
|
|
|
 |
|
|
Ut aşkına Türkiye'ye yerleşti
İsrailli Yinon Muallem, yıllar evvel bir arkadaşının getirdiği albümdeki uttan çok etkilenerek geldiği İstanbul'da kendine yeni bir hayat kurdu. Tekfen Filarmoni Orkestrası ve İstanbul Sazendeleri ile de konserler veren Muallem, artık yeni grubuyla sahneye çıkıyor
YAPRAK ARAS
yapraka@milliyet.com.tr
Yinon Muallem 37 yaşında, İsrailli bir müzisyen. Muallem'in müzik ve bilhassa Türk müziği aşkı, onu iki buçuk yıl önce İstanbul'a getirtmiş. İki buçuk yılda İstanbul'da yeni bir hayat kuran Muallem, geçtiğimiz hafta kendi grubuyla Babylon'da bir konser verdi. İstanbul Sazendeleri ve Tekfen Filarmoni Orkestrası'yla da birlikte çalışan Muallem, 24 Mayıs akşamı saat 20.30'da bir konser de Oyun Atölyesi'nde verecek.
Muallem müziğe aslında Latin perküsyonla başlamış. Irak asıllı ailesinin dinlediği Ümmü Gülsüm şarkıları ise onu kısa zamanda darbuka ve tefe yöneltmiş. İsrail'deyken, müzik uğruna çalıştığı reklam ajansından ayrılan Muallem, Türkiye'de zor günler geçirdiğini anlatıyor. Ama artık hayatının kolaylaştığını ve İstanbul'da yaşamaya devam edeceğini söylüyor.
Utla beste yapmaya başladı
Niçin İstanbul'a geldiniz?
İlk kez altı-yedi yıl önce gezmek için geldim. Buradan biraz perküsyon aldım ve İsrail'de Türk müziği dinlemeye başladım. Sonra bir arkadaşım Osmanlı-Türk müziklerinden oluşan "Emirgan Ensemble" isimli bir CD getirdi. Orada bir ut taksimi dinleyip çok etkilendim. Udu zaten amatörce çalıyordum. Çalan, Yurdal Tokcan isimli biriydi. Telefonunu bulup aradım ve "Senden ders almak istiyorum" dedim. Şaşırdı, beni Türkiye'ye çağırdı. Birkaç kez gelip ders aldım. Sonra ilişkilerimiz gelişti.
Yerleşmeye nasıl karar verdiniz?
Yurdal Tokcan ve Yüksel Baktagir'i İsrail'e davet ettim. Birlikte konserler verdik. Uda başlayınca besteler yapmaya başladım ve albüm yapmak istedim. Bunun için de Türk sanatçılara ihtiyacım vardı. Grup İstanbul Sazendeleri'yle "Değişen Anlar" albümünü yaptık. Sonra beni gruba davet ettiler ve 2002 Eylül'ünde Türkiye'ye yerleştim.
Yurdal Tokcan hayatınızı değiştirdi yani.
Türk müziğine daha önce de bağlıydım ve Türkiye'ye gelmeden önce de besteler yapıyordum ama Tokcan'ın müziğimde ve bu yolu seçişimde tabii ki çok önemli bir etkisi var.
23 ayrı ülkeden müzisyen var
Çok zor bir karar değil mi her şeyi bırakıp tanımadığınız bir ülkeye yerleşmek?
Korkutucu bir karar tabii ki. Ne yapacağımı, nasıl para kazanacağımı bilmiyordum. Ama sanırım Türkiye benim için doğru bir ülke. Bir keresinde bir medyum bana "Belki de önceki hayatında Türkiye'de yaşamışsındır" dedi. Türkiye'ye karşı olan bağlılığımı açıklayamıyorum.
Zorluk çektiniz mi?
Başlarda zorlandım. Dilim yoktu. Ama artık rahatım. Müzisyenlerle tanıştım. Grubumu kurdum. Bu arada Sazendeler ile çalmaya da devam ediyorum.
Tekfen Filarmoni Orkestrası'yla birlikte de çalıyorsunuz...
Evet, onlarla çok güzel bir projemiz var. Ut, kanun gibi etnik enstrümanlar çalan sanatçılar gelip ikişer parça çalacak orkestrayla. Bu proje çok özel çünkü orkestranın üyeleri de 23 ayrı ülkenin vatandaşları. Orkestrayla ilk kez bir yıl önce Japonya'da çaldım. Daha sonra Topkapı Sarayı'nda, İslam Konferansı'nda da birlikte çaldık.
Yeni albümünüz çıkmak üzere.
Bunda farklı müzisyenler var. İlk albüm daha sakin ve Türk klasik formlarından oluşuyordu. "Kletzmer for the Sultan" ise daha ritmik. Kletzmer, 19'uncu yüzyılda Avrupa'da oluşan bir tür Musevi müziği.
Türk ve İsrail müziği benzeşiyor mu?
Bazı özellikleri benzeşiyor. Örneğin makamlar; karciyar ve kletzmer birbirine yakın makamlar. Kletzmerde klarnet oldukça baskındır. Ama klarnet Türk müziğinde de var. İsrail'de ut ve kanun kullanıyoruz. Ama bunlar genelde Arap stilinde çalınıyor. Çünkü İsrailliler Ümmü Gülsüm, Abdülvahab gibi Mısır müziğinden çok etkilenmiştir.
Bu müzikal etkinliklerle aslında iki kültürün kaynaşmasında da etkili oluyorsunuz...
Evet, bu bağlantıları kurmak beni için çok önemli. Çünkü İsrail benim anavatanım. Ama artık Türkiye'de yaşıyorum ve iki evim varmış gibi hissediyorum.
"İstanbul'da en çok Kuzguncuk'u beğeniyorum"
Müzik dışında Türkiye'nin ve İstanbul'un nesini seviyorsunuz?
Trafiği ve kalabalığı hiç sevmiyorum.O yüzden de Asya yakasında oturuyorum. En çok Kuzguncuk'u seviyorum. İsrail'de yaşadığım mahalleye çok benziyor. Ama İstanbul'un enerjisini çok seviyorum. Burada bir kez yaşayınca ayrılmak çok zor oluyor.
Türk müzisyenler arasında kimleri beğeniyorsunuz?
Benim yaptığım müziğe stil olarak yakınlığından olacak, Erkan Oğur'u çok kaliteli buluyorum. Laço Tayfa da çok beğendiğim bir grup.
|
|
|

|
|