Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Mayıs 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Onur, gurur ve tur


Kadıköy'deki derbi, beklendiğinin aksine coşku, heyecan ve gerilimden uzak bir sükunetle başladı. Her iki takım bir kazaya uğramamak için oyunu önlem temeline oturtmuştu. Bu anlayışta belli ki 11 gün önce oynanan Türkiye Kupası finalinden çıkarılan derslerin de etkisi vardı.
Daum'un, Ribery'nin etkili ve delici deparlarına karşı ağır Ümit Özat'ı sağa alarak Serkan Balcı'yı sol bek göreviyle sahaya sürmesi, Alman'ın en radikal uygulamalarından biri olarak dikkati çekti. Ne var ki Ribery yine de Serkan'ın sıkı ve çabuk markajından sıyrılarak takımının kozu olabileceğini gösterdi.
Fenerbahçe, ilk yarıda Alex'le iki korner ve iki frikik kullandı. Galatasaray savunması, lig liderine alıştığı gol fırsatlarını vermedi.
Galatasaray, ilk yarıda oyunu daha zengin oynayan takımdı. Hem savunmada iki beklerini ileri çıkarmadan, önlemlerini unutmadan direndiler, hem de orta alan - ileri uç hücum arayışına yöneldiler. Ancak başarılı olamadılar. Bunda Necati'nin tutuk, durgun ve zaman zaman orta alanda kaybolan dağınık anlayışı etkili oldu. Hakan Şükür de etkisizdi, belli ki fırsat kolluyordu.
İsmet Arzuman, ilk yarıda sarı kartları doğru kullandı. Ama Serkan, Tuncay ve Aureilo'nun sarı kart gerektiren hamlelerine faul düdüğü çalmakla yetindi.
İkinci yarı da aynı görüntülerle başladı. Bir ara Fenerbahçe taraftarının suskunluğa kapıldığını, kaygılandığını gördük. Ama iki takım arasındaki bireysel kalite farkı, Fenerbahçeliler'in özlediği tabloyu yaratmaya yetti.
Marcio Nobre, Selçuk'un sağdan ortaladığı topa, Song ve Tomas'ın arasından harika bir zamanlama ile yükselerek kafa ile vurdu. Hayır, bu defa kalesinde devleşen Mondragon yoktu. Tutabileceği topu köşeden kaçırdı.
Koca bir sezonun yorgunluğu, ümit ve endişenin gidip gelerek yer değiştirdiği haftalar, onca kadro zenginliğine karşı kısır kalan skorlar... Yıldızların takım olmaya çalıştığı, takımın bir türlü yıldızlaşamadığı çok renkli, çok heyecanlı ve çok keyifli bir macera... İşte Fenerbahçe'nin kesinlikle hak ettiği, saygı duyulacak başarı öyküsü... Kimine göre buruk, kimine göre çok tatlı ama mutlaka gurur ve mutluluk veren bir zafer!
Bayramınız kutlu olsun Fenerbahçeliler!

agokce@milliyet.com.tr




SPOR
Şampiyon Fenerbahçe: 1-0
Son aday Götz
Bir taşla dev kuş: 3-0
Lucescu kefil
'Türkiye bizi artık kesmez'
Kutlama zamanı
Emniyetin dikkatine!
Kimi'nin rakibi yok
Muhteşem Ordu: 2-5
Kayseri işi sıkı tutuyor
Sakaryaspor avantaj buldu
Diyarbakır şoke oldu
Şimdi adına yakıştı
Venus'e milli görev!
Kortta dev şölen
Haber turu...
İkisine de alkışlar
Onur, gurur ve tur
'Bunları saymazsak'!
Beklenen oldu
Ama ne şampiyonluk!
İnişli çıkışlı
At yarışları
Ülkerspor set çekti: 96-92
Son bilet Suns'ın





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
İkisine de alkışlar
Fenerbahçe'yi bütün sezon gösterdiği performa...
Atilla GÖKÇE
Onur, gurur ve tur
Kadıköy'deki derbi, beklendiğinin aksine coşk...
Ercan GÜVEN
'Bunları saymazsak'!
Adam olacak çocuk misali; daha transfer ayı b...
Halil ÖZER
Beklenen oldu
Zaten sezon başından bu yana şampiyonluğa hiç...
Erdoğan ŞENAY
Ama ne şampiyonluk!
Ezeli rakipler, kıyasıya bir lig finali değil...
Gökhan TÜRE
İnişli çıkışlı
Ülker'in kaybetmesi halinde elenecek, Beşikta...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet