer HEPER
Müteselsil sorumluluk var
Okuyucularımın çoğunun kira ve kat mülkiyeti ...
Osman ULAGAY
Galatasaray kazanır, Çin parası dalgalanır
Yazının başında iki noktayı hemen belirteyim....
Güngör URAS
Kızlarımız okusun
Annem 1993 yılında öldü. Dostların cenaze tör...
Serpil YILMAZ
Betil de Özyeğin'den ilham aldı
Yılların bankacısı, işadamı Hüsnü Özyeğin, ge...

© 2005 Milliyet