
|
|
|
 |
|
|
Çalınan aracın vergisi olmaz
VERGİCİ GÖZLÜĞÜ
ERDOĞAN SAĞLAM
erdogan.saglam@bdodenet.com.tr
Plan ve Bütçe Komisyonu'nda birçok konuda af getiren 'Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun Tasarısı' kabul edildi. Tasarı önemli düzenlemeler içeriyor. Bunlardan biri, çok tartışılacağı anlaşılan SSK ve Bağ - Kur borçlarına getirilen ödeme kolaylığı.
Tasarıya komisyonda eklenen madde, 31 Aralık 2004 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olup da henüz ödenmemiş bulunan SSK primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ve sosyal yardım zammı ile bunlara bağlı gecikme zammı ve diğer ferilerine ödeme kolaylığı öngörüyor. Bu borçlar için 18 aya kadar taksitler halinde yeni bir ödeme süresi tayin edilecek. Borçların zam ve faizlerini, ana para tutarına kadar indirmeye ve/veya borcun asıllarına gecikme zammı ve faiz yerine DİE'ce her ay için belirlenen toptan eşya fiyat endeksinin, 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren ise üretim fiyat endeksinin aylık oranları esas alınarak faiz uygulatmaya SSK Yönetim Kurulu yetkili olacak.
Vergi barışı başarılı bir uygulama olduğu halde, SSK'ya olan borçların yeniden yapılandırılmasını öngören 4958 sayılı Kanun başarısız olmuştu. Bunda gecikme zammı ve ceza borçlarında hiçbir indirim yapılmamasının payı büyüktü. Yeni uygulamanın, eskisine göre başarılı olma olasılığı yüksek.
Uygulamadan, 31 Aralık 2004 tarihinden önce biten ihale konusu işler ile özel nitelikli inşaat işyerlerinden dolayı yeterli işçilik bildiriminde bulunmadığı anlaşılan işverenlerin, fark işçilik tutarı üzerinden hesaplanan borçları ile bunlara bağlı gecikme zammı ve diğer ferileri de yararlanacak.
Çalıntıda vergi uygulaması
Zaman zaman okuyucularımızdan, çalınan araçlarda vergi uygulamasının nasıl olduğuna dair sorular alıyoruz. Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre, çalınan araçlar, çalındığı tarihten itibaren 1 ay geçmiş olması koşuluyla araç sahibinin talebi halinde trafik sicilinden siliniyor. Trafik kuruluşu tarafından bu husus 7 iş günü içinde ilgili vergi dairesine bildiriliyor. Vergi dairesi de bu bildirim üzerine aracın mükellefiyetini sona erdiriyor.
Aracın bulunması halinde ise, sahibinden bir dilekçe alınıp sicil kaydı yeniden yapılıyor. Bu düzeltme işleminin vergi dairesine bildirilmesi üzerine de MTV mükellefiyeti yeniden başlatılıyor. Aradaki süre için vergi tahakkuk ettirilmiyor.
Hurda taşıtlara af
Sayın vatandaşlarımızı bu vesileyle uyarmak isteriz: Aracınızı satıyorsanız mutlaka alıcı adına tescil edilmesini sağlayınız. Sakın 'Sonradan yaptıracağım' diyen kişilere kanmayınız, güvenmeyiniz. Tescilin sonradan yapılacağına güvenip aracını veren eden pek çok kişi bugün hala sattığı araca ait vergileri ödüyor, bunu bilesiniz. Bu durumdaki aracı sicilden sildirmenin mümkün olmadığını da unutmayın ...
Tasarı hurda haline gelmiş ve çalışma olanağı bulunmayan eski model taşıtlara da af getiriyor. Bilindiği gibi taşıtların vergi borcu varsa hurdaya çıkartılarak tarfik sicilinden silinebilmesi mümkün değil. Eski model hurda haline gelmiş taşıtlar için sahipleri Motorlu Taşıt Vergisi (MTV) ödemek istemiyorlar, taşıtlarını hurdaya ayırmak istediklerinde de bu nedenle hurdaya ayıramıyorlar.
Tasarı, sahip oldukları taşıtlarını 2005 yılı sonuna kadar kayıt ve tescilden sildirmek ve hurdaya çıkarmak suretiyle il özel idarelerine bedelsiz olarak teslim edecek kişilerin ödenmemiş vergi, gecikme zammı, gecikme faizi ve ceza borçlarının silinmesini öngörüyor. Yani aracın hurdasını il özel idaresine verenler bu olanaktan yararlanacak.
Noter satış senedi ile alındığı halde henüz sicilde alıcı adına kayıt ve tescil ettirilmemiş bulunan araçlar için de yıl sonuna kadar kayıt ve tescil işlemlerinin tamamlanması koşuluyla uygulamadan yararlanılabilecek.
Mükellef azalıyor mu?
Vergi mükellefi sayısının azalıp azalmadığına yönelik bir tartışma yaşanıyor. Maliye basın açıklaması yaparak "Mükellef sayısı gerçekte azalmıyor, artıyor." dedi. Bize de bunu araştırıp kimin haklı olduğunu tespit etmek düştü.
Önce sayılara bakalım. Tabloda görüleceği gibi, gerçekten de mükellef sayısında yıl başından itibaren ciddi azalışlar var. Gayrimenkul sermaye iradı dışında bütün vergi türlerinde azalma söz konusu. Bu azalış ciddi bir soruna mı işaret ediyor?
Sizi meraklandırmadan hemen cevabını verelim: "Hayır.". Çünkü azalmanın mantıklı bir nedeni var. Sayın okuyucularım vergi dairelerinin en önemli problemi fiktif mükelleflerdir. Bunlar çeşitli nedenlerle vergi dairesinin yolunu unuttuğu halde resmen mükellefiyeti devam eden mükelleflerdir. Bunlara vergi daireleri ulaşamaz, tebligat, tahsilat vs. yapamaz. Ancak bunlar için boşuna uğraşıp durur. Takdir komisyonuna sevk eder, ihbarname gönderir, ilanen tebliğ yapar vs.vs...
Bunlar sicilden bir türlü silinemez. Kimse sorumluluk almak istemez. İşte bu sorunu çözmek için 5228 sayılı Kanunla bunların kayıtlarının vergi dairelerince re'sen silinmesinin yolu açıldı. Maliye 2004 sonunda çıkardığı iç genelge ile uygulamanın nasıl yapılacağını duyurdu.
Bu nedenle 2005 başından itibaren hızla, gerçekte olmayan mükelleflerin kayıttan silinmesi süreci başladı. Bu süreç hızlanarak devam edecek. Maliye 2005 yılında 127 bin 726 mükellefin re'sen terk işlemine tabi tutulduğunu açıkladı.
Demek ki azalma sağlıksız değil, aksine vergi dairelerinin gereksiz iş yükü azaltılıp zamandan tasarruf sağlaması nedeniyle sağlıklı. Umarız tasarruf edilen zamanla vergi daireleri gerçek mükelleflerin sayısını artırır...
Mükellef sayıları
| | Vergi türü | Aralık 2004 | Nisan 2005 | Azalma | | Gelir vergisi | 1.774.568 | 1.709.900 | 64.668 | | Basit usul | 814.532 | 794.357 | 20.175 | | Gayrimenkul S.İ | 573.308 | 609.980 | - 36.672 | | Kurumlar vergisi | 632.093 | 609.500 | 22.593 | | KDV | 2.230.815 | 2.176.598 | 54.217 | |
Kaynak:www.gelirler.gov.tr
|
|
|

|
|