Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Mayıs 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Bunları saymazsak'!


Adam olacak çocuk misali; daha transfer ayı bitmeden belliydi Fenerbahçe'nin şampiyon olacağı. Lakin kısmet sezon sonuna bir hafta kala Şükrü Saraçoğlu'nda almakmış müjdeyi. Manzara muhteşemdi, muhteşem. Bravo Fenerbahçe'ye... Şampiyonluğunu Galatasaray galibiyetiyle kutlayabildiği için. Bravo yönetime böyle bir takım kurabildiği için... Ve bravo Daum'a yanlışıyla doğrusuyla, Fenerbahçe'yi şampiyonluğa taşıyabildiği için!..
Böyle günlerde oturup maçın kritiği yapılmaz, ama, 65 dakika Fenerbahçe tribünlerine kan kusturan bu sportif olayı ve saha dışı notları tarihe kayıt düşmek lazım. Neden 65 dakikalık sürede daha etkiliydi Galatasaray. Çünkü Fenerbahçe adeta beraberliğe kurgulanmıştı ve gittikçe telaşa kapıldı.
Daum, Tuncay'ı üçüncü libero yapmıştı. Orta sahaya hapsetmişti. Her maçında kalabalık forvetiyle gole giden Fenerbahçe eksikti, aksıyordu ilerde. Bunun somut örneğini 26. dakikada gördük. Alex'in şık pasıyla buluşan Nobre, eski alışkanlığı ile topu sola açtı. Lakin solda olması gereken Tuncay on metre geride kararsızdı. Acaba orta sahaya mı dönse, önündeki hücuma mı katılsa?
Dakikalar ilerledikçe, telaş Fenerbahçe'nin yakasına yapışmıştı.
57'de Necati'nin kaçırdığı yüzde yüz fırsat, 60'ta Hakan ve Necati'nin ortaklaşa hovardalığı tam tribünlerin umudunu kırmaktaydı ki, gol yetişti.
Aslında gerginlik golden sonra da bitmedi ama, eksik olmasın Hagi, Necati ve Ribery'i çıkarıp Hasan Kabze ve Arif'i alınca Cim-Bom'un kontrolünü kaybettiği anlaşıldı.
Ardından Hooijdonk'a veda dakikaları. Artık Fenerbahçe şampiyonluğunu ilan etmişti ve tadını çıkarmaktaydı. Hakkıydı elbet.
Çok temiz bir galibiyetti futbol adına. Ama derbinin her şeyiyle temiz olduğunu iddia etmek imkansızdı.
Güzel ve çirkin, iyi ve kötü bu kadar iç içe geçer mi? Bu maçta geçti. Önce sahayı enlemesine arşınlayan Ergun Gürsoy ile gördük polis kalkanlarını... Sonra Hooijdonk'un sevimli çocuğu ile tribünlere vedası sona ererken Galatasaray takımı sahaya çıktı ve çocuk korktu küfürden. Ardından belki de ilk defa bir saygı duruşu ana avrat küfürler eşliğinde gerçekleştirildi.
Şampiyonluk muhteşem ama, gelin de "bunları saymazsak" deyin şimdi.

eguven@milliyet.com.tr



SPOR
Şampiyon Fenerbahçe: 1-0
Son aday Götz
Bir taşla dev kuş: 3-0
Lucescu kefil
'Türkiye bizi artık kesmez'
Kutlama zamanı
Emniyetin dikkatine!
Kimi'nin rakibi yok
Muhteşem Ordu: 2-5
Kayseri işi sıkı tutuyor
Sakaryaspor avantaj buldu
Diyarbakır şoke oldu
Şimdi adına yakıştı
Venus'e milli görev!
Kortta dev şölen
Haber turu...
İkisine de alkışlar
Onur, gurur ve tur
'Bunları saymazsak'!
Beklenen oldu
Ama ne şampiyonluk!
İnişli çıkışlı
At yarışları
Ülkerspor set çekti: 96-92
Son bilet Suns'ın





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
İkisine de alkışlar
Fenerbahçe'yi bütün sezon gösterdiği performa...
Atilla GÖKÇE
Onur, gurur ve tur
Kadıköy'deki derbi, beklendiğinin aksine coşk...
Ercan GÜVEN
'Bunları saymazsak'!
Adam olacak çocuk misali; daha transfer ayı b...
Halil ÖZER
Beklenen oldu
Zaten sezon başından bu yana şampiyonluğa hiç...
Erdoğan ŞENAY
Ama ne şampiyonluk!
Ezeli rakipler, kıyasıya bir lig finali değil...
Gökhan TÜRE
İnişli çıkışlı
Ülker'in kaybetmesi halinde elenecek, Beşikta...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet